DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

Erbil´in öteki yüzü...



Kurdinfo:12:58 - 9/12/2012

Puro, şarap, caz ve uzun saçlı kadınlar...


 

Varlık mücadelesi veren yoksul halkın yıkık dökük Kürt kenti Erbil'in öteki yüzü...

Erbil’i nasıl bilirsiniz? Ya da Erbil denince aklınıza ne gelir? Doğrusu, ABD’nin Irak’ı işgalinden sonra hiç görmediğim için bu sorular 10 gün önce bana sorulduğunda yanıtım çok net olurdu: Varlık mücadelesi veren yoksul bir halkın yıkık dökük Kürt kenti...

Ancak, 2 Aralık Pazar günü Petrol-Gaz Konferansı için gittiğim kentte geçirdiğim üç gün, hafızamdaki bu imajı temelinden sarstı. Erbil’deyken twitter aracılığıyla çok az bölümünü paylaştığım ve dinamik bir geri dönüş aldığım izlenimlerimi bugün daha detaylıca Radikal okurlarıyla paylaşmak niyetindeyim. Erbil denilince akıllarına Kürt sorunu gibi koyu siyasi kavramlar gelen okurlarımın iznini rica ederek, Erbil’deki şatafata ilişkin birkaç gözlem aktaracağım.

ABD’nin Erbil’i
Erbil Havaalanı’na indiğimizde ilk dikkatimi çeken pistler oldu. Gerçekten normalden geniş ve uzun oldukları gibi ticari uçuş standartlarının üzerinde bir standarda sahipti. Türk şirketlerinin inşa ettikleri görkemli havalimanı binasının etrafındaki uçsuz bucaksız alanı da geniş ve uzun pistlerle birlikte değerlendirince durum açığa çıkıyordu. ABD ordusu bugün Irak ya da İran ile ilgili bir aksiyon yaratmak istese, herhalde en büyük askeri kargo uçakları C-130 Hercules ya da C-160 Transall’ın ötesinde geleceğin askeri nakliye uçağı olarak tasarlanan FIMA bile rahatlıkla bu pistlere iniş yapabilecektir. Bu da Irak’ı terk eden ABD ordusunun, “sivil güçleriyle” yayılmaya başladığı bu bölgeye bir gün tekrar dönebilme ihtimalini hesaba kattığını gösteriyor olsa gerek.

Havaalanından yoğun güvenlik önlemleri arasında kente girip şehre doğru ilerlerken ilk dikkatimi çeken, daha önce petrol üreticisi Arap ülkeleri ile Teksas’ta gördüğüm devasa ciplerdi. Eee, her taraftan petrol fışkıran bir bölgede gayet normal bir durum olsa gerek.

Başı göğe eren Erbil
Bu arada başka bir dikkat çekici unsur da ‘başı göğe eren’ binalar oluyor. Divan Oteli’nin muhteşem binasının tam karşısındaki cam plaza ve etrafındaki villalar adeta, “Dur yolcu, burası 2002’de geldiğin Erbil değil” mesajı veriyordu. Barzanicilerle Talabaniciler arasında çatışmaların yaşandığı dönemde yatacak otel bulamayan biri olarak, Erbil’de 5 yıldızlı otellerin, ‘camdan’ plazaların artmaya başlaması da köprünün altından çok sular aktığının başka bir emaresiydi. Eminim, böyle devam ederse Erbil’in orta yerinde 10 yıl sonra Manhattan benzeri bir bölge bulabiliriz.

Hoş geldin kapitalizm
Kentin en işlek bölgelerinde tanıdık bildik markalarla dolu alışveriş merkezleri Nişantaşı atmosferi yaratıyor. Söz konusu AVM’lerin önündeki park sorunu ve içerideki doluluğu görünce de kişi başı 300 dolar olan milli gelirin son 5 yılda kişi başı 5 bin dolara çıkmasının etkilerini hissediyoruz. Otele girip çıkan petrolcüleri gördükten sonra da, kaldığımız otelin girişindeki Beymen mağazasının, İstanbul’un lüks semtlerinden birindeki mağazasından sonra en çok satış yapan ikinci Beymen mağazası olduğunu anlattıklarında nedense hiç şaşırmıyoruz.

Bu tabloyu anlattıktan sonra hemen ‘Bütün Erbil öyle değildir’ diye düşündüğünüze inanıyorum. Haklısınız; Erbil’in belki de dünyanın ilk yerleşim yerlerinden biri olan kalesi etrafındaki ikinci el pazarını görünce de gelir uçurumunun hayli fazla olduğunu, ‘vahşi kapitalizm’ dedikleri canavarın Erbil’i de mekân tuttuğunu görüyoruz.

1000 pound’luk şarap
Doğrusunu isterseniz, Bölgesel Yönetim’in İngiltere’den transfer ettiği yeni Petrol Bakanı Ashti Havrami’nin bu sektördeki yolsuzluğu bitirdiği söyleniyor. Ancak Barzani ve Talabani ailesinden olanların zenginliği gözlerden kaçmıyor. Bölgesel Yönetim Başbakanı Neçirvan Barzani’nin muhteşem bir şarap kavı olduğunu, itibarlı konuklarına şu andaki piyasa değeri bin İngiliz Sterlini’ni aşan şaraplar açtığını söylesem, bilmem inanır mısınız?

Ukraynalı saksofoncu
Erbil’de akşamlar nasıl geçer diye sorarsanız, herkesin cevabı, “Hıristiyan mahallesi Ainkawa’ya gidin” oluyor. Ancak 5 yıldızlı otellerin lobileri, restoranları ya da barları da oldukça hareketli. Divan Oteli’nin lobisinin sağ tarafında sigara serbest ve bu özgürlüğü herkes puro ile taçlandırmakta anlaşmış gibi. Göz gözü görmüyor ama lobiden çok bir puro kulübü havası yaratıyor. Aynı oteldeki Japon restoranı, gecenin ilerleyen saatlerinde bara dönüşüyor ve suşi yedikten sonra arkadaşlarınızla ‘networking’ işini aynı mekânda sürdürebiliyorsunuz. Eğer Teksaslı bir kovboy iseniz, diğer lüks otel Rotana’nın çatı katındaki cazz bardaki Ukraynalı saksofoncu ve tek yumurta ikizi piyanist de kendinizi ABD’de hissetmenize yardımcı olabilir. Nitekim, bir petrol şirketinin aynı otelde düzenlediği yemekte sahne alan saksafoncu Ukraynalı, herkesin aklını başından almayı başardı.

Bu arada eğer petrolcü tanıdıklarınız varsa, o camiadan birinin evinde verdiği bir partiye de gönül rahatlığı ile gidebilirsiniz. Açılan kaliteli şaraplar, ikram edilen Küba puroları, duvarları süsleyen muhteşem tablolar, James Bond filmlerinde öne çıkan Bond kızlarını anımsatan uzun ve açık saçlı kadınlar ve daha neler...

DENİZ ZEYREK
Radikal/ 09/12/2012

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=HaberYazdir&ArticleID=1111252

 

 

 

Türk bakanın katılamadığı petrol pazarlığı konferansı

Cansu Çamlıbel / ERBİL

 

Erbil’in ilk beş yıldızlı oteli Rotana’da petrol konferansının açılışı için düzenlenen gala yemeği, Ortadoğu’nun zenginliklerine gözünü dikenlerin röntgenini çekmek açısından son derece faydalıydı.

Irak’ın kuzeyindeki Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin başkenti Erbil geçen hafta ikinci uluslararası petrol ve doğalgaz konferansına ev sahipliği yaptı. Evet, Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın Irak Başbakanı Maliki’nin siyasi şovu nedeniyle katılamadığı o konferanstan bahsediyorum. Bizim bakan katılamadı ama dünyanın enerji devlerinin üst düzey yöneticileri, konferans vesilesiyle Irak’ın halihazırda en güvenli yeri olmayı sürdüren Kürt Bölgesi’ne akın etmişti. Erbil’in ilk beş yıldızlı uluslararası otel zinciri Rotana’da konferansın açılışı için düzenlenen gala yemeği, Ortadoğu’nun petrolüne, gazına gözünü dikenlerin sosyo-kültürel röntgenini çekmek açısından son derece faydalıydı. Ancak benim açımdan daha enteresan olan, Iraklı Kürtlerde ışık hızıyla devam eden değişimlerin, organizasyonun detaylarına yansımalarıydı.

DEVE ETİ DEĞİL ABERDEEN ANGUSU

Kürdistan Bölgesel Hükümeti’nin Başbakanı Neçirvan Barzani’nin himayesinde düzenlenen yemeğe Pakistanlı işadamı Murtaza Lakhani sponsor olmuştu. Salondaki ışıklandırmadan masaların dizilişine, trilyonlarca dolarla oynayan petrolcüleri Kalp Yetmezliği Vakfı’na üç-beş kuruş bağış yapmaya davet eden sosyal sorumluluk projesinin tanıtımına kadar her şey sanki ABD’de bir balodaymışsınız hissi veriyordu. Önünde uzun kuyruklar oluşan açık büfede dana bacağını “deve eti bu” diye servis eden Asyalı garsona denk gelmediyseniz tabii eğer! Deve eti tevatürü çoğu Amerikalı bazı konuklarda, ciddi bir dalgalanma yarattı ama yine de ambiyansı bozmaya yetmedi. Sonradan Lakhani’nin kendisinden dinlediğime göre, davette servis edilen Aberdeen anguslarını ve yine İskoçya’dan getirilen somon balığını kendisi seçmişti.

BARZANİ’NİN HASSASİYETİ

Davetlilere ikram edilen şarapsa bölgenin favorisi Bekaa Vadisi üzümünden yapılan Lübnan şaraplarıydı. Neçirvan Barzani’nin üst düzey konukları yanına alarak oturduğu faça masada da şarap servisi yapıldı. Ancak Neçirvan Barzani içmemeyi tercih etti. Oysa Kürdistan Bölgesi Başbakanı’nın şaraba çok düşkün olduğununu yakın dostlarından dinlemiştim. Özel bir kavı olduğunu, favorisinin de Chateau Margaux 1982 olduğunu anlatmışlardı. Ancak belli ki Neçirvan Barzani kendi özel ortamları dışında kamuya açık davetlerde alkol kullanırken görüntülenmek istemiyor. Aslında bu, laik bir toplumsal düzen hedefi gözeten Iraklı Kürt yöneticilerin, toplumun çoğunluğunu oluşturan muhafazakar kesimlerde şok etkisi yaratmamaya yönelik dikkatli çizgisinin bir tezahürü. Hatırlatmakta fayda var: Erbil’de oteller ve Hırıstiyan mahallesi Ain-kawa’daki lokantalar dışında, mekanlarda içki servisi bulamazsınız.

SAHNEDEKİ CAZCI AFET

Neçirvan Barzani şarap içmedi ama kendi masasının tam önündeki sahnede vücudunu saran mavi pullu tuvaleti içinde saksafon çalan Ukraynalı afete bir itirazı yoktu belli ki. Tek başına davetlilere müzik ziyafeti çeken genç müzisyen, üç saate yakın sahnede kaldı. Kulaklarımız onda, ‘nereden nereye’ sohbeti yaptığımız bir işadamı, daha birkaç sene öncesine kadar Iraklı Kürtlerin bu tür davetlerde sahneye çıkacak kadınların etek boylarına bile karıştığını anlatıyordu.

Retro iş bağlama usüllerine devam

Gala yemeğinin ardından davetlilerin bir kısmı kendisini otel lobilerine, bir kısmı da işadamlarının villalarında düzenlenen özel partilere attı. Eskiden Erbil’de siyaset de, ticaret de ‘çakma Sheraton’ diye anılan emektar Erbil International’ın lobisinde bağlanırdı. 2010’da Rotana’nın, bu yılın Mayıs’ında da Divan’ın şehre gelmesinin ardından bu iki otelin barları bölgenin en kritik anlaşmalarının bağlandığı mekanlar haline gelmiş. Erbil Divan’ın sahibi Sarp Divanlıgil, “Lobide ve barda her masaya yüzde 5 komisyon yazsam ihya olmuştuk” derken gülüyor. Herkesin girip çıktığı lobilerin dışında bir de kapalı salonlar var. Divan’daki o kapalı salonlarda yaz aylarında Suriye Ulusal Koalisyonu’nun hararetli toplantılar yaptığına tanık olmuştum. Başbakan Neçirvan Barzani de bazen önceden haber vermeden pat diye gelir, bazı özel toplantılarını orada yaparmış.

http://www.hurriyet.com.tr/pazar/22111720.asp




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur