DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

Dünya kamuoyuna Kürdistani ortak mutabakat deklere edilmeli



Kurdinfo:23:01 - 21/7/2012

Kürd halkının güneşe olan yolculuğunda rüyalarını süsleyen, güzelleştiren, yaşamına güç katan Erbil-Kamışlo-Diyaribekir-Muhabad bileşimini esas alan Kürd ulusal konferansı acil olarak yapılmalıdır. Ortak mutabakat dünya kamuoyuna deklere edilmelidir.


Bir önceki yazımda Ortadoğu'da suların alttan alta ısınmaya başladığını söylemiştim. Dünyadaki küresel elitlerin bölgemizde ön gördükleri değişim ve dönüşümün kürtler lehine yaratabileceği sonuçları üzerinde durmuştum. Aradan geçen 9 aylık süre zarfında suların ısınması artık alttan alta değil üste vurarak kaynamaya başladığı görülmektedir.

 

Uluslararası sömürge statüsünde olan Kürdistan coğrafyasının yeraltı ve yerüstü zenginliklerine sahip olma potansiyelinden dolayı, bölgedeki sıcak gelişmelerden Kürdistan potansiyeli dikkate alınmadan dönüşümün istikrarlı ön koşulları yaratılamaz.

            

Gerek küresel dengeler açısından ve gerekse bölgesel güç için çok hasas stratejik konuma haiz olan Suriye'de ön görülen dönüşümün biçimi kanlı mı olsun, kansız mı olsun, operasyonlar sezeryanlamı olsun yoksa iç sancılarlamı olsun sorunları enine boyuna hesaplanarak, uluslararası ve bölgesel dengeler üzerinden çok yönlü hummalı pazarlıklar başlamıştır.

           

Ortadoğu ve Kürdistan coğrafyasını kapsayan "yeni yol haritası"(diğer bir deyiş ile bölgenin yeniden paylaşılıp dizayn edilmesi) ön görülen zaman ve kapsamda kendi mecrası içinde adım adım şekillenecektir. Bu sürecin kurucular kurulu ve yönetmeni bellidir. Adı'da küresel elitlerdir. Oyunun oyuncuları olan şahlar, vezirler, turuva atları ve piyonları ise yerel, bölgesel güçlerdir.

 

Aktörlerin üstleneceği roller öylesine birbiri ile uyumlu, birbirlerine paralel şekillenmez akibetleri ise sonuçları itibari ile kimilerini rezil, kimilerini ise vezir yapar. Kiminin suyu kaynar, kiminin ipi çekilir, kimileride yeni tahtlarına oturur.

 

Değişim ve dönüşümün mentalitesi; insani değerlere dayalı, insan merkezli, vicdan, hak-hukuk, adalet değerlerine dayalı demokratik, katılımcı yönetim biçimlerini öngörmüyor. Değişim ve dönüşümlerde öngörülen temel gereksinim; 21.yy'in sermaye aktarımı, üretim, zengin petrol-gaz kaynaklarının aktarım güvencesini esas alacak yönetim biçimlerini yaratılması sorunudur. Elitler adına onlar için bu kaynaklara bekçilik yapabilecek yönetimleri iktidara taşıyabilme sorunudur.

            

Bu meyanda Suriye ve Batı Kürdistanında öngörülen değişim ve dönüşümden Kürt halkı'da nasiplenmek istiyorsa yelkenlerini 21.yy'n esen rüzgarlarına uyumlu ve ona göre yelken ayarlarını,duruşlarını belirlemeli uzun soluklu politikalar geliştirmelidir.Zaman daralıyor Batı Kürdistan'da statü dahil ulusal haklarına kavuşa bilmenin tarihsel olduğu gibi objektif ve subjektif imkanları mevcuttur.

            

Yüzyıllardır bölünüp parçalanan Kürdistan parçalarında hiçbir dönemde bugünkü kadar imkanlar elverişli olmamıştır. Doğu ve Batı Kürdistan parçalarında statü elde etme dahil kendi kendini yönete bilmenin imkanlarına ulaşılabilinir. Yeterki küresel elitlerin "ilgi" ve arzularının önünde ayak bağı olmasınlar. Yani ulusal düşünebilme ufkuna dayalı, süreçle uyumlu, bütünlüklü, Kürdistani duruşlar gösterilsin.

            

Uluslararası küresel elitlerin stratejik yönelimlerinde Türkiye sürecin bu aşamasında onların müttefiği konumunda, onlarla paralel, onlarla uyumlu bir süreci yaşıyor. Türkiye'de Kürd sorununun çözümü,statü elde etmek yerine, sistem içinde muhafaza edilerek daha çok bireysel hak ve özgürlüklere dayalı, kültürel bağlamda anayasal haklara kavuşturulması ile sınırlıdır.

 

Türkiyede gerek AKP hükümeti ve gerekse Kürd ulusal muhalefetinin güç bileşiminin ekseriyetini temsil eden PKK-BDP muhalefeti ile 6-7 yıldan beri yürütülen OSLO görüşmelerinin sonuçları itibari ile ulaşılan ancak bağlayıcılığı dahi olmayan mutabakat metini zaten statü elde etmeyi öngörmüyordu. Daha çok sistem içinde kalarak anayasal yurttaşlık hakları ile sınırlı kalıyordu. Zaten AKP hükümetinin " Kürd sorununun çözümü" politikasına ve argumanları dikkatlice gözlemlenirse yaklaşımının temel politikası sistem içinde, sisteme entegre olabilmenin alt yapısını oluşturma ekseninde yürütülüyor .

 

AKP hükümetinin dönem dönem Kürdlerin yurttaşlık haklarından kaynaklanan iyileştirmelere giderek, çözüm algısının merkezi olabilmesini yaratıp seçmenin desteğine ulaşabilme isteği ile orantılı ve yine kamuoyunun arz talep denge algısı içinde zik-zaklarla güvenlikçi yaklaşımlarla denge ayarlı, Kürd sorununu zamana yayarak çözümden ziyade örgütlü Kürd potansiyelini tasfiye etme, parçalama, birbirine düşürme, böl-yönet politikasını sürdürdüğü söylenebilinir. Kürd sorununun çözümü için MİT, İMRALI, AKP, KANDİL, OSLO görüşmelerinin sonuçları sadece KCK operasyonları ile, seçilmiş Kürd yöneticilerinin tutuklanması ve Uludere katliamı olmuştur.

            

Bölgede baş gösteren değişim-dönüşüm sürecinde muazzam potansiyele sahip olan Kürd halkının elde edebileceği yeni statü imkanlarının olası sonuçları karşısında telaşa, sıtmaya tutulan Türkiye yeniden MİT, İMRALI, AKP görüşme temasına dayalı Kürdi Hicaz makamından, farklı farklı frekanslardan hummalı çalışmalara başlaması boşuna değildir.

            

Avni Özgüder'in Kandil röportajından, Leyla Zana'nın başbakana endeksli güven mesajına, Abdullah Öcalan'ın adalet bakanlığına yazdığı şikayet mektubuna, oradan Kemal Burkay'ın "imralı'yı öteleyen Kandil analizine" oradanda Kürd kartı ile CHP Kurultayı'na çıkartma yapan şövalyeci Kemal Kılıçdaroğlunun aydınlık Türkiyenin geleceğine dönük içi boş manifestosuna, tüm bunlar öyle birbirinden kopuk gelişmeler olmadığı gibi hayre alamette değildir. Kürd sorununun olası statü elde edebilme olasılığı telaşına kapılan iktidarı ve ana muhalefetinin yeniden Lozanvari politikalarla aşk-ı memnu Kürd sevdalanmaları boşuna değildir.

            

Küresel ve bölgesel güçlerce Suriye'de yaratılan ve giderek tüm Suriye halklarını sarmalayan sıcak gelişmelerin bölgeyi top yekün etkisi altına alabilecek alt-üst oluşların riskleride mevcuttur. Zaman daralıyor. Vakit geç olmadan dört parçadaki Kürd ulusal güçleri Güney Kürdistan öncülüğünde bütünlüklü ulusal çıkarlara uygun ortak politikalar, ortak paydada Kürd ulusal cephesini oluşturmalıdırlar. Sürecin tarihsel hasasiyeti bunu gerektiriyor.

           

Kürd halkının güneşe olan yolculuğunda rüyalarını süsleyen, güzelleştiren, yaşamına güç katan Erbil-Kamışlo-Diyaribekir-Muhabad bileşimini esas alan Kürd ulusal konferansı acil olarak yapılmalıdır. Ortak mutabakat dünya kamuoyuna deklere edilmelidir.

 

Saygılarımla........

 

 




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur