DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

Türk Yargı Sistemi, Demokles’in Kılıcı ve Kendimi İhbar Ediyorum



Kurdinfo:23:27 - 14/3/2012

Ben Fars bir ananın ve Kürt bir babanın evliliğinden 1950 yılında Kürdistan’ da dünyaya gelmiş ve kendisini Kürt olarak kabul eden birisiyim


 

Uzun yıllardır Kürtlere karşı çifte standart uygulayan Türk yargı sistemi 13/03/2012 tarihinde Kürt olarak dünyaya gelmenin karşılığının ceza çekmek/yemek olduğunu bir kere daha kanıtladı.

 

Anılan günde Türk yargı sisteminin iki farklı mahkemesinde iki farklı karara şahit olduk.

 

Birincisi bir Kürt gencinin yerel bir mahkemede Kürtçe savunma yapma isteğine karşılık kendisine verilen cezaya, avukatı vasıtasıyla Yargıtay’a yaptığı itirazın geçerli sayılmayıp yerel mahkemenin kararının Yargıtay’ ca onanması yani Kürt gencinin kendi ana diliyle savunma yapma isteğinin cezalandırılması ve en önemlisi de bu kararın T.C mahkemelerinde bir içtihat sayılarak tüm Kürtlere şamil kılınması.

 

İkincisi ise Ergenekon terör örgütü bağlantılı Oda Tv davasından yargılanan Nedim Şener, Ahmet Şık ve iki sözde gazetecinin tahliyeleriyle sonuçlanan Silivri’ deki mahkeme kararı.

 

Bu iki örnekten de Türk yargı sisteminde muazzam bir çifte standardın ve her Kürt insanına karşı ırkçı faşist bir önyargının olduğu tartışmasız görülmektedir. Bu anlamda Türk yargı sistemi en masum Kürdün dahi başında Demokles’ in kılıcı gibi her zaman sallanmaktadır.

 

Birinci olayda suçlanan kişinin sadece anadilini kullanmak istediği için cezalandırılmasında ve yıllarca zindanlarda çürümeye terk edilmesinde bir beis görülmezken; ikinci olaydaki kişi devletin müesses nizamını zora dayalı ve parlamenter sistemi yok sayarak darbe yoluyla değiştirmek istese bile aidiyetinin Türk olması nedeniyle mevcut ırkçı yargı sisteminde dikkate değer bir ayrıcalığa tabi tutulmakta ve tahliye edilebilmektedir.

 

Bu iki farklı yaklaşım bana 1970’ li yıllarda önemli bir Türk devlet yetkilisinin ‘‘bu ülkeye komünizm gelecekse onu da biz Türkler getiririz’’ sözünü hatırlatıyor.  

 

Elbette ki Kürdistan devrimcileri yani bizler hiç kimsenin anti demokratik yöntemlerle cezalandırılmasını istemiyoruz. Etnik kökeni ve siyasal anlayışı ne olursa olsun insanların düşüncelerinden dolayı zindanlara atılmalarından veya özgürlüklerinden yoksun bırakılmalarından yana değiliz. Ancak bizler böyle düşünüyor olsak bile kazın ayağının bizim istediğimiz tarzda olmadığı da ayan beyan ortada.

 

Son Yargıtay kararında açıklanan ve herhangi bir Kürt siyasetçisi veya insanının şahsında tüm Kürdistanlı zanlılara uygulanacak ve içtihat özelliği taşıyan aşağıda yazılı evrensel hukuka aykırı kararı şiddetle kınıyor ve yine bir altta sayacağım suçları ömür boyu işleyeceğimi beyan ederek kendimi ihbar ediyorum.

 

Son Yargıtay kararı aynen şöyledir:

 

 ‘‘T.C hudutları dâhilinde dünyaya gelmiş, T.C kimliği taşıyan ve okuryazar olan her kişi mahkemelerde ve diğer kamu kurumlarında ancak Türkçe konuşarak kendini savunabilir. Hiç kimsenin başka bir dille (Kürtçe) kendini savunma hakkı yoktur ve kullanamaz.’’

 

Bu karar T.C hudutları dâhilinde dünyaya gelmiş ve okuryazar olan her kişiyi zorunlu olarak Türk saymakta ve T.C mahkemelerinde kendi ana diliyle (Kürtçe) savunma hakkını yasaklamaktadır.

 

 

 

KENDİMİ İHBAR EDİYORUM

 

Ben Fars bir ananın ve Kürt bir babanın evliliğinden 1950 yılında Kürdistan’ da dünyaya gelmiş ve kendisini Kürt olarak kabul eden birisiyim.

 

Mensubu olduğum aile Kürtlerin atalarına ait topraklarda Kürt halkının insan olmaktan kaynaklı en doğal hakkını kullanarak Kürtlerin kendi kaderini kendisinin tayin etmesi ve işgal edilmiş topraklarını özgürleştirmek üzere 1927 yılından itibaren Ağrı hareketinde aktif görev almış ve o tarihten itibaren 18 yılı İran’ da 3 yılı Kayseri’ de olmak üzere toplam 21 yıl sürgün ve zindan hayatı yaşamıştır.

 

Atalarımın haklı olarak başlattığı ve büyük bedel ve emekler vererek yaptıkları bu mücadeleye ben de inanıp iman ettiğim için yaklaşık 42 yıldır Kürtlerin kendi kaderlerini kendilerinin tayin etmelerinin ve kendi topraklarında özgür yaşamalarının kavgasını amatör bir ruh ve profesyonel bir anlayışla büyük bedeller ödeyerek ve acılar çekerek vermekteyim.

 

Kürt olduğum halde bana reva görülen ret, inkâr ve zulüm politikaları ve aynı zamanda dayatılan koşullardan dolayı Türkçeye Kürtçeden daha fazla hâkimim ancak bu hiçbir zaman benim tercihim ve isteğimle olmamıştır. Kendi anadilim olan Kürtçeyi daha çok seviyorum. Türkleşmeyi aklımdan bile geçirmediğim için Kürtlerin özgürleşmesi kavgasının her aşamasında bulundum. Eğer bütün bunlar suç ise ömrümün sonuna kadar bu suçları işlemeye devam edeceğimi açıkça beyan ediyorum.

 

 Saygılarımla

 

 

14/03/2012 İSTANBUL

 

               

 

                

 




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur