DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

Leyla Zana’nın açıklamalarına kulak vermek gerekir



Kurdinfo:22:48 - 19/6/2012

"AKP´ye güvenmek saflıktır demek" tek kelimeyle umacılar yaratmaktır. Ve aslında kendine olan güvensizliğin bir ifade biçimidir. Çünkü bu AK PARTİ´ye güvenmek veya güvenmemekle alakalı bir mesele değil.


Sayın Leyla Zana’nın yaptığı açıklama, Kürt siyasetinin yaşadığı açmazları aşma anlamında önemlidir. İki nedenle; hem  altını çizdiği noktalar ve hem de politik kimliği nedeniyle. Diğer bir yönü ise Kürtler arası ortak noktaları içermesidir. Çünkü; getirdiği eleştiri ve yeni yaklaşım tarzı, BDP dışında olan farklı siyasi çevreler, gelenekler ve aydınların sık sık dile getirdikleri eleştirilerdi. Bu açıklama bir anlamda Kürt ulusal birliğinin kodlarını da içermektedir. Açıklamayı bu yönüyle de değerlendirmek ve anlamlandırmak gerekir.

Fakat ne yazık ki BDP dışındaki çevrelerden gelen eleştiri ve öneriler yeterince yankı bulmadı veya hakaret olarak karşılık buldu.

"AKP'ye güvenmek saflıktır", "Leyla'yı Leyla yapan Mecnun Aşkıdır" gibi sıcağı sıcağına gelen ilk tepkilere bakıldığında sayın Leyla Zana’nın da diğer Kürtlerin uğradığı aynı akıbeti yaşama ihtimalini güçlü gözüküyor.

Bunun nedeni tüm argümanların olumsuzluklar üzerinden kurulmasıdır. Bu en kolaycı yöntemdir. Karşı tarafı anlama gibi bir yükten kurtarıyor insanı. Durum bu olunca, en kestirme yoldan elde mevcut olan klişeleşmiş cevaplar vererek işin içinden çıkma imkanını da beraberinde getiriyor. Eğer bunu retorikle de takviye ederseniz artık yapacağınız her durum tespitinden yeni bir siyaset çıkarırsınız. Bir gün “Bayrakla, Resmi Dille, Sınırlarla sorunumuz yok” deyip, Türkiye partisi olarak, Türkiye’nin yedi bölgesine yirmi küsur “Demokratik Özerklik” istersiniz, bir diğer gün ise “Duygu ve Düşüncede” Kürt olursunuz ve “Biz alternatifsiz değiliz, birlikte yaşamak zorunda değiliz” diyerek bu anlamda yeni siyasetler üreterek özgürlük alanınızı geliştirirsiniz.

Peki biz hangisine inanalım? Veya nereye kadar sürecek bu “Duygu ve Düşünce” arasındaki yer değişimi? İşin özeti bu gelgitler üzerinden siyaset üretiliyor.Her seferinde halka dönüp “karar verecek olan sizsiniz, işte çözüm burada!” gibi son derece profesyonel “Siyasetçi” söylemi  dolaşımdan eksik olmuyor.

Fakat halkı bu kadar sevmenin yanında bazen mızrak çuvala sığmıyor ve zaman zaman tezat durumlar da ortaya çıkıyor. Örneğin ölüm kuyularından çıkan  kemikleri toplayan acılı kadınların yalnızlığına kimse ses çıkarmıyor. Veya faili meçhul  davalar sessiz bir şekilde görülüyor ve tehdit edilen o yakınlarını kaybedenler yalnız kalıyor.

Kesintisiz ve süresi belli olmayan keskin bir ajitasyon maratonuna tabi tutulmuşuz. Ajitasyon aşaması bir türlü aşılmıyor. Oysaki Kürtlerin hamasetten çok barışa ve çözüme ihtiyacı vardır. Kürtlerin çözüm ve müzakere dengesini yakaladıkları bir gerçektir.Artık bu gerçekten kaçınılamaz.Kürt siyaseti ulusal birlik içinde, taleplerinde netleşerek bunları bir çözüm projesi olarak Kürt halkına sunup, inatla takipçisi olmalıdır. Dolasıyla çözümü olmayan  siyaset veya hareket hangi kutsal amaçlar arkasına sığınırsa sığınsın dejenerasyona uğramakla karşı karşıya kalacaktır.

Bu durum popülizmin dip yaptığı siyasi bir arabeske dönüşür. Tam da sayın Leyla Zana’nın belirttiği gibi “Kameralar önünde” bardak kırmalar, gerilla kıyafeti giyip polise taş atmalar bir siyaset tarzına dönüşerek normalleşir. Artık temel amaç kendini halka beğendirmeye dönüşür. Biri bize, bu tür hareketlerin Kürtlerin özgürlüğüne yaptığı katkıyı anlatsın da ikna olalım.

Altını kalın çizgilerle çizelim, böylesi tuhaf "fedakarlıklara" hiç gerek yok. Kürt halkının ezici çoğunluğu ulusal demokratik haklarının bilincine varmış ve hiç vazgeçmeye de niyeti yok.

Kaldı ki sorun sadece Kürtlerin esaretini anlatmaksa siyasetçi olmaya gerek yok. Tüm Kürtler bunları bir çırpıda en ince detayına kadar anlatır. Hatta siyaset dersi verecek kadar mükemmel analizlerde bulunur. Gerilla kıyafeti giyip polise taş atmayı veya bardak kırmayı da çok iyi başarır. Bu yüzden binlerce Kürt çocuğu hapishanelerde yatıyor.

Siyaset hele bir halkın ulusal demokratik talepler mücadelesi ise, sadece durum tespitlerinden ibaret değildir. Ve bu durum tespitinden çıkan olumsuzluklara vurgu yaparak çözüme varmak imkansızdır. Çünkü ulusal mücadele  ezilen ulus ile ezen ulusun partileri arasındaki tipik muhalefet-iktidar arasındaki mücadeleden farklıdır. Mesele AK PARTİ ile BDP arasındaki dar alana sıkıştırılamaz. CHP ve  AK PARTİ arasındaki mücadele iktidar muhalefet ilişkisidir ve biz Kürtlerin görevi iktidarları devirmek değil, çözüme zorlamaktır. Elbette yüz yıllardır demokratik ulusal hakları gasp edilmiş ve ağır bedeller ödeyen bir halk söz konusudur. Dramlarını ve maruz kaldıkları zulmü dile getirmek dünyaya duyurmak, duyarlılıklara önayak olmak  her Kürdün görevidir ve tabii ki  Kürt siyasetinin de birincil görevlerinden biridir. Ama bu çözüm programıyla birleştiği oranda sonuç alıcı olur. Tek başına sonu belirsiz bir yakınma haline dönüşür.

Bağımsızlık, Federasyon veya otonomi gibi taleplerin herhangi birinde karar kılınabilir. Bunların meşru muhatapları da belirlenir ve ısrarcı takipçisi olurlar. "AKP'ye güvenmek saflıktır demek" tek kelimeyle umacılar yaratmaktır. Ve aslında kendine olan güvensizliğin bir ifade biçimidir. Çünkü bu AK PARTİ'ye güvenmek veya güvenmemekle alakalı bir mesele değil. Tam aksine kendine güvenmektir. Sonuç olarak bu bir teslimiyet değil kendi gücüne olan güvenin veya inancın müzakereye hazır hale gelmesidir.




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur