DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

Müzakere ve ortak akılla birlik



Kurdinfo:10:50 - 10/4/2012

Kürtlerin ulusal birliğine dayalı güçlü bir temsiliyetin meşruluğu hükümeti müzakereye zorlayacaktır. Ulusal birlik, Kürt halkının bütün ulusal demokratik taleplerini ulusal ve uluslararası platformlarda meşrulaştıracaktır


Taraf  yazarı Sezin Öney, 3 Şubat 2012 tarihli köşe yazısında İrlanda (IRA) ve İngiltere  arasında yaşanan savaş, müzakere ve nihayetinde sağlanan barışın  serüvenini inceleyerek  “Barış aslında sorunların tamamen çözülmesi demek değil, problemlerin idare edilebilir hale getirilmesi anlamına geliyor.” diyerek önemli bir noktanın altını çiziyordu. Elbette savaşan tarafların “İdare edilebilir” durumdan ne anladıkları önemlidir. Ancak bu durum, diyaloğa engel teşkil edecek bir neden  değildir. Diyalog, çözüm bulma  veya mücadeleyi barışçıl bir şekilde sürdürme koşullarını değerlendirmek ve barış zeminini  oluşturma çabalarıdır. Bu bağlamda  ateşkes ve müzakereler  savaşın bittiği, mağlup  ve galiplerin tescil edildiği bir süreç  değil. Nihai çözüm hiç değil. Dolasıyla  en son safhada söylenmesi gereken ve yine en son safhada gündeme gelmesi beklenen noktaları  öne almak ve bu yönde açıklamalarda bulunmak  mümkün olduğu kadar kaçınılması  gereken  hassas bir süreçtir. Peşin hükümlerin sağlayacağı en büyük fayda,  kendi kabına zarar vermektir. Bu zararın da dönüp dönüp Kürtleri vurduğundan kimsenin kuşkusu olmasın.

Son 5-6 yıldır Kürt halkı bu döngüyü defalarca yaşadı ve yaşamaya devam ediyor. Önce bir ateşkes ilan ediliyor, ateşkese ömür biçiliyor ve arkasından gerekçeleri geliyor ve kısa süre sonra  kanlı  süreç tekrar başlıyor. Sonuçtan uzak  bir rutin söz konusudur. Dolasıyla ateşkes ve müzakereler  somut bir adıma dönüşmeden son buluyor. Peki Kürtler bir öncekinden daha iyi bir durumda mı? İleriye doğru bir hamle yaşanıyor mu?Ulusal demokratik hak talebinin sınırları mı genişliyor? Kesinlikle hayır!

Yaşadığımız koşulların bize sunduğu verilere baktığımızda, Kürt halkı, bir önceki noktadan daha ileride değil.Yerinde sayıyor. Adeta  bir yürüme bandı üzerinde yapılan koşu gibidir içinde bulunduğumuz koşullar. Harcanan büyük efora karşılık elde kalan, ilerleme  yanılsamasıdır. Bu durum, Ulusal Demokratik Hak taleplerinde gerilemeyi getirdiği kadar   Kürt siyasetinde derin açmazların yaşanmasına da neden oluyor. Tekrarlar birbirini takip edip tıkanmaya neden oluyorsa, o siyasetin gözden geçirilmesi gerekir.

 Kürt siyaseti bu tıkanma ve açmazların önüne geçmek durumundadır.

“Ortak Akıl”, eğer  nicel sayıların toplamından ibaret değilse, bunun önüne geçmek için tam da   “Ortak Akılla Birlik” zamanı olduğu bilinmelidir. Bu açmazın panzehiri ulusal birliktir. Açmazlar ancak ulusal birlikle aşılabilir. Dünyada da ezilen uluslar ulusal birliklerini sağlamlaştırdıkları ölçüde başarılı olmuşlardır. Barışa da, savaşa da ve müzakerelere de ulusal birlik temelinde yaklaşılması gerekliliği konusunda tüm kesimler hemfikir olmak zorundadır.

Kürtlerin başarısı, Türkiye’deki yerleşik muhalefet tarzını terk etmekle mümkün olur. Kürtlerin muhalefeti, CHP veya başka  partilerin yürüttüğü muhalefetten farklı olmak durumundadır. Örneğin  “Etnik kimliğe dayalı siyaset yapıyorlar” suçlamalarına karşı “hayır biz kimlik siyaseti yapmıyoruz Türkiye partisiyiz ”tarzındaki savunmalar hem  inandırıcı değil, hem de gereksizdir. Yıllardır böyle bir kısır döngü yaşanıyor. Buna son verilmesi Kürtlerin çıkarınadır. Kürtlerin çıkarına olan, Kürt kimliğine dayalı siyaset yapmaktır. Ve buna bağlı olarak  ulusal birliğe dayalı temsil gücünü oluşturmaktır. Ulusal kimliğe dayalı bir temsil gücün varlığı  Kürtlerin muhalefetini farklı bir mecraya taşıyacaktır.

Bu anlamda Kürt siyasetinin, hükümetin Kürtlerle yeni müzakere kararını  gündemine alarak üzerinde etraflıca düşünmesi gerekir. Bu  yeni bir duruma tekabül ediyor. Hükümetin veya devletin iyi niyetli mi kötü niyetli mi ya da samimi mi değil mi tartışması doğru değil. Doğru bir siyaset, samimiyeti de samimiyetsizliği de  ortaya çıkaracaktır. Doğru hamleler dost ve ittifaklar profilini de genişletecektir. Bu aynı zamanda ikna gücü yüksek meşruiyet alanını genişletmek, hükümet veya devleti çözüme zorlamak demektir. Bundan dolayı hükümetin “Sivil temsilcilerle” müzakere açıklamalarını, ilk baştan mahkum edip  “Muhataplık” tartışması içine hapsetmek  kolaycılık olacaktır. Bu kolaycılığın arkasından gelebilecek bütün gerekçelerin ucuz propagandadan öteye geçemeyeceğinin altını kalın çizgilerle ayrıca çizmekte fayda var. Ve bunun arkasından  gelecek olanın sadece kötü ve kanlı bir  tekrar olacağını belirtelim.

Özellikle Türk medyasının, Kürt halkının ulusal demokratik mücadelesini dar bir alana sıkıştırıp meseleyi muhataplıkla sınırlandırmak gibi ciddi bir çabanın içinde olduğu gözleniyor.Kimin muhatap olacağı,kimin muhataplığı hak ettiği, kimin muhatap  olamayacağı veya kimin muhataplığa icazet vereceği tartışmaları Kürtleri tasnife tabi tutmaktır.Böylesi tartışmalar, Kürtler arası ayrışmayı ve  Kürtlerin mücadelesini ulusal karakterinden soyutlaştırmayı  amaçlar.

Unutmayalım ki mesele bir rekabet veya birilerini devre dışı bırakma meselesi değil. Önemli olan Kürtlerin özgürlüğüdür. Bu özgürlüğün sınırları muhataplık problemini de çözecektir. Ulusal demokratik hakların sınırını en iyi çizecek olan, Kürt ulusal güçlerinin ortak iradesidir. Öncelikle sınıfsal, ideolojik, grup veya parti ayrımına gitmeden, suçlamalar yerine karşılıklı saygıya dayalı  Kürtlerin en geniş mutabakatına dayanan bir temsil heyetini oluşturup yetkilendirmektir. Başta yeni Anayasa olmak üzere ve Kürtlerin tüm taleplerini blok olarak bu kurul veya heyet üstlenmelidir. Böyle bir ortak irade yani Kürtlerin ulusal birliğine dayalı güçlü bir temsiliyetin meşruluğu hükümeti müzakereye zorlayacaktır. Ulusal birlik, Kürt halkının bütün ulusal demokratik taleplerini ulusal ve uluslararası platformlarda meşrulaştıracaktır.

 




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur