DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

Kürtler neden “statü” istiyor?



Kurdinfo:01:04 - 2/2/2013

Bu kez de “oyun dışı” kalınırsa, Kürt halkının geçen yüzyılda olduğu gibi yok olmadan bir 100 yıl daha bekleme gibi bir şansı olmayacak.


 

Kürt halkı, Kürt Hareketi uzunca süredir Kürt sorunun çözümünün ancak Kürtlerin bir statü sahibi olarak çözülebileceği perspektifini sunuyor. Kürtler tüm ulusal haklarından yoksun bir şekilde mevcut sistemin içinde yer almalarının mümkün olmadığını görüyorlar. Kürt halkı kendi ulusal geleceğini kendi elleriyle tayin etmek istiyor.

 

Her ne kadar hamaset gibi algılansa da bu tür sözler, bir gerçektir ki; Kürtler milattan önce on binli yıllardaki etnik oluşumu ve milletleşme evrimini geçiren Dünya’nın en eski halklarından biri. “Kürt” tarihin derinliklerinden günümüze ağır mücadelelerle günümüze kadar kendini korumuş ve geliştirmiştir. Kürtlerin öncülüğünde Medya adında bir imparatorluk kurulmuş ve Medlerin dağılışının ardından ise pek çok coğrafik jeopolitik ve sosyal nedenlerden dolayı bir daha bu denli güçlü ve etkili büyük bir devlet kuramamışlardır. Ancak 20. yüzyıla kadar merkezi bir şekilde olmasa da Kürtlerin hep kendi yaşadıkları topraklarda ister hükümetler ister “mir”likler, beylikler şeklinde olsun kendilerini yönete gelmişler. Aslında Kürtlerin 21. yüzyılda neden bir statüye sahip olmaları gerektiğini açıklamaya çalışmak bile bir yönüyle Kürtlerin kendi varlıksal gerçekliğine dil uzatmak gibi bile durabilir. Ama hala “Kürtler neden statü istiyor?” diye soranların sayısı azımsanmayacak kadar çok.

 

Kürtlerin en küçük kazanımın veya hakkın elde etmesi dahi özellikle şoven güçleri, Türk ordusunu , Kürt halkının ebedi düşmanlarını, faşist Kemalistleri, cemaatleri, karanlık çeteleri, militarist çevreleri ve çıkarlarını kaybetmekte olan tüm güçleri derin bir  korkuya sürüklüyor ve bu korkuları saldırılar, faili “meçhul”ler, darbe girişimleri, katliamlar, karalama kampanyaları, yoğun dezenformasyon şeklinde ortaya çıkıyor.


Kürt halkı kendi öz vatanında, Kürdistan’da bir özyönetime kavuşmazsa yani temel ulusal haklarını elde edemezse bu çevrelerin saldırıdan, patlama, kan, gözyaşı, katliam, talan, geri bırakılma, asimilasyon, yozlaştırma ve baskılarından kurtulması mümkün olamayacaktır. Kürt halkı için standartları yüksek bir yaşam, Kürt tarihi mirasının, kültürünün korunması, Kürtlerin, Kürtçenin, kültür sanat bilim, mimari vs.. alanlarda gelişmesi ve ortak bir paydada ilerleyebilmesi, Kürt dilinin korunması ve gelişmesi, Kürt bireyi için özgür bir yaşam, ezilmekten, hırpalanmaktan, zindanlardan, idamlardan, provokasyonlardan, saldırılardan, kurtulmanın yolu Kürtlerin bir statü sahibi olmasıdır. Yani kendini yönetme hakkıdır.
Bu halkın kimsenin bir karış toprağında, kimsenin hakkında gözü yok. Kendi dilleriyle, kendi yönetim mekanizmalarıyla, güven içinde bir hayat istiyorlar.  Elbette Kürtlerin bir statü sahibi olmaları tüm sorunların çözümü olduğu manasına gelmiyor. Çarpık Türk devlet yapısından da anlaşılacağı gibi Kürtler bu elde edecekleri statüyü doğru ve meşru temeller üzerine kurmalılar.

 

Kapitalist moderniteyle birlikte açığa çıkan kurumların yetersiz kalarak, gelişmelere cevap veremez duruma gelmesi, devletlerin niteliklerinde ve toplumsal yaşamda gerçekleşen değişimlerin temelini oluşturmuş durumda. Açık ki bu kurumların başında, farklılıklara kapalı katı merkeziyetçi üniter ve ulus devlet yapıları geliyor. Çok net görülüyor ki bu tür yapıların elde ettikleri kazanımla geçici olduğu gibi daha sonra yaşattıkların kayıplar daha uzun vadeli ve onarılması zor bir nitelikte oluyor. Yani bu yapıları savunanlar aslında sadece Kürtlere değil kendi geleceklerine de “deli gömleği” giydiriyorlar.

 

Kürtlerin dinamik, direnişçi yapısı, tarihten ders almış tecrübeli örgütleri ve politize olmuş halk gerçekliği ile bu bölge de etken ve etkili güç olmamaları için sebep yok. Geleceği bir tarafa bırakın Kürt halkı bugün bile Ortadoğu’nun demokrasi, direniş ve kültür öncüsü durumdadır. Türkiye başta olmak üzere bünyesinde Kürdistan’ın parçalarını barındıran 3 devletinde (4 değil çünkü Irak’taki durum daha farklı) şunu anlaması gerekir ki Kürtlerin bir statüye sahip olması aynı zamanda Kürt halkının dinamik ve istekli bir biçimde bu ülkelerin ve bölgenin gelişiminde rol oynayacaktır. Ekonomik ve toplumsal kaynakların bu sorunun çözümsüzlüğe heba edilmesi yerine Kürtlerinde yaşadıkları bu ülkelerin gelişimine ayrılarak hem daha güçlü hem de Kürtlerin de kendilerini kendi ulusal ve özyönetim hakları ile daha  "ait" hissedebilecekleri huzurlu ve barışık ve tabi değil “gönüllü entegre” olarak yaşadıkları bir coğrafya gerçeği yaratacaktır.

 

Biliniyor, Türk devleti son yıllarda Kürtler adına yaptığı açmazlı “açılım”ları gönülden yapmadı. Duruma tamamen taktiksel yaklaşıldı. Türk devletine güvenmek, mevcut tuzakları görmemek, AKP’nin tutarsızlıklarından, yakın geçmişte yaşananlardan ders almamak Kürtlerin son 100 yılda yaptıkları en büyük hata olacağı gibi bu hatanın bir daha telafisi de olmayacaktır. Bugün bir kez daha 20. yüzyılın başlarında olduğu gibi Dünya yeniden şekilleniyor, önümüzdeki yüzyılı belirleyecek dönüşümler yaşanıyor. Bu kez de “oyun dışı” kalınırsa, Kürt halkının geçen yüzyılda olduğu gibi yok olmadan bir 100 yıl daha bekleme gibi bir şansı olmayacak.

 

Türkiye'de yeni bir anayasaya hemen her kesim tarafından ihtiyaç duyuluyor. Ve şu anda yeni anayasa çalışmalarında kritik süreç başlıyor. Bu anayasa esas olarak da Kürtlerin statüsünü tartışacak. Tabi bu anayasanın çözüm bekleyen pek çok soruna çözüm olması gerekiyor. Temel beklenti farklılıklara kör kalmayan bir anayadır. Esas tartışmanın Kürt sorunu konusunda olduğu bellidir. Kürtler pazarlık marjı olmayan asgari taleplerini ortaya koydular. Özerklik ve anadilde eğitim başta olmak üzere “statü” bu taleplerin esasını oluşturmaktadır.

 

Gerçek anlamda Kürt realitesi tanınıyorsa ve bu söylem eskiden Demirel’in demagojisine benzer aldatmaya dönük değilse, varlığı kabul edilen bu toplumun kendisi hakkında karar verme hakkı tanınacak mıdır? Eğer kendini yönetme ve toplumsal haklarını kullanma hakkı tanınmayacaksa inkarcılık nasıl aşılmaktadır? Varlığı nasıl kabul görmektedir? Eskiyle farkı ne olacaktır? Şimdi anayasada yanıt bulması gereken bu soruların cevapları olacaktır. 

 

Türkiye’ de devlet ve toplumsal alanın her kademesinde önemli dönüşümler yaşanıyor. Bu dönüşümün başında Kürtlerin demokrasi ve özgürlük talepleri gelmektedir. Kürtlerin yürütmüş olduğu mücadele devlet ve toplum katında köklü dönüşümlerin zeminini yeterince hazırlamıştır.

 

Hiç kuşkusuz yeni anayasa toplumun tüm bu demokratik taleplerini ve özgürlük özlemlerini dikkate alır ve cevap olabilirse kalıcı olacak ve rolünü oynayacaktır. O zaman darbe anayasaları gibi sorunların nedeni ve kaynağı değil, sorun çözen demokratik ve özgürlükçü anayasa olarak tarihe geçecektir. Artık devlet ideolojik miyopluğunu tedavi edip  ‘demo’ aşamasındaki bu demokrasiyi “tamam”lamalıdır.

 

Kürt halkı  pek çok sosyal, siyasal, kültürel ve ekonomik sorunlarını bir statüye sahip olursa çözebilecek, tüm Kürdistan ve Türkiye halkları için "barış" ve huzur bir rüya olmaktan, Kürtlerin statü talebine kulak verildiğinde çıkacak ancak.

 

 

* HAWAR NET Genel Yayın Yönetmeni




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur