DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

Asimilasyon ve müzik



Kurdinfo:11:37 - 15/10/2012

Toplanan eserler asıllarındaki dilden (Kürtçe) bir başka dile (Türkçe) çevrilmekteydi. İşin enteresan tarafı da derlenen Kürtçe eserlerin Türkçe’ye çevrilmesi, ve bizzat Kürt sanatçılarına da Türkçe okutulmasıydı.


 

 

Asimilasyon, latinccsimt'lus (benzer) kelime­sinden türetilmiş Fransızca ve İngilizce'de or­tak olan bir kelimedir. Sözlük anlamı bir şeyi değiştirerek kendine benzetme, yahut bir şe­yin değişerek başka bir şeye benzemesidir. Türkçeye "özümleme" ve "Özümseme" diye çevril­mekte ise de, bu kelimelerin, sözcüğün latince asliyle ilişkisi yoktur. Fransızca ve İngilizce'de­ki kullanılışına göre asimilasyon iki farklı an­lam ifade eder:

 

1- Bir grup veya genellikle azınlıkta olan bir grubun kendi kültürlerinden farklı hakim bir kültür tarafından özümlenme­si ve kendisine benzetilmesi.

 

2- Bir grup ve azınlığın başka bir kültür içinde kendini eritmesi ve ona benze­mesidir.

 

Asimilasyon politikaları, egemen uluslarca farklı yöntemlerle uygulanmaktadır, özellikle egemen ulusların dili pazara hakim olduğundan, bunu eğitim kurumlarından başlayarak hayatın her alanında kendi dil ve kültürlerini dayatarak diğer etnik yapıların dili ve kültürü eritilip kendine benzetme politikaları güderler, özellikle Türkiyede Kürtler üzerindeki asimilasyon politikası oldukça sistemli götürülmeye çalışılmış, zamana yaymayı bile tolere edemeyen egemen sistem, yasaklamalar ve cezalandırmalara kadar gidebilmişlerdir. Bu yöntemlerden bir taneside Kürt müziği üzerindeki asimilasyon politikasıdır.

 

1926 da, dönemin yöneticileri Türkiye genelinde var olan, değişik dillerdeki müzik parçalarını Türkçeye çevirip yeni Türkiyenin inşa edilebileceğini düşünüyor ve bu düşünce ile Darü’l Elhan müdürü Yusuf Ziya bey liderliğinde bir ekip ile Türkiye genelinde seyahatler düzenlerler.

 

 -Birinci gezi: Rauf Yekta,Duru Turan ve Ekrem Besin in yer aldığı Darü’l Elhan heyeti, İlk seyahatini, 2 Eylül 1926 günü samsundan yola çıkar, ilk durakları da Adana olur, ordan Antep ve Urfa ya gidilerek toplam 250 tane üzik parçası kayıt altına alınır.

-İkinci gezi, Milli Eğitim Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’ne bağlı, Ankara Devlet Konservatuarı öğretmenleri tarafından Ulvi Cemal ERKİN başkanlığında olmak üzere1938 yılında gerçekleşir. ERKİN'in iki yardımcısından biri aslen Diyarbakırlı olan Muzaffer Sarısöze, diğeri de Arif Atikan’dır, bu seyahattede 491 halk şarkısı derlenir.

-Üçüncü gezi TRT tarafından 1967′da yapılır. Tüm Türkiye’den 1788 parça derlenir.

-Dördüncü gezi, Kültür Bakanlığı Milli Folklor Araştırma Dairesi tarafından 1976 yılında gerçekleşir. Bu gezi, bütünüyle Urfa’yı kapsar. Urfa’dan toplam 300 halk ezgisi derlenir.
Derlemeler sonucu elde edilen Kürtçe parçaların çoğuna “Urfa ağzı”, “Diyarbakır ağzı” , “Antep ağzı” gibi tanımlamalar getirilmiştir.

Toparlanan bu türkü ve halk ezgilerinin ilk icraları Ankara Radyosu müdürü Mesut Cemil Bey’in önerisi üzerine bir heyet tarafından yapılması öngörülmüştür. 1948′de adı geçen heyet oluşturulup “Yurttan Sesler” adıyla halk müziği yayınları başlatılır.

1970 li yıllardada Urfalı Mehmet ÖZBEK başkanlığında kurulan ‘’Türk Halk Müziği Derleme Komitesi’’de aynı çalışmaları sürdürerek asimilasyon politikasının devamını sağladığı görülmektedir.

Toplanan eserler asıllarındaki dilden (Kürtçe) bir başka dile (Türkçe) çevrilmekteydi. İşin enteresan tarafı da derlenen Kürtçe eserlerin Türkçe’ye çevrilmesi, ve bizzat Kürt sanatçılarına da Türkçe okutulmasıydı.

Derlenen eserlere bakıldığında, derlenen ilk eserlerden biri “Kürdün Gelini” dır. Bu Eser, “Türkmen Gelini” olarak çevrilmiştir. İlk Kürtçe eserleri Türkçe okuyan sanatçılar: Celal Güzelses, Mukim Tahir, Kel Hamza, Cemil Cankurt gibi sanatçılardır. Bu isimlere zamanla Mahmut Güzelgöz, Kazancı Bedih, Nuri Sesigüzel, Mehmet Özbek, İbrahim Tatlıses, Burhan Çaçan, İzzet Altınmeşe gibi sanatçılar eklenmiştir. Ayrıca Şivan Perwer’in “De Lorî ” adlı parçasını, Güler Işık yıllarca kulaklarımıza “Şey Yani ” olarak fısıldadı. Kürtçeden Türkçeye çevirilen halk türküerinin belli başlılarını sıralarsak;

ORİJİNAL KÜRTÇE ADI             
TÜRÇEYE ÇEVİRİLMİŞ ADI

Mumik (yek mumik)                    
Bir mumdur iki mumdur

Hinê bînin li destêkin                   
Kınayı getir ane

Lawo Destê min berde                 
Makaram sarı bağlar

Lê dotmam lê dotmam                 
Ben yetim ben öksüz

Canê canê                                  
Caney caney

Ez kevokim lê                           
Hele yar zalim yar

Lê nazê nazê                              
Nazey

Lê Xanim xan xanimê                  
Le hanım

Rabe cotkar dihno rabe              
Beyaz gül Kırmızı gül

Çavit Civana Leyla                      
Çavuş Kızı Leyla

Lorke Lorke                               
Diyarbakır Güzel Bağlar

Sînemê                                      
Zap Suyu

Esmera Min                                
Kibar Yarim Esmerim

 

Bu liste oldukça uzatılabilir bi listedir, ancak asimilasyonun son bulduğunu ve kültürün önemli bir öğesi olan müziğin böylesine hoyratça kendine bezetmeye çalışan egemen ulusun yöneticileri asimilasyon bitti demagojisini hala sürdürmektedirler.

Nizamettin ARIÇ tan söz etmeden geçemeyecğim, zira 1979 veya 80 yılında TRT den bir röprtaj dan dolayı atıldıktan sonra çıkardığı kasetinin tamamını  maalesef  Şıvan PERWER ve Aram TİGRAN ın parçalarını Türkçeye çevirerek yapmıştır. Aslında Şıvan ın Ey firat firat, Lê dotmam, Aram ın  Almastamin ji dersê tê  ye kadar bir çok parçayı Nizamettin ARIÇ Türkçeye çevirmiş ve bu asimilasyonist politikaya katkı sunmuştur, Nizamettin ARIÇ, bu konuda Kürt halkına bir özür borçludur. Yeni nesil bazı Kürt sanatçıların popülarite uğruna hala bu anlayışa hizmet ettiğinide belirtmeden geçemeyeceğim.

Asimilasyon Dili unutturmak değil, asıl kültürünü yok etmektir.




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur