DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

Çözüm mü, tasfiye mi?



Kurdinfo:14:47 - 15/1/2013

Gerçekçi olalım, dünyanın hiçbir yerinde silahlı bir örgüt durduk yere silah bırakmaz; ya yenmeniz gerek onu, ya da bir anlaşmaya varmanız.


Kürt sorunu bu defa çözülebilecek mi? Uzun zamandır bu meselenin siyasal bir zeminde çözülebileceği, çözülmesi gerektiği görüşünde olanlar yeni sürece de heyecanla ve umutla bakıyorlar.

Neden olmasın ki? Kamuoyunda, PKK’yı besleyen Kürt sorununun silahlı yöntemlerle bitirilemeyeceği yönünde bir kanaat yerleşmiş durumda. Artık silahların susmasını, kanın durmasını isteyen büyük bir kitle var. Bunun için de görüşmeler yapılması ve siyasal bir anlaşmaya varılması fikri eskilerde olduğu kadar tepki yaratmıyor. ‘Gerekirse Öcalan’la bile görüşülür’ bir fikir değil, artık sıradan bir pratik.

Ancak bir sorun var: Yeni Şafak’tan Yasin Aktay’ın işaret ettiği gibi kamuoyu aşırı uyarılmış milliyetçi bir duygusallıkla da yüklü. Hükümetin de son yıllarda, ‘biz olsak asardık’, ‘Kürt sorunu bitmiştir’ söylemiyle kışkırttığı bir duygu bu. PKK’lı militanlarla poz verdikleri için bazı BDP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılacağını söyleyen hükümet şimdi PKK’nın lideriyle ‘çözüm’ konuştuğunda uyarılan ve kabartılan duygular hemen ortadan kalkmıyor. Bu belki ‘öteki taraf’ın taleplerini frenleyici bir işlev görüyor, ama aynı biçimde hükümetin de elini bağlıyor. Hatta görüşmeler ilerlediğinde ve bir sonuca yaklaşıldığında hükümeti ‘geri adım’ bile atmaya zorlayabilir.

Dolayısıyla hükümetin bir yandan sert milliyetçi bir söylemle Türk kamuoyunun gazını alıp, aynı anda da Kürt sorununu çözücü girişimler yapabileceği teorisi süreci tıkar, çünkü hükümet kendi oluşturduğu kamuoyunun tutsağı haline gelir, manevra kabiliyetini kaybeder. Vurgunun PKK’nın silah bırakmasına yapılması, sürece Türk kamuoyunun desteğini almak bakımından anlamlı. Basına yansıyan ‘strateji’ye ve bunu tamamlayan Başbakan’ın açıklamalarına göre hedef, PKK’nın silah bırakmasını sağlamak; önce ateşkes, sonra Irak Kürdistan’ına çekilme ve ardından silahsızlanma. Bu yaklaşımda ‘Kürt sorunu’na ilişkin siyasal bir çözüm modeli yok, bırakın Öcalan’ın durumu ve af gibi daha pratik konuları. Başbakan’ın kendi iktidarları döneminde bu iki konuda bir değişiklik olmayacağını kesin bir dille ifade etmesi de kafaları karıştırdı.

PKK’nın silah bırakması için masaya sürülen bir teklif yok mu? PKK’nın silah bırakmaya ikna olmasını ne sağlayacak? Onların silahlarını isterken biz onlara ne vereceğiz? Yoksa kırk yıllık örgüt şimdi durduk yere ‘teslim’ mi olacak? Gerçekçi olalım, dünyanın hiçbir yerinde silahlı bir örgüt durduk yere silah bırakmaz; ya yenmeniz gerek onu, ya da bir anlaşmaya varmanız. Şimdi anlaşma sürecindeyiz.

Ancak bu sürecin de adını ve amacını Kürt sorununu çözmek yerine ‘PKK’ya silah bıraktırmak’ olarak koyduğunuzda bu defa da ‘öte taraf’ın ikna edilmesi zorlaşacak. Eğer mesele daha genel bir ‘çözüm modeli’ çerçevesine oturtulmazsa hükümetin hedefinin sadece PKK’yı tasfiye etmek olduğuna ilişkin zaten var olan algı güçlenecektir. 2009 açılım sürecinde de bu endişe Kürt siyasal hareketinde hükümetin niyetine ilişkin ciddi bir ‘güven bunalımı’na neden olmuştu.

Hükümetin asıl hedefi Kürt sorununu çözmek mi? Yoksa, seçim yılı olan 2014 öncesi PKK’yı ‘eylemsizleştirmek’ mi? Bu sorulara verilen cevaplar Kürt siyasal hareketini tatmin etmeden ve onlarda güven duygusu oluşmadan sürecin ilerleyebileceğini sanmıyorum. 2011 seçimlerinin ardından ateşkesi bitiren PKK hükümetin seçim öncesi kendilerini oyaladıklarını, hatta aldattıklarını iddia etmişti, hatırlayalım... Yeni süreçte de ‘kendi talepleri’nin kısmen de olsa karşılandığını görmeden Türkiye dışına çekilmelerini ve silah bırakmalarını beklemek fazla iyimserlik olur. Çözüm için anlaşabilirsiniz, ama tasfiyeye razı olmazlar. Hükümetin hedefi ne? PKK ve Öcalan neyin peşinde? Orta bir yerde buluşabilirler mi? Ben henüz emin değilim.

 

İhsan DAĞI/Zaman Gazetesi
i.dagi@zaman.com.tr

 




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur