DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

Bu kafa, bu akıl Kürt sorununu çözebilir mi?!



Kurdinfo:22:14 - 31/1/2013

Kürt milletinin özgürlük ve kurtuluş mücadelesi, Tayyip Erdoğanlardan, Abdullah Öcalanlardan çok çok önceleri başlamış, büyük, ağır ve de çok ciddi ve önemli bir mesledir…


 

 

TC devleti , ‘’Türkiye’nin barışını güvenliğini tehdit eden terörü sona erdirmek, bu terör eylemlerini yapan PKK’lı teröristleri silahlarını bırakarak yurt dışına (hangi yurttan kimin kimleri çıkarmak istendiğini bir anlık unutalım) çıkarmak için ‘terörist başı, bebek katili Abdullah Öcalanla’ devletimizin ilgili kurumu MİT görüşüyor, bakalım ‘terörist başı’ gerçekten kendi örgütü üzerinde etkili mi değil mi, göreceğiz… Eğer terör sona ererse Türkiye’nin demokratikleşme programları içinde barış ve kardeşliği yeniden tesis edebiliriz’’, diyerek yeni bir süreç başlatmış bulunuyor.

Bu konuda olup bitenlerden herkesin yeterince bilgi sahibi olduğunu varsayarak tekrarlamaya gerek yok.

MİT Müsteşarı ‘’iki gün İmralı’da kalarak saatlerce görüşmeler yaptıktan sonra, Abdullah Öcalan’la PKK’ya silah bıraktırmak amacıyla yeni bir görüşme süreci başlatmıştır… ‘terörist başının’ bu konuyla ilgili düşüncelerini aktarması amacıyla A. Türk ve A. Akat İmralı’ya götürülüp, kendisi ile görüşmeleri sağlanmıştır…’’

Gerek Başbakan Erdoğan’ın gerekse diğer hükümet yetkililerinin kullandığı dil ve üslubun hiç de barış ve uzlaşma dili olmadığı ortada. Aslında neyse deyip geçilecek gibi değil ama biz yine de geçelim.

Öte yandan, İmralı’da A. Öcalan ile görüşen A. Türk, ‘’Sayın Öcalan devleti rahatsız edecek taleplere sahip değil’’ diyor…

PKK adına açıklama yapan KCK Başkanı Karayılan, ‘’Önder Apo’nun arkasındayız…’’ diyor…

BDP adına konuşan yetkililer, ‘’bu tarihi fırsat kaçırılmamalıdır… ‘’ diyorlar.

Bizim gibi TC vatandaşı sıradan Kürtler de olup biteni anlamak için kafa patlatıyor…

Mesele nedir?

Mesele, Başta Erdoğan olmak üzere, bütün TC yetkili ağızlarının ve siyasilerinin belirttiği gibi “terörist faaliyetlere son verdirmek” midir?

Mesele, bazılarınca eline neden silah aldığı ‘meçhul’ olan PKK’lileri silahlarını kayıtsız şartsız bıraktırmaya razı etmek midir?

Yoksa mesele, varlığı ve hakları TC devleti tarafından inkar edilerek, zorla zulümle insanlık dışı katliamlara (Koçgiri, Seyh Said, Agiri, Zilan, Dersim, Roboski) sürgün ve asimilasyona tabi tutulan Kürt milletinin kurtuluşu ve özgürlüğü meselesi midir?

Belki de bazılarına göre, “Halk önderinin serbest bırakılarak, TC’nin bayrağına, üniter yapısına ve resmi diline itiraz etmeden, Kürtçenin serbest olması ve yerel yönetimlerin güçlendirilerek Türkiye’nin demokratikleşmesi sürecinde Kürt sorununun çözüme kavuşmasıdır !…’’

Bütün bunları bir tarafa bırakarak, temel bazı prensipleri hatırlayalım.

Eğer bir sorun varsa, ki var, en başta bunun adını koymakta anlaşmak lazım.

Bundan sonra sorunu çözmek için niyetli olmak lazım.

Ondan sonra da sorunun taraflarının birbirlerini muhatap alması lazım.

Oysa şu anda Türkiye’de ‘’İmralı Süreci’’ adı verilen görüşmelere yaklaşımlara bakıldığında olay tersten başlamış gibi görünüyor.

Nedeni de şu: TC Başbakanı “Kürt sorunu yoktur” lafını diline dolamış. Israrla ve inatla hakaretemiz bir üslupla bu lafın etrafında ileri geri konuşuyor ve bunu yaparken de Kürd milletine hakaret ederek gururunu incitiyor. Öte yandan “terörü sona erdirerek, PKK’nin silahlı güçlerini kayıtsız şartsız Türkiye dışına çıkaracağız…” yollu laflar ediyor.

Peki, bütün mesele bu ise, yani ‘’PKK’NIN SILAHLI GÜÇLERİNİ TÜRKİYE DIŞINA ÇIKARMAK ve TERÖRÜ SONA ERDİRMEK’’ İSE son on yılı Tayyip Erdoğan ve hükümetleri olmak üzere, Mesut Yılmaz, Tansu Çiller, Bülent Ecevit, Necmeddin Erbakan, Süleyman Demirel, Erdal İnönü, Yıldırım Akbulut, Turgut Özal hükümetleri neden 29 yılda BU İŞİ BAŞARAMADILAR. Üstelik NATO, Avrupa, Amerika bazen de Kürdistan’ı işgali altında bulunduran devletlerin doğrudan desteklerine rağmen!!

AKP Hükümeti, TC devleti ve siyasileri bu kafa ile bu akıl ile Kurt sorununu “çözemeyecekleri” gibi olsa olsa bu siyasette ısrarla belki Bağımsız Kürdistan surecinin hızlanmasına katkıda bulunmuş olurlar…

Ayrıca başta PKK ve BDP olmak üzere birçok Kürt tarafından tartışılmaz bir önder olarak görülen PKK’nin TC’nin elindeki esir liderinin, içinde bulunduğu konumdan ve koşullardan dolayı Kürt Milleti adına tek başına müzakere yapması doğru değildir. En azından Abdullah Öcalan’ı lider ve ‘’irade’’ olarak kabul eden kesimlerle denetimsiz bir ilişki kurabilmesinin yolu açılmalıdır…

Hiç kimse merak etmesin…

Eğer bir barış olacaksa, ki eninde sonunda olacak. Ve olmalıdır da. Bu barış kesinlikle Kürd sorununu çözüm yoluna koyduğu oranda barış olacaktır. Yoksa bunun adı barış değil, kandırma, oyalama ve dolandırma olur… Kürtler birçok kez kandırıldıkları için en son PKK ve İmralı ile yapılan Oslo Görüşmeleri diye kamuoyuna yansıyan görüşmelerden Erdoğan ve AKP’nin neyi murat ettiği apaçık ortada iken, bazı Kürd çevrelerinin bu sürece kuşkulu ve tedirgin yaklaşımı çok anlaşılır bir durumdur.

Söz konusu görüşmeler Kürd Milleti için AKP’nin bir seçim daha kazanması veya Erdoğan’ın Çankaya’ya çıkması açısından hiçbir şey ifade etmediği gibi, Kuzey Kürdistan’da mücadelenin vardığı boyutlar, Güney Kürdistan gerçeği ve Suriye Kürdistan’ındaki gelişmeler artık gönüllü veya gönülsüz TC’nin de mecburen kabul edilebilir makul bir Kürt siyasetine kavuşmasını zorunlu kılmış durumdadır… TC’nin Bundan kaçması artık mümkün değildir… Yani eski akılla, eski kafayla daha uzun süre Kürd milletini yönetme şartı ve şansı kalmamıştır…

Kürt milletinin özgürlük ve kurtuluş mücadelesi, Tayyip Erdoğanlardan, Abdullah Öcalanlardan çok çok önceleri başlamış, büyük, ağır ve de çok ciddi ve önemli bir mesledir… Eğer bugün tarafların liderlerinin isimleri hasbelkader Tayyip Erdoğan ve Abdullah Öcalan ise, Yarın belki de Kaya ve Zınar olabilir…

Ha “Imrali süreci”ne karşı olmak mı lazım?

Hayır, neden?

Tam aksine ters başlatılan bir süreci ayakları üstüne oturtarak, Kürd Milleti açısından olumlu sonuçlar elde edebilme maharetini göstermek gerekir…

Çocukluk hastalıklarını geride bırakarak, gençlik bunalımlarını atlatan Kürt hareketinin, başta PKK ve BDP olmak üzere, irili ufaklı bütün bileşenleri ile EN GENİŞ TEMSİLİ DEMOKRATİK BİR YAPIYI oluşturarak, bu sürece uygun bir alternatif olduğunu gösterme zamanıdır.

Veya her Kürd insanının gönlünde bu istek yatıyor.....

 




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur