DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

Çaycidan al haberi



Kurdinfo:14:36 - 7/3/2013

Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.


Hicabi Objektif - Ajansımız YAHA büyük bir başarıya daha imza attı.

BDP’nin işten çıkarılan çaycısı sadece bize konuştu. Neden bizi tercih ettiği sorumuza sebep olarajk da ajansımızın kısaltılmışı olan YAHA’nın kendisinde Yalvarımım-Hakikat çağrışımı yaptığını ve şuan içinde bulunduğu durumu en iyi bu iki sözcükle ifade edebiliyor olmasını gösterdi.

Çaycı (isminin açıklanmasını istemiyor) işten çıkarılma sürecini ise şöyle özetledi:

“Hergün sabah saat 7:35’de partide olurum. Partiyi ben açarım. Benden sonra Ahmet abi gelir, 8:14 gibi partide olur, ilk sigarasını verdiğim çayla birlikte içer. Baba gibidir Ahmet abi, bazen çayı gecikir yine de kızmaz. İki kez saldırıya uğradı, burnu kırıldığında hastanede yanında refakatçi kaldım. Partideki mesaimden sonra doğrudan hastaneye gidiyordum. Partide onun gibi biri daha olsaydı ben şimdi çalışıyor olurdum. Yanlış anlaşılsın istemem diğer vekiller de iyidir, hepsi değerli insanlar. Mesala Ertuğrul abi bana hep ‘çayçı yoldaş günaydın’ der. Levent abi ‘nasılsın emekçi kardeşim, çay-sen’e üye oldun mu’ gibi sorular sorar. Sırrı da iyidir, ama nedense benle yıldızı pek barışık değil. O kadar entelektüel ol, hala bazı hastalıklar kalsın sende! Malatya’lı olduğumu öğreneli beri bana bir gün olsun iyi baktığını hatırlamıyorum. Hasip abiden korkmuyorum dersem yalan olur, sinirlenince boynundaki damarlar şişiyor, kızarıyor. Dedim ya hepsi de iyi insanlar diğerlerini de anlatırdım ama konu dağılsın istemiyorum.

Olay günü parti kalabalık olacak dediler, ada görüşmesi nedeniyle partiye gazeteciler başta olmak üzere çok misafir bekleniyordu. Baktım çay şeker bitmiş, demlikler de küçük o kadar insana çay yetişmez, fotokopiciye –Allah onun belasını versin, beni de kendini de yaktı- ‘sen şu ocağa bak ben bi Maltepe pazarına gidip geleyim’ dedim. Saat 9:15’de partiden ayrıldım, Maltepe pazarına gittim, dem için iki litrelik, su için de 5 litrelik çaydanlık aldım. Yanlış hesap yapmıştım. Dört litrelik su çaydanlığı yeterdi. Ahmet abi hariç herkes dörtte bir dem, dörtte üç sudan ibaret çay içiyor bizde. Parti kararı, demli çay yasak! Sinirli yapıyormuş, o sinirle meclise git, her oturum kavga çıkıyor. Demliğe koyduğum çay miktarını da hesaba kattığımda çayın hacimsel olarak daha azalacağı, su çaydanlığının buna bağlı olarak hacminin hesaplarımdan da fazla olcağı sonucuna vardım. Biri azalırken diğeri artıyor, demek ters orantı var. Yolda dank etti bu kafama, gecikirim diye geri dönmedim. Saat 10:05 gibi partiye vardım. Çaydanlıkları çamaşır suyunda biraz beklettim sonra da yıkadım. Bizim partilileri de anlamış değilim. Eş başkan var eş çaycı yok. Her şeyi ben yapmak zorundayım, çay demle, servis yap, boşları topla, yıka…

Saat 10:30’dan itibaren vekiller birer ikişer partiye gelmeye başladı, ardından vekil ol(a)mayan partililer, ardından gazeteciler. İn, çık, servis yap, boşları topla yıka derken canım çıktı.

Saat 11:15 sularında Namık geldi. Sarıldık, öpüştük. Yıllardır birbirimizi tanıyoruz. Unutmadan söyleyeyim, ben ta HEP döneminden beri buradayım, o zamandan beridir çaycılık yapıyorum. HEP’ten çaycıyım yani. Çaycılık asıl işim, yaptığım başka işler de var. Kaç parti kapatıldı, kaç tane açıldı vallahi ben de bilmiyorum. Ama kapatılan parti tabelalarını söküp yerine yeni kurulan partilerin tabelalarını da ben astım. Şükür bu son parti, inşallah son olur, uzun sürdü de o yük de üzerimden kalktı. Hiç unutmam, bak şimdi hangi kapatılan partiydi hatırlayamadım, tabelasını söküyordum. Bir an dalgınlık işte, kendimi yerde buldum. Sağ tarafıma düşmüşüm, sağ kol ve sağ bacak kırıldı. Beyin sarsıntısı da oldu tabi. SSK falan yok, beni apar topar Yenimahalle tarafında bi tıp merkezine götürdüler, benim için hemen bi yoğun bakım ünitesi hazırladılar, o tıp merkezinin bodrumunda 15 gün tedavi gördüm. Sırrı ile aramız iyi olsaydı ben bu olayı ona anlatırdım, o da senaryosunu yazardı, film bile çekerdi. Adını bile buldum. Yeraltında Tedavi. Bacak iyi de kol dirsekten kırıldığı için bükmekte zorluk çekiyorum. Olsun önemli değil önemli olan omurganın sağlam olması, bükülmemesi. Burada bi mesaj verdim kinaye yaptım umarım anlaşılmıştır.

Namık ayrıcalıklıdır, onu çay ocağında ağırlarım. O gün de öyle yaptım. Kendisine orta şekerli bir Türk kahvesi yaptım, o kahvesini yudumlaya dursun ben boşları toplamaya çıktım. Döndüğümde Namık yoktu, çok sıradan oldu, şöyle olsaydı daha mı edebi olurdu, sizin editöre de az iş çıkar.

Döndüğümde Namık’ın yerinde yeller esiyordu. Namık’ın mı? yoksa Namığ’ın mı? onu da siz montajda çözersiniz. Hiç böyle yapmazdı, geldiğinde nasıl öper sarılırsa gittiğinde de öyle sarılır öyle öper, eksik kalan öpücükleri de çocuklara yollardı. Yani bu kadar can ciğerdik. Arabasını çektiler diye düşündüm. Bizim parti muhalif ya, emniyet sevmez ya, Trafik Vakfı’nın Çekicileri en çok bizim parti önünde iş yaparlar. Hala bizim parti diyorum farkında mısınız? Olsun işime son verilse de yine oyumu veririm ben. Sonrası 28 Şubat, biliyorsunuz işte, belalı gün. Ay kısa ama etkisi büyük. Şubat keşke 27 çekeydi de 28’ini görmeyeydik.

Namık görüşme notlarını yayınlamış gazetesinde. Kim verdi, nasıl verdi derken, biri köşesinde yazdı bütün suç benle fotokopiçinin üzerine yıkıldı. Sekiz çocuk, biri de yolda -adı hazır bile; Barış- ne yer ne içeriz, kaldık ortada. Kimse bana iş de vermez, nerde çaycılık yaptın diye sorsalar, değil iş vermek…

Ama benim kabahatim yok, bütün suç o fotokopiçinin. Başından beri gözüm tutmamıştı zaten. Çok soru sorar, kulak kabartır. Misal ben toplantı odasına çay götürürüm dönüşte yolumu keser; kimler var, ortam nasıl, gerginler mi, kavga mı var, bağrışma var mı? sorar da sorar. Fotokopi çektiği her belgeyi mutlaka okur, bir tane de kendi için çeker. Benden söylemesi, partinin arşivi ondadır.

Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu. Tahminim odur ki, dosyayı çay ocağında unuttu, Namık da gördü ve topukladı. Buradan Namık’a -yine aynı soru kafama takıldı Namık’a mı? Namığ’a mı- sizin aracılığınızla bir iki şey söylemek istiyorum. Gazetecilik ‘başarısı’ göstermiş olabilirsin, gazetende yerini sağlamlaştır olabilirsin, ama bir dostunu kaybettin.”

Eklemek istediğiniz başka şeyler var mı sorumuza ise şu karşılığı verdi: “Masumum, işimi istiyorum. Sizin aracılığınızla da tüm Müslüm Baba severlerin başı sağolsun diyorum, bana bu acıyı yaşatan fotokopiciye de Müslüm Baba’dan;

Ona öyle kötü bir ceza ver ki

Zalimlere ibret olsun yarabbi

Suçunu yüzüne öyle haykır ki

Bütün cümle alem duysun yarabbi

diyorum.”

 

Sinan Toprak

Çarşamba, 06 Mart 2013

 

Not: Değerli okurlar, bu yazı bana ait değil. YAHA'nın acar muhabiri/yazarı Hicabi Objektif nam bir dostuma aittir. Bundan böyle gelawej'de Hicabi Objektif haber ve yazılarını da okuma şansınız olacak. Ayrıca günlük gelişmelerle ilgili kısa kısa yazdığımız yazılara, haberlere aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

https://www.facebook.com/pages/SinanToprak-Mizah-Yaz%C4%B1lar%C4%B1/191761620892833?fref=ts

http://www.gelawej.net/index.php/sinan-toprak/9024-sinan-toprak.html

 




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur