DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

"Geçici Kürdler" ve Kürd siyasal akli



Kurdinfo:22:36 - 4/3/2013

Açıktan ifade etmese de neslinin Kürd olarak devamından yana değildir.


 

 

4 Mart 2013 tarihi itibariyle medyaya sunulan ve dünyaya Kürdistani

perspektiften bakan herkesin içini acıtma potansiyeli taşıyan bir

haber var."Türkiye Türklerindir" gazetesinin ifadesiyle:

 

"Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, BDP Hakkari Milletvekili Esat Canan'ın

otelde Türk heyeti olmasına rağmen Türk bayrağının bulunmadığını fark

ederek, otel yöneticilerine kızarak Türk bayrağı taktırdığını

bildirdi. Çağlayan, Riyad'daki resmi temaslarının ardından Abu Dhabi'ye

geçerken uçakta Türk işadamlarına hitap etti. Heyette Ak Parti, CHP,

MHP ve BDP milletvekillerinin de bulunduğuna dikkati çekerek, "Bakın

hepimiz Türkiye için çalışıyoruz, Allah bu birlik beraberliğimizi

bozmasın" dedi. Kendisinin de bir Kürt olmasına rağmen yıllardır

Türkiye milliyetçiliğini savunduğunu vurgulayan Çağlayan, "Sayın

Canan, otelin önünde bulunan direklerde Türk bayrağının bulunmadığını

görerek, yöneticilere kızmış ve derhal Türk bayrağının da çekilmesini

istemiştir. Üstelik her geldiğimde bayrağı göreceğim diyerek de

uyarmıştır. Görüldüğü gibi hepimiz de Türkiye'yi, Türkiye'nin

iyiliğini, çıkarını düşünüyoruz. Allah bu birliğimizi ve

beraberliğimizi bozmasın" diye konuştu."

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/22733923.asp

 

Anlaşıldığı üzere "geçici" Kürdlüğünü dahi henüz ifade edebilen eski

ülkücü, yeni liberal bir bakan, Kürdistan ulusal kurtuluş hareketinin

legal partisinin Hakkari milletvekili olan Kürdü, Türk bayrağına olan

ilgi ve sevgisinden ve Türk devletine olan bağlılığından ötürü

övüyor. Sömürgecinin bayrağına karşı iki Kürdün psikiyatri bilimine

konu olabilecek düzeydeki sevgisi ideolojik tutarsızlık ve gelgitlerin

bireyleri ve daha önemlisi kitleleri  sürükleyebileceği noktaları

göstermesi bakımından ders vericidir. PKK-KCK-BDP çizgisinin Türk

aydınlarla barışık, ancak Kürd aydınıyla çelişkili olmasının nedenini

de Kürd aydınının iş yapmayı sevmezliği dışında bu ideolojik

tutarsızlık ve gelgitlerde de aramak gerekir. Hep dediğimiz gibi

askeri olarak gerilla savaşı verebilirsiniz; ancak ideolojik olarak

verilmesi gereken gerilla savaşı değil; cephe savaşıdır. Bu cephe

savaşını süreklileştirmediğiniz takdirde kafa karışıklıklarını

engelleyemeyeceğiniz gibi saflarınızı tahkim etme olanağını da

kaybedersiniz ve benim "Geçici Kürdler" olarak adlandırdığım bir

sosyal kategorinin meşruiyetine de kendi elinizle katkı sunmuş

olursunuz. "Geçici Kürdler"den kastım bu nesilde Kürd ama bir sonraki

nesilde Türk olmak isteyen ve bunu sosyal ve ekonomik olarak daha

avantajlı bulan Kürdlerdir. Bu süreç asimilasyonun etkilerinden çok

ekonomik ve sosyal güdülerle açıklanabilir."Geçici Kürd"  Kürd bir

ailede ve Kürd kültüründe yetişmiş, bunun eğitim ve ekonomik yaşamdaki

bütün dezavantajlarını bilince çıkarmış, genelde ekonomik nedenlerden

ötürü ayağının birini Türk metropollerine atmış, Türk veya Türkiye

kültürünü özümsemiş, varsa Kürdçülüğünü bile "Türkiyeci Kürdçü" olarak

yaşayan bireydir. Açıktan ifade etmese de neslinin Kürd olarak

devamından yana değildir. Zaten yaşadığı sosyal koşullar da neslinin

Türkleşmesi için gerekli altyapıyı sunmaktadır. Yani "Geçici Kürd"

bireyin Kürdlüğü geçicidir, bir sonraki nesilde asimilasyon-entegrasyon

sarmalında yok olacaktır."Geçici Kürd" kategorisi bir yanıyla islam

kardeşliği üzerinden, diğer yanıyla da Türkiyecilik, halkların

kardeşliği veya globalizm argümanları üzerinden

Türkleşmektedir. Kürdistan'da olmayan ulusal hukukun yerini çoğu zaman

zorbalaşmaya aday bir aşiret hukukunun doldurması sonucunda sömürgeci

devletin kucağına itilen şehirli-bajari  kesimler de kültür olarak

Kürdistanlı olmalarına rağmen hızla "Geçici Kürd" kategorisine

kaymaktadırlar. Kürd siyasal aklı ulusal kurtuluş hareketinin legal

kanadına kadar sızmış bulunan "Geçici Kürdlük" ideolojisine bir çözüm

yaratmak zorundadır. 4000'in üzerinde Kürdistan köyünün yakılarak

boşaltılmasının, sayısının 17,000'e ulaştığı söylenen faili devlet

cinayetler zincirinin üzerinden 20 yıl bile geçmemişken  "Geçici

Kürdlüğün" ulusal harekete sızmasını, taktik olarak açıklamak

Kürdistan realitesine uygun düşmez.

 

Devletler hesaplarını harita üstünde ve çıkarları temelinde

yaparlar, barış-kardeşlik-müzakere kavramları devletler için sadece

propaganda amaçlarına hizmet ettiği sürece anlamlıdır. Barış-kardeşlik

kavramları üzerinden hesap yapma amatörlüğünden kurtulmak ve

iktidarlaşma perspektifine sahip olmak; içinden geçilen "entegre

strateji" döneminde Kürdistan ulusal kurtuluş hareketinin legal

kanadını uçurumun kenarından çevirebilme gücüne sahiptir. Kürdlerin

büyük bölümünün bilmediği ya da unuttuğu bir şey var: Sömürgecilik

birlikte yaşanacak ya da barış yapılacak bir kategori değildir.Ya

onunla her cephede savaşır ve zafere ulaşırsınız, ya da yenilir ve

yeni bir savaşın hazırlıklarına başlarsınız. Taraflar arasında

yenişememe durumu varsa da yeni mücadele yöntemleri

geliştirirsiniz/halkın geliştirdiği mücadele yöntemlerinin de önünü

açarsınız. Örneğin K.Kürdistan'da son aylarda devletin gerillalara

yönelik yaptığı operasyonlara karşı halk operasyon bölgelerine çıkıp

gerillayı operasyondan koruyan bir kalkan görevi üstleniyor. Sivil

itaatsizliğin en uç örneği sayılabilecek bu yaratıcı taktiğin

yaygınlaşmasının sömürgecileri ciddi anlamda zorlayacağı

açıktır. Kandil'e ve G.Kürdistan topraklarına yapılan hava

saldırılarının savunma mevzisinin bombalanan topraklar

değil, Amed, Batman ve Meleti'deki askeri havaalanları olduğunu ulusal

kurtuluş hareketi bilince çıkarttığı ölçüde halkın bu havaalanlarından

yapılan bombardımanları engelleyebilecek sivil itaatsizlik pratiğini

sergileme imkanı da doğacaktır.Kırsal alana dayalı gerilla

mücadelesinin Kürdistan kırsalının sömürgeci zor-ekonomik entegrasyon

yoluyla önemli ölçüde boşaltılması sonucunda içine girdiği tıkanmaya

geçici de olsa bir çözüm aralayan ve ulusal hareketi kriminalize eden

eylem biçimlerine karşı uluslararası meşruiyeti olan bu yaratıcı

anti-sömürgeci taktik; tabandan gelişen ve Kürd elitlerini de içine

almaya aday bir Kürd ulusal kurtuluşçuluğunun neleri yapmaya muktedir

olduğunu da hepimize göstermektedir.

 

Aslında K.Kürdistan'da Kürdlerin federasyon bazlı statü sahibi

olmasını savunan HAKPAR ve KADEP gibi legal partiler de var. Ortaya

koydukları argümanlar da son Öcalan görüşme notlarından anlaşıldığı

kadarıyla Kürdistan'ın kurtuluşunu Türkiye'nin demokratikleşmesine

bağlayan Öcalan'ın önermelerinden çok daha rasyonel. Paradoks şurada

ki, HAKPAR, KADEP ve benzeri siyasi çizgiler teorilerini pratiğe

dönüştürecek örgütlülükten ve güçten yoksun. Daha da önemlisi bu güce

ulaşmak için gerekli mekanizmaları oluşturma niyetinden de yoksun ki

biz bunu pratik tutarsızlık olarak adlandırabiliriz. PKK-KCK çizgisi

ise ideolojik tutarsızlıklarına rağmen etkilediği kitlelerin büyüklüğü

ve örgütlülüğü, bütünlüğünü koruması, Batı Kürdistan'da yakaladığı

olanaklar ve  uluslararası güç odaklarının artık görmezden

gelemeyecekleri bir pozisyona kavuşmuş olması gibi nedenlerle (bkz.

Cemil Gündoğan'ın "Devlet neden Öcalan'la Oturdu?" başlıklı yazısı)

TC'nin temel hedefi olmaya devam etmektedir. TC tarihinde "barış ve

kardeşlik" ten en çok söz eden başbakanın "barış" mesajlarını Kandile

götüren BDP milletvekilleri G.Kürdistan da iken dahi Kandil

bombalamalarına ara verilmemesinin sebebini de burada aramak

gerekiyor.

 

 

 04.03.2013




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur