DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

Değişmeyen Kemalist Cumhuriyet



Kurdinfo:23:36 - 25/5/2012

Halkları yok sayma ve ırkçılık Kemalist Cumhuriyetin tümelidir. Bu tümeli oluşturan tikeller Mümtaz soysal’lar ve İdris Naim Şahin’lerdir.


Son yıllarda Kemalist Cumhuriyetin tasfiyeye  uğradığını ve  yerine ikinci Cumhuriyetin ikame edildiği tartışmaları yaşanıyor.“İkinci Cumhuriyet” kavramını ilk ortaya atanların başında Mehmet Altan geliyor.İkinci Cumhuriyetin içeriğini ise ”İkinci Cumhuriyet” Cumhuriyeti “demokratik yapma” önerisi olarak  özetliyordu. Gördüğümüz kadarıyla Demokratik içeriğe kavuşturulmuş bir Cumhuriyet yok ortada. Bu durum ikinci Cumhuriyete geçiş olmadığı anlamına geliyor.

Ancak  her anlamda Fransa’ya benzemeye çalışan Kemalistler, birinci ve ikinci Cumhuriyet biçiminde numaralandırılmış Cumhuriyet tartışmalarını  benimseyerek,  geleneksel Fransız taklitlerine dayalı hünerlerini sergilemeye başladılar.Bu hüneri ustalıkla sergileyen  Kemalist sol, çözüldüğüne inandığı birinci Cumhuriyet ve “Cumhuriyet Değerleri” uğruna gözyaşı döküyor. Bu durumu gören Mümtaz Soysal,”Aslında sallantı falan yok. Şom ağızlılar dillerini tutsalar, bu, Cumhuriyetin bütün tehditleri rahatça  atlattığını herkes görecek.”(Cumhuriyet Gazetesi) Mümtaz Soysal’a katılmamak mümkün değil.

Öyle “sallantı falan” yok. Fakat bir kısım “şom ağızlı” Kemalist solcu-sosyalist veya komünist ne gözyaşını tutabiliyor, ne de dilini. En ufak kıpırtıya karşı “2.Cumhuriyet!” diye çığlık atıyorlar. Mümtaz Soysal gibi bir duayenin uyarıları bile onları teselli etmeye yetmiyor. Hezeyan halinde “Cumhuriyet Değerlerimi” isterim histerisine kaptırmışlar kendilerini.

Kemalist Cumhuriyet bitti mi? Tartışmalı bir soruya verdikleri en kestirme cevap; keskin bir evet oluyor.

Kemalist Cumhuriyetin tasfiye edildiği ve yerine ikinci bir Cumhuriyetin kurulduğu hiç de doğru değil; doğru olmadığı gibi bir niyet de yok ortada. Cumhuriyetin özüne zarar verecek bir sapma yok  ve  dolayısıyla sallantılı bir durum da söz konusu değildir. Kemalist Cumhuriyet tüm kurumları ve ideolojisiyle beraber yerli yerinde duruyor. Kuruluş felsefesinde yer alan ilkeler doğrultusunda yoluna devam ediyor. Bu anlamda Kemalist solun kopardığı fırtına gerçeklerlerle  örtüşmüyor.

Elbette bir takım  değişikliklere gidilmiş veya gidiliyor.Ama kesinlikle bu değişikler Kemalist Cumhuriyeti tasfiye amaçlı değil.

Olup bitenler bütün  devlet ve toplumların siyasi yaşamında yer alan olağan  hareketlilikler veya  değişimlerdir.Olması gereken olağan bir süreçtir. Bütün devlet ve toplumlar yeniliğe ihtiyaç duyarlar  ve mutlaka isteyerek veya istemeyerek de  olsa bir takım yeniliklere gitmek zorunda kalırlar.Değişikler restorasyon ve tahkim amaçlı olabileceği gibi  eskiyi köklü bir değişim ve dönüşüme de  tabi tutma amacını güdebilir. Birinci ve ikinci Cumhuriyet arasındaki farkı ortaya koyacak olan, değişimin niteliğidir. Başka bir ifadeyle değişim grafiğinin yönünü tayin eden, değişimin amacıdır. Amaç, aynı zamanda değişimin sınırını ve çapını da belirler. Birinci ve ikinci Cumhuriyetten  söz edebilmek için  birinci ve ikinci Cumhuriyet arasında yaşanan  kopuşun derinliğine bakmak gerekir. Eğer bu derinlik uzlaşmaz ve eskinin reddi üzerine inşa edilen bir Cumhuriyete tekabül ediyorsa, elbette bu yeni bir durumu ifade eder.

Ancak son on yılda yaşanan değişikliklerin  derinliği ve kapsamı  Kemalist Cumhuriyeti aşacak niteliklere sahip değildir. Kurulduğu ilk günden beri hangi amaç ve ilklere dayanıyorsa yine o dayanaklar üzerinde varlığını sürdürüyor.Çok fazla geri gitmeye veya  örneğe  gerek yok.Kemalist Cumhuriyetin ikinci Cumhuriyete geçiş yapmadığının en sağlam kanıtı;

İdris Naim Şahin gibi şahsiyetlerin varlığıdır. Diğer yandan Mümtaz Soysal’ın milliyetçi pasları ikinci Cumhuriyet iddialarını bir anda çökertmeye yetiyor. Halkları yok sayma ve ırkçılık Kemalist Cumhuriyetin tümelidir. Bu tümeli oluşturan tikeller Mümtaz soysal’lar ve İdris Naim Şahin’lerdir. Biri Atatürk dönemin içişleri bakanı Şükrü Kaya’dır, biri de Mahmut Esad  Bozkurt’tur. 1920  ile 2012 Cumhuriyetinin özdeş olduğunun kanıtıdır. İdris Naim şahin’in Roboski katliamı için Kürtlerin kaçakçılık yaptığı ve eğer öldürülmeselerdi tutuklanacaklardı yaklaşımı ve Taksim’de Ermenilere yapılan hakaretlere dahil olması Kemalist Cumhuriyetin mükemmel ve eksiksiz  bir şekilde  yürüdüğünü göstermektedir.

Erdoğan'ın Kazakistan dönüşünde düzenlediği basın toplantısında Roboski katliamı konusunda İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'e sahip çıkmasından dolayı çok memnun olan Türkiye Cumhuriyetinin mümtaz şahsiyeti Mümtaz Soysal, memnuniyetini şu sözlerle ifade etti: "Başbakan tam bir Atatürkçü gibi konuştu. Çünkü bizce Atatürk'ün en önemli inançlarından biri 'millet' kavramına olan bağlılığıdır. Başbakan'ın da Kürt meselesinde söyledikleri millet kavramının güzelliğinde söylenmiş sözlerdir."

(www.marksist.org/)Yukarıda  da belirtildiği  gibi durumu doğru tahlil eden Mümtaz Soysal’dır. Mümtaz Soysal başta Kürtler olmak üzere halklara  karşı düşmanca  tutumu ve  ırkçı-faşist kimliği belirgin olan bir kişiliktir.Kürtlere karşı her tür düşmanlık onun için kıymetlidir.Ve aynı zamanda Kemalist Cumhuriyetin tipik bir temsilcisidir. Kimin “Atatürk’ çü gibi konuştu” ğunu çok iyi bilen, analiz eden ve Cumhuriyetin tehlikede olup olmadığını bilen biridir

Mümtaz Soysal milliyetçi yaklaşımın laiklikten çok daha önemli olduğunu ve milliyetçi-ırkçı bir duruşun laiklik demek olduğunu bilen biridir  ve tercihini ırkçı-milliyetçi taraftan yana kullanıyor. Öyle uyduruk ve yüzeysel  laiklik tartışmasına girmiyor. Mümtaz Soysal’ın   Başbakan ve İçişleri Bakanına yaptığı övgünün altında yatan neden, Kürtlere karşı aynı cephede yer almaktır.Mümtaz Soysal gibiler şunu çok iyi biliyorlar; Kürtlerin özgürlüğü bir çok şeyin sonunu getirecek.Bundan dolayı da mümkün olduğu kadar hükümetin  milliyetçi- ırkçı çizgide ilerlemesine destek veriyorlar.Onun için hükümeti övgülere boğarak “gerçek Atatürk’çü” olarak taltif ediyor.Bu övgülerin ortaya çıkardığı  durum;  iktidarın siyasi rotasının milliyetçi Kemalist yönden ilerleyişine devam ettiğidir. Tek millet,tek bayrak, tek dil ve tek vatandan zerre kadar taviz vermiyorlar.Kemalist Cumhuriyet dediğimiz olgu  bunlardan oluşmaktadır. İktidar aktörlerinin değişmesi, Cumhuriyetin kuruluş felsefesindeki mantalitenin değişmesi anlamına  gelmiyor.

Kof bir gürültüyle ikinci Cumhuriyet iddiasında bulunanlar Recep Peker soludur. Bu sol Mümtaz Soysaldan da daha geridir. Mümtaz Soysal bunları boşuna “şom ağızlı” olarak nitelendirmiyor.

baykan.56@gmail.com




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur