DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

Bütün renkler kirleniyordu önceliği beyaza verdiler



Kurdinfo:21:58 - 11/4/2012

Derdimi meramım renklerle çizgilerle anlatmaya, halkıma ve ülkeme buradan bel vermeye çalışıyorum.


Gözümü kürt siyasetinin içinde açtım, yaklaşık onbeş yıldır resim yapıyorum. Derdimi meramım renklerle çizgilerle anlatmaya, halkıma ve ülkeme buradan bel vermeye çalışıyorum. Kürt kimliğim ve estetik anlayışımdan kaynaklı bir duruş yaratmaya çalışıyorum. Kah egemenler tarafından yolum kesiliyor, kah  ilkel dost bildiklerim tarafından... İnatla, ısrarla yürüyüşümü, yolculuğumu sürdürüyorum. 

   

Türk sanat çevrelerinin defalarca ırkçı-şöven saldırılarının muhatabı oldum. Türk sanat çevreleri denilebilir ki Kemalizimden, Ittihat Terakicilikten kendini kurtaramadığı için bir kürdün ilkeli duruşunu ülkesine ve halkına bağlılığını anlamıyorlar, anlamazlıktan geliyorlar. 

   

Diyorlar ki kürdün sanatı yada sanat anlayışı olmaz. Esasta sömürgeci politikada kendini kürdün devleti olmaz, ülkesi olmaz anlayışı üzerinden inşa etmiyor mu? Muhalif olması gereken sanat, sömürgeci devlet anlayışına paralel yürüyüşünü yüzyıllardır sürdürüyor. Bu çöplükte palazlanan sanat anlayışı evrensel anlamda yokları oynuyor. 111 seçilmiş kürt şahsiyetinden oluşan "Navderên kurd" sergisini İstanbul da sergileyecek salon bulamadım. Devlete göre bu şahsiyetler asi, eşkiya ya da teröristi... Bunu yüksek sesle telafuz ediyordu. Sanat çevreleri sinsice ve iki yüzlülükle gözlerimizin içine baka baka bin dereden su getirip yalan söylüyorlardı. Israrlı çabalarıma, üstelemelerime rağmen tutumlarını sürdürdüler. 

   

Kendilerinden uzak durmam gerektiği kanısına vardım. Kürt siyasal dünyasının yaşadığı yanlızlığı, ketumluğu kürt sanatçısı olarak bulunduğum semtte yaşadım. Anladım ve gördüm ki; yolumu kendim bulacağım. Kürt siyasal yapılarına da mesafeli kalarak yol almaya çalışıyorum. Ülke gerçekliğine bağlı kalarak, bağımsızlığıma özen göstererek evrensel dili yakalamaya çalıştım. "Ismarlama sanatı öldürür" diyen Dostoyeveski'nin bu anlayışı bana rehberlik ediyor. 

   

Kürt siyaset dünyası (solcuları) büyük bir kibirle burnundan kıl aldırmıyor. Alçak dağları ben yarattım edasını sürdürüyor. Sözünün üstüne söz, kendi emeğinin üstüne emek kabul etmiyor. Öteki emekleri ya yok sayıyor yada istismar edip görmezden geliyor. Siyaset dünyası pragmatist yolculuğuna devam ediyor. İşine geldiği yerde sanatçıyı alkışlıyor, işine geldiği yerde sanatçıyı yok sayıyor. Bu durum kürtlerde kendini daha çok ortaya koyuyor. Sanat ve sanatçının halleri her türden zorluklarla devam ediyor. Onun içindir ki "Bir karşı yazgıdır sanat" A. Camus. 

 

13 yıl önce Esenkent'e taşındık. Esenkent'in farklı bir proje olduğunu düşünüyorduk. Aydınlar, solcular, muhalifler öbek öbek buraya göçüyorlardı. Burada rahat bir çalışma ortamı bulabileceğimizi düşünüyorduk eşim ve ben. Ama kazın ayağı öyle değildi. Gerçek anlamda burası Gürbüz Çapan imparatorluğu idi. Herkes bir şekilde Gürbüz Çapan'a biat etmişti.

 

Bu çevrede belediyelerde sergilere ve başka ressam arkadaşlarla festivalere katıldım. Kürt ve Kürdistani duruşum bu çevreleri oldukça rahatsız etti. Herkesin  (Kürtler ve Türkler ) Çapan'ın kapısında sıra beklediğinde biz evallah etmedik. Sonra ki zamanlarda Çapan'ın. Ergenekon davasıyla anılması ve tutuklanması dün kendini göklere çıkaranların, ittifakın ortak belediye başkan adayı olarak atayanların ve kürtlerin önlerine koyanların bu gün yüzleri kızarıp vicdanları sızlamıyor mu?

 

HADEP ve SHP ittifakında kürt kimliğimizden ötürü istemeye istemeye seçim çalışmalarına katıldık. Bu esnada arka bloğumuzda oturan Ayşe Çengiz (gerçek soyadı nedir bilmiyorum) isimli kadını tanıdım. Kürt karşıtı biriydi. Atatürkçü Düşünce Dernegi, Çağdaş Yaşam Derneği ve CHP'ye gidip geliyordu. Cumhuriyet mitinglerine katılıyordu. Her fırsatta ırkçı ve şövenist olduğumuzu söylüyordu. Densiz, düşünce yoksulu, tutarsız, her deliğe girip çıkan biriydi. Uzak durmaya çalıştım. Kapıdan kovuyordum pencereden giriyordu. Herşeyi merak etmesi, herşeye kulak kabartması beni oldukça rahatsız etmişti. Benim için özel olan bir dostumu benden habersiz ziyaret etmesi, benim arkadaşım olarak Siverek'in köyüne gitmesi bu yoksul ve acılar yaşamış aileyi ziyaret etmesi bizi delirtti. Eşim aradı ve uyardı. Bende hayatımdan silip çıkardım.

 

Ne oldu? Ne değişti? Bilmiyorum... Bugünü-dünü soru işaretleriyle dolu Ayşe Cengiz kendini KÜRT-KAV'a yamamış durumda. 8 Mart kutlamaları organize ediyor, yaşam radyoyu kendine mekan tutmuş durumda. İsmail Beşikçi Wakfında, GÜNSİAD'ın Çırağan Sarayındaki Newroz kutlamalarında vs. Bu çevredeki her kürdün evine girip çıkıyor. Her kürdün işini gücünü çok merak ediyor. Kendini kürt kadınlarını yönetme histerisine kaptırmış. Ona göre kürtler bir bilmez halktırlar. Ayşe gibilerinin de onları yönetmesi işin doğası gereğidir.

 

Eskilerde DEP döneminde İstanbul İl Örgütünde Tülay Geyik diye biri vardı. Özgürlük yolu çevresinde epeyi göklere çıkarılmıştı. Nereden gelmişti, kimdi, geçmişi neydi, şimdi ne yapıyor, bilen yok... Bu da böylesine bir vaka!

 

Örnektir diye anıyorum. KCK yapılanmasında ki MİT mensubu sayısı dudakları uçuklatacak kadarken, dikkatsizlik ve kadınlı-erkekli bu kadar ileri gitmelere doğrusu anlam veremiyorum.

   

Kürt kurumları, kişilikleri böylesine özensiz davranma hakkını nereden buluyorlar? Değerli kürt kadınlarına haksızlık olmuyor mu? Kendilerini Ayşe Cengiz konusunda usulünce uyarmıştım. Şimdi kamuoyu önünde yeniden uyarıyorum, Ayşe Cengiz'den uzak durun. Kürt kültürünü, sanatını, edebiyatını, tarihini, dilini bilmez. Ayrıca kürt dostu da değildir. 

 

Yoksa aklıma o kadim söz gene düşeçek "KÜRDÜN BAHÇESİNDEKİ HARDAL ACIDIR" kirliliğin üstünü kapatmak, örtbas  etmek, yok saymak yada koruyup kollamak kirli insanların harcıdır. Kürt dünyası yanı başındaki analarının, bacılarının, kadınlarının, kızlarının önünü açsın ve hakkını teslim etsin. Onlardaki cevheri açığa çıkarsın. Kendini çok ilerilere taşıyacaktır. İn midir, cin midir? Ne olduğu belli olmayan tiplerin bize katacağı hiç birşeyi yok ve olmayacakta. Tarihimize baktığımızda hep bu tür hataları göreceğiz. Bu hatalardan ders almamız gerekiyor.

                

"GELÊ KU JİNÊN WAN NEZAN IN MERÊN WAN BINDEST Û XIZAN IN"  

 

 Ressam Nevin Güngör Reşan




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur