DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

Her şeye rağmen hayat



Kurdinfo:19:08 - 30/10/2012

Hatip Dicle kırgın. Sadece mahkûmiyetten değil, hatırsızlığa da; onun yerine bir milletvekili ‘atanmasına’, bunu yapan AKP’nin içinden kimsenin hicap duymamasına.


 

Hatip Dicle

Türkiye'de, adaletsizliklere karşı en büyük direniş, yaşamı kurtarmak için ölümü tek çare görmek olmamalı. Adaletsizliğe direniş, yaşama sarılmak, yaşamı kutsamak olmalı

Umutla umutsuzluğun, ölümle yaşamın aynı madalyonun yüzleri olduğu, sürekli ‘hislerin girdabında’ dalgalanan bir şehirdir Diyarbakır. Bunun bir sebebi de Diyarbakır’ın Türkiye’nin tümünde yaşanan, hak ve özgürlük ihlallerinin daha da sert, daha yoğun olduğu bir merkez olmasıdır. Diyarbakır bunca ölüm, bunca kayıp, dert ve sıkıntıya rağmen birey, insan, kişi bazında ve kurum, parti, örgütlerin ötesinde bir ‘yaşam’, ‘hayat’ talebinin dile getirildiği, bu taleplerin sembolü olan bir şehirdir.
İnsanın en temel talebi, insanca yaşamak, hayatta kalmak, hayatta tutmaktır. Diyarbakır, belki de bu talebin en yalın haliyle dile getirildiği, acının ve heyecanın, hayatın ve ölümün ‘başkenti’dir. Aslında bugün tüm Türkiye’yi birleştiren, “Ben insanım, benim hakkım var, ben özgürüm” düşüncesi, devletin hak ihlallerine karşı tepki, başkaldırı Diyarbakır’da da var ama İzmir’de, Van’da, Trabzon’da, Edirne’de, Antalya’da, Hatay’da, Samsun’da veya Sinop’ta da var. Fakat Kürtler hep ‘daha fazla’ çekti, şimdi de ‘biraz daha fazla’ çekiyor.

Kemal Aktaş

Geçtiğimiz günlerde, ömrünün 22 yılını cezaevlerinde tutuklu olarak geçirdikten sonra, üç-beş yıl ‘dışarıda’ kalıp ertesinde yeniden üç yıldan fazla bir süredir ‘mahpusa’ konan, milletvekili Kemal Aktaş’ı Diyarbakır Cezaevinde gördüm.
Sanki 25 yıl cezaevinde kalmamış gibi Kemal Aktaş. Tiril tiril lacivert gömlek ve krem renkli pantolonu ile ‘dışarıdakilerden’ çok daha şık. Vakur, sakin; duru dili ile her şeyin çözümünü barışta, birlikte yaşamada arama kararlılığı ile ‘hayatı’ kucaklıyor Aktaş. Hayat, bıçak gibi keskinse ona karşı da ‘jilet’ gibi mi durmak gerek en güzel kıyafetlerle, bayramlıklarını giymiş gibi, ‘görüşe’ çıkarken hapishanede?
Hayat, bize ‘şık’ değilse de biz ona ve her türlü adaletsizliğe karşı ‘şık’ ve dik mi durmalıyız?

Hatip Dicle

Milletvekili olarak seçilmiş bir başka mahpus. Hatip Dicle. “Nasılsın?” soruma, tutsaklığıyla ilgili, “Bu devlet’e kalmışsa, bütün borçlarımı toptan ödedim” yanıtını veriyor. Dicle’nin bu yazı, gene Diyarbakır Cezaevi’nde, 13 mahkûmla beraber geceleri, ‘tandır fırını’ vaziyetinde geçmiş. Urfa’da bu yaz cezaevinde, insanların başkaldırmasına neden olan koşullardaki gibi… Ne oldu sahi? Unutulup gitti 13 mahkûmun kömürleşmiş cesetleri. Unutma üzerine kurgulanmış yaşamdan demokrasi çıkar mı? Hatip Dicle kırgın.
Sadece mahkûmiyetten değil, hatırsızlığa da; onun yerine bir milletvekili ‘atanmasına’, bunu yapan AKP’nin içinden kimsenin hicap duymamasına.

Fırat Anlı

Fırat Anlı, daha 1970’lerde doğmuş genç bir siyasetçi. Bir zamanlar, 2009’da, ‘o uzak geçmişte’ yani bazı şeyleri konuşmak, yaşamak çok daha mümkündü. Anlı, 2009’dan beri, üç yıldır, hapis. Umut veren, barışın mimarlarından olabilecek bir siyasetçiydi Anlı.
Cengiz Çandar, Anlı tutuklandıktan bir yıl sonra, 2010’da Radikal’deki köşesinde şöyle yazmıştı: “Fırat Anlı, geçen yıl bu zamanlar, Hasan Cemal ile birlikte yaptığımız ‘Tecrübe Konuşuyor’ adlı televizyon programımızın ikincisinde ilk konuğumuzdu. Diyarbakır Cezaevi’nin önünde onunla konuşurken, çok kişinin belleğinde kalan şu sözleri ekranda söylemişti: ‘Biz, diyalog kurulabilecek son kuşağız. Bizi de aradan çıkarırlarsa, diyalog kuracak pek kimse bulunmaz.’” Zaten şimdi, 2012 itibarıyla, ‘devletin’ de tek muhatabı, ‘örgüt’.

Muharrem Erbey

Muharrem Erbey, Diyarbakır İnsan Hakları Derneği Başkanı’ydı. Şimdi, cezaevinde üçüncü yılını dolduruyor. Türkiye, insan hakları ihlallerinin her alanında, artık dünya rekorlarına oynuyor. Uluslararası Gazetecileri Koruma Komitesi’nin (CPJ), Türkiye’de basın özgürlüğüne ilişkin raporunda, “Erdoğan hükümeti basına karşı yakın tarihin dünya çapında en büyük saldırısını yürütüyor” sözleriyle belgelendiği gibi. Erbey de, “bir yandan görevini sürdürürken, cezaevinde en uzun kalan insan hakları savunucusu olarak” tarihe geçecek. 30 Kasım’da, Berlin’de gıyabında kendisine bir insan hakları ‘ödül’ü verilecek. Erbey, halen umudunu kaybetmemiş, yılmadan okuyup yazıyor.

Selma Irmak
Bir başka milletvekili Selma Irmak, 1996’da cezaevinde olduğunu anlatarak başlıyor söze. 11 kadın tutuklunun 12 Eylül’den bu yana açlık grevinde olduğunu ve durumlarının giderek kötüye gittiğini anlatırken sükûnetini yitirmiyor. Provokasyondan çekiniyor, tahrik edilmeye çalışıldıklarını söylüyor; birkaç gün önce yaşadıklarından örnekler vererek.

Ölüm orucu

Onunla, orucunun 41. gününde karşılaştım. BDP grubunu ağlatan mektubun yazarı oydu.Mazlum Tekdağ ile karşılaşmadan bir hafta önce, oğlu için TBMM’deki çare arayışlarını annesinden duymuştum. Oysa TBMM, AKP’nin tek lokomotif olarak sürüklediği, savurduğu bir halde, çare üretmekten çok yeni sorunlar yaratır hale geldi. Tekdağ, “Bizim bedenimiz, yaşamımız artık başka hayatları yaşatmak için” diyor. İnsanların, artık kendi yaşamlarını başkalarını yaşatmanın bir aracı olarak gördükleri, ölümün bir “yaşam” biçimi olarak algılandığı bir kente dönüşüyor Diyarbakır.
Ölüm oruçları, ‘Türkiye’nin gerçeği’ olmaktan artık, bu yüzyılda, çıkmalı. Cezaevlerinden ölüm haberleri alıp, bir kez daha köreltmemeliyiz vicdanlarımızı. Zaman geçiyor, olaylar unutuluveriyor ama ateş, hep düştüğü yeri yakıyor.

Geçtiğimiz gün, Mardin’in Zanqırt/Bilge Köyü’nde, arazi tespiti sırasında, üç kadın linç edilmeye kalkılmasa, 44 kişinin öldürüldüğü katliamı kim hatırlara getirecek? Koruculuk, devlet eliyle bölgesel silahlanma tartışıladurdu birkaç hafta, sonra unutuldu. Van Depremi üzerinden bir yıl geçti, 90 soruşturma açıldı, sadece bir kişi tutuklandı. İtalya’daysa, geçtiğimiz günlerde, altı bilim insanı ve bir hükümet görevlisini, 2009’daki deprem öncesi, halka gerekli uyarıyı yapmadıkları gerekçesiyle altışar yıl hapis cezasına çarptırdı.
Türkiye, adaletsizliklere karşı en büyük direniş; ölümü, yaşam kurtarmak için tek çare görmek olmamalı. Adaletsizliğe direniş, yaşama sarılmak, yaşamı kutsamakla olmalı. İnsan yaşamına, her şeyden çok değer vermek, en büyük ideali, ideolojisi ‘insan hayatına kıymet’ olan siyasi hareketlerle olmalı.

Diyarbakır’da düğünler yapılıyor, yeni yaşamlar başlıyor, çocuklar doğuyor. Her sevinçte, büyük bir coşku ve yaşam enerjisi ile halaylar çekiliyor. Sonra, toz duman, biber gazı bulutu arasında, aynı coşku ve enerji ile panzerlere karşı duruyor aynı gençler.
Ölüm oruçlarının sonu, insanların ‘yaşayan ölüye’ dönüşmesi veya ölümler olmasın. Bu kez, çıkış yolu, yaşama sarılmak, yaşamı kutsamak olsun. Madalyonun iki yüzü de, Diyarbakır’da ve tüm Türkiye, ‘hayat’ olsun.

SEZGİN TANRIKULU

CHP Genel Başkan Yardımcısı

Radikal 2 / 28/10/2012




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur