DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

Kürt Nüfusu ve Temsiliyet: 6 Temel İstatistik



Kurdinfo:11:42 - 8/10/2012

Bugün Kürtler hala ağırlıklı olarak “Fırat’ın doğusunda” yaşıyorlar. Türkiye’deki Kürt nüfusunu 13,5 milyon olarak alırsak, bunun 7,2 milyonu (%53) 19 doğu ilinde yaşamaktadır.


 

Kürt meselesi, en fazla can yakan ve enerji tüketen meselelerimizden biri. Hemen her hafta bu meseleye birkaç kurban veriyor ve hemen her hafta ekranlarda, anfilerde ve dersliklerde saatlerce meselenin “çözüm”ünü tartışıyoruz. Fakat ne ilginçtir bu kadar can alıcı bir konunun temel verilerine yönelik büyük bir cehalet ve yanlış bilgilenme var ülkemizde. Bu yazıda farklı bir formatı (Foreign Policy‘nin “think again” formatını) deneyeceğim ve Türkiye Kürtlerinin nüfusu ve siyasal tercihlerine yönelik 6 temel istatistiği soru-cevap şeklinde paylaşacağım.

 

1. Kürtlerin nüfusu ne kadar?

Türkiye’deki Kürt nüfusuna yönelik elimizde resmi bir veri yok. Türkiye Cumhuriyeti nüfus sayımlarındaki “anadil” sorusunu 1965 sonrasındaki sayımlarda kaldırdı. Bu resmi veri boşluğunda da kişisel tahmin ve ısrarlar 10 ila 20 milyon arasında değişegeldi. Fakat günümüzde güvenilir kaynaklar bu konudaki belirsizliği büyük oranda giderdi. İbrahim Sirkeci’nin akademik hesaplamaları, KONDA’nın kapsamlı anket çalışmaları ve CIA’in istihbari tahminleri, Türkiye’deki Kürt nüfusunun % 17-18 civarında (yaklaşık 13-14 milyon) olduğunu gösteriyor.

2. Kürtlerin çoğu Batı’da mı yaşıyor?

Bu sorunun cevabı net bir “Hayır”. Maalesef -Özal’dan beri- bu Türkiye’deki yaygın yanlış kabullerden biri. “Türkiye Kürtlerinin çoğu Fırat’ın batısında yaşıyor” şeklinde -gerçekliği olmayan- cümleleri sıklıkla okuyor ve dinliyoruz. Genelde daha özenli yazan kalemlerimiz bile bu yanlış kabulü sürekli tekrarlıyorlar. Evet, Irak’takilerin aksine, Türkiye Kürtleri yaşadıkları ülkeye çok daha fazla yayılmış bir durumda. (Tabi bunda “Türk-Kürt kardeşliği”nden çok mecburi iskanlar, köy yakmalar ve ekonomik mecburiyetlerin etkisi daha fazla. Zira bugün İstanbul nüfusunun yaklaşık %20’sini oluşturan Kürtler, Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında İstanbul nüfusunun %2-3’üne tekabül ediyordu). Fakat bugün Kürtler hala ağırlıklı olarak “Fırat’ın doğusunda” yaşıyorlar. Türkiye’deki Kürt nüfusunu 13,5 milyon olarak alırsak, bunun 7,2 milyonu (%53) 19 doğu ilinde yaşamaktadır. Bu istatistiğe dâhil olmayan 4 doğu ilini (Ardahan, Erzincan, Iğdır ve Kars) de hesaba kattığımızda, bu oran %60’a yaklaşmaktadır.

 

3. AKP Kürtlerin birinci partisi mi?

Bu sorunun cevabı tartışmaya açık bir “Hayır”. Gazetecisinden akademisyenine pek çok kişinin tekrarladığı “BDP Türkiye Kürtlerinin ‘üçte birini’ temsil ediyor” ifadesi gerçeği yansıtmadığı gibi, yaygın şekilde tekrarlanan “AKP Kürtlerin birinci partisi” iddiası da büyük ihtimalle yanlış. (Başbakan Erdoğan’ın iki ay evvel “Diyarbakır’da birinci partiyiz” diyebilmesi, maalesef bu yanlış kanının boyutuna ışık tutuyor). BDP’nin temsil oranı hakkındaki “küçültücü” yorumlar, Türkiye’deki Kürt nüfusun demografik özelliklerini hesaba katmadan yapılıyor ve bu yüzden de gerçeği yansıtmıyor. Buradaki temel yanılgı da hesaplamalarda Kürtlerin yetişkin nüfus içindeki oranı (%13,5) yerine Türkiye’deki genel nüfus içindeki oranının (%18) kullanılmasıdır. Birinci (ve seçim sonuçlarının analizi açısından da doğru olan) yüzdeyi kullandığımızda karşımıza şu sonuç çıkıyor: 2011 seçimlerinde BDP Türkiye Kürtlerinin %45 civarında bir kesiminin oyunu almıştır ve (büyük ihtimalle de) Kürtlerin birinci tercihi olmuştur. BDP’nin oy oranı “bölge” Kürtleri arasında ise % 60-65 arasına çıkmaktadır. (Detay için, geçen seneki yazıma bakınız).

 

2002-2011 Diyarbakır seçim sonuçları

 

4. BDP oyları tehditle mi alıyor?

Bu sorunun cevabı küçük bir “Evet” ile büyük bir “Hayır”. PKK’nın silah bırakmadığı ve BDP’nin PKK’nın gölgesinde siyaset yaptığı bir ortamda baskının tamamen yok olduğundan bahsedemeyiz. Fakat bu baskının BDP oylarındaki payı abartıldığı kadar büyük değil; hele Başbakan Erdoğan’ın geçen ay iddia ettiği “yarısının fazlası” hiç değil. Zira bugün Kürtler büyük oranda şehirleşmiştir ve kalabalık il/ilçe merkezlerinde gizli oyların denetimi mümkün değildir. Dahası, BDP’ye verilen oylar ne kırsal kesimle kent arasında ne de illerin varoşlarıyla zengin semtleri arasında ciddi bir farklılık göstermektedir. Elimizdeki anketler de BDP’ye verilen oyların “gönülden” verildiğini göstermektedir. İlginçtir, 2007 ve 2009 yıllarında yapılan anketler, BDP’nin (o zaman DTP) %93 ile en fazla “gönülden” oy verilen parti olduğunu ortaya koymuştur.

 

Ayrıca, PKK’nın belirli noktalarda artan baskısının gerçekten tesirli olduğu da oldukça şüphelidir. Mesela, PKK’nın görece olarak güçlü olduğu Tunceli’de BDP’nin aldığı oy oranı 2002’den bu yana düşmektedir. Tunceli’de Hüseyin Aygün’ün çalışmaları ile artan CHP oyları, Diyarbakır’da ise AKP’nin Kürt meselesindeki pozisyonuna göre artıp azalan AKP oyları, bölgedeki mütereddit Kürtlerin BDP’ye oy vermelerinin temel belirleyicisinin “baskı” değil merkez partilerin siyaset(sizlik)leri olduğunu net bir şekilde ortaya koymaktadır.

 

Burada bir de madalyonun öbür tarafı var. BDP geleneğinin oylarındaki “baskı/tehdit” faktörünü vurgulayanlar, genelde AKP oylarındaki baskı ve eşitsiz rekabet faktörünü göz ardı ediyorlar. Seçim barajı, seçim sistemindeki manipülasyonlar, seçim yardımlarındaki adaletsizlik ve devlet televizyonlarındaki eşitsiz propaganda imkânının iktidardaki partilere sağladığı “extra oy”un, PKK baskısının BDP’ye sağladığı extra oydan aşağı kalır bir tarafı olduğunu söylemek zordur.

5. BDP’ye oy verenlerin hepsi “bölücü” mü?

Bu sorunun cevabı ihtiyatlı bir “Hayır”. Özerklik ya da federasyon talebini ayrılıkçılık olarak algılamıyorsanız (ki algılamamanız gerekir), BDP’ye oy veren Kürtlerin ezici çoğunluğu (%70+) ayrılıkçı değildir ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak kalmayı tercih etmektedir. Fakat şu da var ki Türkiye Cumhuriyeti Kürt vatandaşlarının doğal haklarını tanımamaya ve Kürtlere farklı kriterler uygulamaya devam ettikçe, hem özerklik ve bağımsızlığın cazibesi hem de bu siyasal statüleri benimseyen Kürtlerin sayısı her geçen gün artmaktadır. Son birkaç yıldaki istatistikler de buna işaret etmektedir. “Bölge”de yaşayan Kürtler arasında 2010 yılında bağımsızlık talebi %10, özerklik talebi %20 civarında iken; 2012 yılında bu oranlar %20 ve %40 civarına yükselmiştir. Bu durum net olarak göstermektedir ki, günümüz dünyasında “bölünme korkusu” kendi kendini gerçekleştiren bir kehanettir (self-fulfilling prophesy). Halperin (ve diğerlerinin) yıllar evvel, İhsan Dağı’nın da iki ay evvel altını çizdiği üzere, bölünme korkusuyla azınlık haklarını bastıran devletler, farkında olmadan bölünmenin toplumsal ve hukuki temelini oluşturmaktadırlar.

 

Diyarbakırlıların statü tercihleri

 

6. BDP’ye fakir ve eğitimsiz Kürtler mi oy veriyor?

Bu sorunun cevabı kesin bir “Hayır”. Uluslararası ve ulusal çalışmalar, Filistin’deki etnik terör ve milliyetçiliğin fakirlik ve eğitimsizlik gibi sosyo-ekonomik faktörlerle bağı olmadığını ortaya koyduğu gibi, Kürtler arasında PKK’ya katılımın ya da BDP’ye oy vermenin fakirlik ve eğitimsizlikle bir bağı olmadığını da ortaya koymuştur. Truizm yapmak pahasına bunu bir daha belirteyim: Etnik milliyetçilik ve etnik terör etnik sorunlardır. (Bu yüzden şeker fabrikası ya da süper liseler açılarak etnik terör ve milliyetçilikle mücadele edilemez). Kürt sorunu da, özü itibariyle, bir kimlik ve hak sorunudur, ve bu yüzden de siyasal bir sorundur. “Doğuda şu kadar fabrika, okul açtık; bu kadar yatırım yaptık” diyeövünen (fakat aynı zamanda milliyetçi-devletçi bir söyleme meyleden) AKP’nin son yıllarda Kürtler arasında oylarının düşmesi de bu sebeptendir. Fakirlik ve eğitimsizlikle mücadele önemlidir; fakat Kürt meselesinin çözümüne, ancak meselenin siyasal yönünde önemli ilerlemeler sağlandıktan sonra ciddi bir katkı yapabilir. (Bu arada, “sosyo-ekonomik çözüm modeli” Netanyahu’nun Filistin sorunu için önerdiği çözüm modelidir. Başka bir şey söylemeye gerek var mı?).

 

Son Söz: Bu kadar çok konuştuğumuz bir konunun temel verilerinde bu kadar çok yanlış kabulümüzün olması sizce de garip değil mi?

***

Not: Temel verilerde bu kadar yanlış kabulümüz olunca, usulsüz anketlerin manipülatif sonuçlarını sorgulamadan kabul etmek de kaçınılmaz oluyor. Gelecek yazımda, Bilgesam‘ın geçtiğimiz ay açıkladığı “terörle mücadele” anketindeki bariz hataların birkaçını düzelteceğim.

7 Ekim Pazar, 2012

Yrd. Doç. Dr. Faruk Ekmekçi

fekmekci@ktu.edu.tr

http://www.ankarastrateji.org/yazar/yrd-doc-dr-faruk-ekmekci/kurt-nufusu-ve-temsiliyet-6-temel-istatistik/




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur