DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

A.F. Işık: Demokrasi mi, Vicdani Red mi, Ordunun karşı alınması ya da lağvı mı?



Kurdinfo:10:28 - 10/9/2012

Ali Fikri Işık’ın bu medeni, insanca, demokrat, yurtseverlik tutumu meşru ve haklı bir tutumdur.Bütün Kürtlerin, tanımladığım içerikle bu tutumu göstermeleri, Ali Fikri Işık’ı örnek almaları gerekir.


 




Ali Fikri Işık, Batmanlı bir Kürt aydınıdır. İstanbul’da yaşıyordu.

Taraf Gazetesinde yazı yazacak kadar yeteneklidir. Türk aydınları ve basın çevresiyle de ilişkisi olan bir Kürt aydını ve yurtseveridir.

Onun günümüzde modern Kürt edebiyatı üzerindeki mütevazi çalışmaları da takdire şayandır.

O aynı zamanda çok yönlü bir insandır. Taraf Gazetesinde spor alanında yazarlık yapıyordu.

O Kürtçe ve Türkçe yazan bir yazar.

O eski kalıplar içinde düşünmeyen ve davranmayan, “uçuk-kaçık” denilebilecek hoş bir insan.

O gençliğinde DDKD-Şivan hareketinde yer alıyor. Bu yoldan, Kürt ulusal hareketinin ve Kürtlük düşünce dünyasının gelişmesine katkıda bulunmaya çalışıyor.

O aynı zamanda büyük olayları önemsemeyen, gülerek karşılayan, tiyöye alan biri.

O da tüm diğer Kürt aydınları ve yurtseverleri gibi, 12 Eylül Askeri Faşist Askeri Diktatörlük döneminde tutuklanıyor, işkence görüyor.

O DDKD - Şivan Hareketinden yargılanıyor. Yargılanması devam ederken tahliye ediliyor. Ama yargılama sonunda 8 yıl cezaya çarptırılıyor.

O, cezasını gülerek ve oynayarak bitiriyor. Cezaevi yaşamında rahat davranıyor. Yargılamalar sırasında kendisine düşeni yapmaya çalışıyor.

Cezasını çektikten sonra askerlik için hemen derdest ediliyor ve Edirne’ye götürülüyor.

Birkaç günlük asker iken firar ediyor ve asker kaçağı haline geliyor.

O hem askerken ve hem de asker kaçağı olduğu zaman, Türk Ordusunun yapısını hep sorguluyor, hem de ordunun kimliği ve aidiyeti konusunda yeni ve karşıt görüşlere sahip oluyor.

Bu nedenle Ali Fikri Işık’ın askerlik sorunu uzun bir yılan hikâyesidir. Bu hikâyeyi, yakalanmasından kısa bir süre önce bazı Kürt Vakfı yöneticileriyle birlikte dinledim.

O, kendine özgü tatlı bir anlatım üslubuna sahip olduğu için, askerlik hikâyesini ondan dinlediğim zaman, çok hoşlanmış, bana bir masalı dinliyormuşum gibi gelmişti.

O güzel, ikna edici, demokrat, liberal ve makul anlatımından sonra Ali Fikri’nin tutuklanacağı aklımdan bile geçmemişti.

Ne yazık ki gelişmeler, Türkiye Cumhuriyeti’nin militarist aklı, beni yanılttı.

Ali Fikri’nin, o güzel dinlencesinden kısa bir süre sonra, tutuklandığını duydum ve okudum.

Ali Fikri, Diyarbakır’da haziran ayında gözaltına alınıyor ve Edirne Askerî Cezaevi’ne konuluyor.

Ali Fikri’nin yakalandığını ve tutuklandığını duyduğum zaman da, onun rahat ve aldırmaz anlatımının bana verdiği rehavet ve hoşlukla, olayla ciddi ilgilenme durumunda olmadım.

Ama askeri mahkemede yargılanmaya başlaması, Kürtçe savunma yapacağını mahkemede ifade etmesi, işin ciddiyetini gösteriyor olsa da, ben rehavetten kurtulmadım. Onunla yakından ilgilenmedim.

Tutuklanmasından sonra Ali Fikri Işık ile yakından ilgilenmediğim için çok üzgünüm.

Onun yakalanmasından sonra onunla dayanışma içine girmemek büyük bir olumsuzluk.

Üstelik Kemalist Türk Ordusuna karşı olan benim gibi biri için büyük bir zaaf.

Bu nedenle Ali Fikri Işık’tan, duyarlı, anti-militarist kamuoyundan özür diliyorum.

Ama geçmiş olsun demiyorum. O kendine düşeni yapmış. Militarist Türk ordusunda asker olmamayı tercih ederek, doğru yapmış. Öncü bir tutum takınmış.

Ali Fikri’nin bir dönem önce duruşması vardı.

Kürtçe savunma yapmak istiyor ve mahkeme bu isteği kabul ediyor. Ama tutanaklara “bilinmeyen bir dil” olarak geçti Kürtçe. Avukatı Hanefi Barış’ın itirazı üstüne, mahkeme bu ibareyi, “Avukatı Kürtçe ifade verdiğini söyledi” diye düzeltiyor.

21. Yüzyılda değişeceğini söyleyen Türkiye için değişim olmayan yüz karası ve skandal bir olay.

Ali Fikri’nin mahkemedeki Kürtçe savunma talebi ve isteği, çok değerli bir davranıştır, Kürt yurtseverliğini, demokratlığı, anti-militarizmi ifade ediyor.

Mahkemelerde Kürtçe savunma yapma konusunda ısrarlı olan ve yapan biri olarak Ali Fikri’yi bu davranışından dolayı kutluyorum ver içtenlikle destekliyorum..

Ali Fikri’nin bu davranışı aynı zamanda sivil itaatsizlik anlamındadır, başka bir deyimle Türkçe konuşma zorunluluğu ve zulmü karşısında “vicdani ret” anlamına gelir.

Ali Fikri Işık Mahkemede, "Benim dilimi tanımayan mahkemeyi ben de tanımıyor ve mahkemede sadece kendi dilimle sorulan sorulara cevap vereceğimi belirtiyorum" diyor.

Ve vicdani reddini açıklıyor.


*****

Taraf, demokrasi ve militarizm (Darbe Davalarında takındığı tutumlar bunu ortaya koydu) konularında iddialı bir gazete olmasına rağmen, Ali Fikri Işık’a, yazarına yeterince sahip çıkmadığı görülüyor.

Taraf Gazetesi’nin bu tutumu dikkat çekici, belli bir muhtevaya işaret etmesi bakımından da, Taraf’a gölge düşüren bir konudur.

*****

Ali Fikri’nin tutumu “vicdani retten” öteye bir şey olsa gerek.

Vicdani ret, eğer senin bir devletin varsa, o devletin ordusu varsa, o orduda askerlik mecburi ve herkese şamil edilen bir konumdaysa, buna karşı olmaktır.

Bir Türk’ün, bir Türk demokratının ve anti-militaristinin bu tutum ve davranış içine girmesi, vicdani ret olarak tanımlanabilir.

Eğer bir insan devlet sahibi değilse, kendi ulusu sömürge ve ülkesi işgal altında ise, o kişinin ordusundan da bahsedilemez.

Ali Fikri Işık, bir Kürt’tür. Sömürge bir ulusun bireyidir.

Var olan Devlet Türk ulus ve üniter bir devlettir. Bu nedenle, Ali Fikri Işık’ın devleti değildir.

Bu devlet, Ali Fikri Işık’a ve tüm Kürtlere ait olmadığına göre var olan ordu da Ali Fikri Işık ve Kürde ait değildir.

Bu nedenle Ali Fikri’nin ve bir kürdün Türk ordusunda görev yüklenmemesi hakkıdır.

Ayrıca Türk ordusu onun ülkesini işgal eden, demokrat olmayan bir ordu olduğu için de değiştirilmesini istemek onun ve her Kürdün hakkıdır.

Eğer Kürtlerin, Türklerin, diğer bütün etnik toplulukların ortak devleti olunacaksa, bu devletin radikal bir şekilde değişmesi, Türk ulus devletinin üniter devlet olmaktan çıkması, en azından federal bir devlet olarak yapılanması gerekir.

Federal Devletin de, federal ve demokrat bir ordusu olur. Bu orduya gitmek de gönüllü bir iş olur. İstemeyenler bu orduda görev almayacaklardır.

Bütün bu bağlamlarda, Ali Fikri Işık’ın bu medeni, insanca, demokrat, yurtseverlik tutumu meşru ve haklı bir tutumdur.

Bütün Kürtlerin, tanımladığım içerikle bu tutumu göstermeleri, Ali Fikri Işık’ı örnek almaları gerekir.

ibrahimguclu21@gmail.com

 




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur