DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

Pasaporta ısınmamıştı içleri



Kurdinfo:00:24 - 2/1/2013

Roboski’de zaman hala 28 Aralık 2011 saat: 21.37. Katliam anında asılı kalan zamanın yeniden ilerleyebilmesi adaletin gerçekleşmesiyle mümkün olacak.


 

 

Kendilerine sorulmadığı gibi rızaları da alınmamıştı haritalar çizilirken. O sınır gerçekte masa üzerinde çizili haritalarda kalmıştı onlar için. İnsanın kendi ülkesinde seyahat için pasaport alması nerede görülmüştü. Oysa 90 yıldır masa başında harita üzerinde bir sınır çizilmişti. Karşı yaka köyleriyle aynı ülkede iki ayrı devletin “vatandaşı” olmuşlardı!  Masa başında harita çizebilirsiniz, ancak bunu insanların beynine, zihnine yerleştiremezsiniz. Onlar da bunu kabul etmemişlerdi tıpkı babaları, dedeleri gibi, anneleri, anneanne ve babaanneleri gibi.. O gece de öncekiler gibi yüzyıldır aynı şekilde yaşanılan gecelerden biriydi. Yine yola koyuldular. Güle oynaya geçtiler karla kaplanmış dağın doruğunu. Çoğunluğu çocuktular, hep çocuk kalacaklarını nerden bilebilirlerdi. Sesi güzel olanları belki de stran tutturmuştu yol boyunca. Hep sözle yaşamışlardı atalarından beri. Ondan dolayı içleri ısınmamıştı yazılı belgelere.

 

Ölümün yüzü soğuktur. Bir ölüm haberi duyduğumuzda kısa süreli duralar sonra tepki verir insan. Tanımadığımız birine ilişkin ise ölüm haberi; Ölüm sebebi neydi? Kaç yaşındaydı? Hastalığı var mıydı? Sorulan ilk sorulardır genelde. Ölüm haberi bir tanıdığımıza veya bir yakınımıza ait ise ve beklenmedik bir anda gelmişse işte o an zaman durur donarsınız. Hele gözlerinizin önünde hunharca katledişmişse ve topluca bir kıyımla olmuşsa taş kesilir insan adeta. Bağırmak isterseniz bağıramaz, ağlamak isterseniz ağlayamazsınız. İçinizden hayata dair ne varsa alıp götürür bu ölüm. Yaşama sevincinizi, umutlarınızı… Kendinizde, ölen(ler)de kusur ararsınız. Gitmeseydi(ler) o gece, başka diyarlara göç etseydik yıllar önce, o gün köyde olmasaydı keşke diye devam eder. Ama bunların hiçbiri karşılamaz ölümün nedenini ve engel olmaz ölümlerine. Sonra mağdurlar listesi daha da genişler; bir halka, bir ülkeye yayılır; Neden biz? Biz kimiz, neyiz? Ne ister bu “devlet” bizden? Verdiği bir şey var mıydı ki canımızı alır karşılık? Hiçbirinin yanıtı yoktur bu soruların. Asıl cevap kendilerine sorulmadan, rızaları alınmadan masa başında çizilen haritalarda gizlidir.

 

28 Aralık 2011 günü saat 18 gibi yola koyulurlar karşı yaka köyünden haritada çizilen sınıra doğru. Gruplar halinde gelirler karla kaplı dağın doruğuna. Kimisi okul harçlığı çıkarmak, kimisi ağabeyine protez parasını sağlamak için katlanmıştır o zorlu yolculuğa. Önlerinin askerler tarafından kesildiği haberini alırlar. Komşu diyardan getirdikleri çay, sigara ve mazotlarına el konur endişesiyle beklerler askerin çekilmesini. Aslında mutat bir uygulamadır karşılaştıkları. Endişelenecek bir durum yoktur kısacası. Gözetleme kulesinde de o gece askerler yoktu nedense, ama buna kafa yormamışlardı. Bekleme uzun sürünce tüm gruplar birleşir karlı dağ doruğunda. Önce top atışı yapılır üzerlerine. Çoğunluğu çocuk ve tümü masumdurlar. Neden kendilerine top atılsın ki. Beklemeye devam ederler. Saatler 21.37’yi  gösterdiğinde demir kanatlı kuşlar belirir gökyüzünde. Her gün yakınlarındaki dağlara bomba yağdırdıklarını bilirler. Devlet hep “teröristlere” bomba yağdırdığını söylemiştir. Demir kanatlı kuşların üzerlerine ölüm yağdıracağını düşünmezler. Nereden bilecekler ki devletin Kürtleri terörist gördüğünü. Çoğunluğu çocuk ve tümü masumdular. Adeta düşman mevzileri bombalanmaktadır. Aralıksız saat 22.24 de kadar sürer. Sonra çeker giderler. Zaman orada durur Roboski ve Bujeh köylüleri için. 

 

Bombardıman geçici körlük ve sağırlık yaratır Fırat’ın diğer yakasında. Kimse görmemiştir ve duymamıştır. Herkes kendi hayatında yeni bir yıla girmeye hazırlanmaktadır. Ancak bir gün sonra televizyon ve gazeteler olaydan söz etmeye başlarlar. Haberin sunuluş biçimi vicdan yoksunluğunun başka bir tezahürüdür.  Faillerin savunma avukatlığına soyunmuşlardır bile. 30 Aralık 2011 tarihli gazeteler “Terörist mi Kaçakçı mı” (Akit), “Silah Taşıyorlardı”(Sözcü), “Gediktepe Sendromu Kaçakçıyı Vurdu” (Sabah), “Sınırda Vahim Hata” (Habertürk), “35 Ölü Çok Üzgünüz” (Hürriyet), “Operasyon Kazasıymış” (Posta), “Kahreden Hata” (Star), “Yanlış Zaman Yanlış Yer Yanlış Müdahale” (Türkiye), “Kahreden Hata” (Vatan), “Ölümcül Hata” (Yeni Şafak), “Ölümcül İstihbarat” (Zaman), “İnsafsız Hava Aracı” (Akşam), “35 Yurttaşa İHA Bombası” (Radikal)  manşetleriyle çıkar.  Birkaç gazete farklı manşet atar sadece: “Devlet Halkını Bombaladı” (Taraf), “Jetler Sivilleri Vurdu” (Cumhuriyet). Olay bir otobüs kazası, uçak kazası, çığ düşmesi gibi verilmişti. Kimse “Katliam” diyememişti. Tek ses halinde maktuller adeta suçlanıyordu.  Oysa her şey gün gibi açıktı. Görüntüsü alınıp saatlerce incelenen ve bombalanarak katledilen insanlar aynı kişilerdi. Başka yerde görüntü alınıp hata ile başka bir yer bombalanmamıştı.

 

Aradan 1 yıl geçti. Roboski’de zaman hala 28 Aralık 2011 saat: 21.37. Katliam anında asılı kalan zamanın yeniden ilerleyebilmesi adaletin gerçekleşmesiyle mümkün olacak. Adalet gerçekleşinceye kadar Ahmed Arif’in dizeleri hep tekrar edilecek:      

 

“Vurulmuşum
Düşüm, gecelerden kara
Bir hayra yoranım çıkmaz
Canım alırlar ecelsiz
Sığdıramam kitaplara
Şifre buyurmuş bir paşa
Vurulmuşum hiç sorgusuz, yargısız”

taraf

 




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur