DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

Hazımsızlık bir hastalıktır



Kurdinfo:21:00 - 30/7/2012

Suriye’ de oluşan özerk Kürt bölgesine karşı tavır almadan yaşanan ortak dramlardan ders alıp birbirimizi anlamalıyız.


Farklı toplumlarda yaşanan acıların ortak noktaları ve her biri ayrı kıtalarda yaşayan milletlerin sancıları, birbirinden bağımsız değildir. Amerika da jenoside maruz kalan Kızılderililer veya Cezayir de yaşanan zulüm aynı renkte gözyaşının, aynı gökyüzü altında, aynı toprağa düşmesi ise, Filistinli çocuğun İsrailli bir Yahudi çocuktan tek farkı ismidir.

 Bulgaristan’ da Todor Jivkov ‘un Türklere uyguladığı asimilasyon, işkence ve hukuksuzluk politikası ile Beşar Esad’ ın Kürtlere uyguladığı zulüm aynı diktatöryanın, aynı kıtayı paylaşan çocuklara uygulanmasıdır.1980’ de Bulgaristan rejiminin başkanlığını yapan Todor Jivkov’ un Bulgaristan’da yaşayan Türklere karşı anti demokratik tavrının temelini neler oluşturuştur bilinmez ama, yaptığı onca Türk katliamının haklı gerekçesi olamaz.  Belene Kampı Dosyasını internetten araştırırken gözüme bir şairin o dönemleri anlatan anlamlı şiiri takıldı.  

Türkçe söylemek yasak, Türkçe yürümek yaya,
Türkçe işitmek yasak, Türkçe bakmak dünyaya,
Türkçe sevinmeyecek, Türkçe gülmeyeceksin,
Alnından akan teri Türkçe silmeyeceksin.
Türkçe bağlamak yasak ayakkabı bağını,
Türkçe ayırmak yasak solunu ve sağını,
Sofrada ekmeğini Türkçe dilimlemeyeceksin,
Türkçe yaşamayacak, Türkçe ölmeyeceksin.  Ömer Osman Erendoruk’

Bize çok uzak değil bu dizeler, sanki kelimelerin yerleri değişse aynı şeyden söz edecekmişiz gibi olacağız. Türkçe yerine Kürtçe yazsak şiirde hiçbir anlam değişikliği olmayacak, çünkü o gün çekilen acılar aynıydı.

Bu şiir, Bulgaristan’ın Belene Kampında işkence görmüş bir şairin dizeleri. Bana Apê Musa ‘yı hatırlattı.’ Kürtçe ıslık çalmak yasak’ hemen hemen aynı döneme tekabül eden iki trajik olay. İkisi de işkence görmüş ikisi de aydın fakat biri Kürt biri Türk. Peki, bunu yapanlar aynı mı? Elbette hayır. Biri Bulgar Todor diğeri ise, sürekli kardeş olduğumuzu iddia eden, et ve tırnak olduğumuzu sözde dile getiren, Kurtuluşu mücadelesinde omuz omuza savaştığımız söyleyen Türk toplumunun, kendilerini temsil etmeleri için seçtikleri dönemin bütün iktidarları.  Burada bir halkı suçlamak niyetinde değilim ama Ortadoğu da yaşanan gelişmeleri göz önünde tutarsak ve Türkiye’ de yükselen faşizm söylemlerinin artışını değerlendirecek olursak, empatiden yoksun bir toplum görmek mümkün. ‘Bir acıyı içten hissetmiyorsanız karşınızdaki toplumun neler çektiğini bilmeden konuşmak doğru bir tavır değildir. ‘

Yıllarca Suriye’ nin zulmünde kalan Kürtler, bugün elde ettikleri fırsatı o gün Bulgaristan’da yaşayan Türkler elde etseydi kim ne diyecekti çok merak ediyorum. Suriye’ de Kürtler kimliksiz, mülksüz, isimsiz ve adeta köle gibi yaşıyorlardı. O gün Bulgaristan’da yaşayan Türkler de aynı hukuksuzlukla mücadele ediyordu ve o gün şöyle anlatılıyordu.  Ülkede yaşayan Türklerin isimleri polis zoruyla Bulgar isimleriyle değiştirildi. Türkçe eğitim veren okullar, üniversitedeki Türk filolojisi bölümleri, Türkçe gazeteler ve camiler devlet emriyle kapatıldı. Çocukların sünnet ettirilmesi yasaklandı. Çocuklar bu yasağa rağmen sünnet ettirilip ettirilmediğini kontrol edilmek için zorla sağlık merkezlerine gönderildi. Mezar taşlarının üzerindeki Türkçe isimler yüzünden mezarlar yıkıldı, talan edildi. Türklerin Türk motifli giysiler giymeleri yasaklandı. Bu baskılara dayanamayıp protesto gösterileri yapan Türklerin üzerine askeri birliklerince ateş açıldı. Bulgarca isim almaya karşı çıkan Türkler Belene’deki toplama kampına gönderildi ‘ o dönemi baştan tarihsel bütünlüğü ile ele alırsak sanırım Sivas Kampı’nda yaşananları da bu acı olayların bir benzeri olarak gösterebiliriz. Sivas’ ta yaşananların ötesinde gidip Kürt toplumunun dramlarına daha çok örnekler de verilebilir. Fakat Sorun şu ki ortada bir hazımsızlık sorunu var, kabullenememe meselesi. Ben empati yapılması için bunları anlatmıyorum lakin birilerinin, gözle görülen somut olguları görmezden gelmesi midelerinde karın ağırsı yapacak kadar ağır bir hazımsızlık hastalığına neden olmuş. Bu hastalık sadece hükümette tek değil çoğu kimseleri içten içe rahatsız ediyor. 

Kısacası, Suriye’ de oluşan özerk Kürt bölgesine karşı tavır almadan yaşanan ortak dramlardan ders alıp birbirimizi anlamalıyız. Benim ki sadece naçizane bir hatırlatma. Eğer dönemin iktidarlarının yaptıkları yanlışlardan ders almayıp bir halkın gerçekliğini kabul etmezseniz, yarın Xezal ismini yasaklama cüretinde bulunan bir canavar iktidar daha yaratacaksınız ve bu iktidara başkaldıran militanlar doğuracaksınız. Suriye halkının bütünlüğünden yana olmak size düşmez, bunu Suriye topraklarında yaşayan her millet, kendi iradesiyle karar verir.  Dönemin iktidarı AKP’nin burada takınacağı tavır, yarın ortaya çıkacak olan iyi ya da kötü dış politikalarının temellerini oluşturmaktır.  Kürt fobisi yaratmanın sadece Dünya kamuoyunda düştükleri korkunun komedisini ortaya koyuyor.  Değişen Ortadoğu dengelerine karşı gelmeye çalışarak ‘Kürtler özerk olamaz’ demektense, bu yönde alternatif siyasi ve ekonomik politikalar üretin. Gerekli ticari, diplomatik, siyasi manevranızı pozitif yönde belirleyin.  O zaman korkularınızın ne kadar yersiz olduğunun farkında varacaksınız. Toplumu da bu paranoyadan kurtaracaksınız. En azından bunu yapma gayreti içinde olun.

                                                                                                       Sertaç Tarhan

                                                                                          sertac_tarhan@hotmail.com 




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur