DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

Yeni Anaysanın Kürtler için anlamı



Kurdinfo:11:02 - 6/3/2012

Öncelikle her şeye damgasını vuran, “değişmez, ezeli ve ebedi” misyonu yüklenen kutsal Türklük ’idea’sının yerine tüm gruplarına dayalı temsiliyet ikame edilmelidir.


Antik Roma Cumhuriyeti eşit olmayan yurttaşlardan oluşuyordu.Soylu ve  imtiyazlı  yurttaşlar, yönetim kademelerinde yer alarak iktidarın oluşmasında söz sahibiydiler. Öte yandan,  yurttaşların bir kısmı  ise seçme ve seçilme hakkına sahip değildiler. Ekonomik ve siyasal hakların kullanımını da imtiyazlar belirliyordu. Plebler, imtiyazsız ikinci sınıf yurttaşlar kategorisinde yer alıyorlardı. Plebler  bu duruma birkaç defa isyan ettiler. İsyan ettiklerinde,Roma’nın Aventinus Tepesine çekiliyorlardı.Aventinus tepesine ordugahlarını kurup oradan özgürlüğe yürüyorlardı.Ancak bu isyanlardan sonra Plebler kendi meclislerini kurabildiler ve söz sahibi oldular.

Galiba yükseklere çekilerek kendini özgür ve güvende hissetmek ezilenlerin ortak ruh halidir. Dünyada bütün ezilenler bu yolu yürümüşlerdir.

Türkiye Cumhuriyeti daha kuruluş aşamasından itibaren  kendi Pleblerini yaratma  ideolojisi  üzerinde inşa edildi.Kürtlerin ret ve inkarı üzerinde inşa edilen Türkiye Cumhuriyetinin Plebleri de Kürtler oldu. Ezilenlerin yaşadığı o  “Ruh halinden” çıkma fırsatını hiç yakalayamadılar.Kendi dilleriyle konuşmaları dahi yasaklandı. Kürtler bu duruma defalarca isyan edip kendi  “Aventinus”larına çekildiler.

 Bundan dolayı da çok ağır bedeller ödediler. Yanmış yıkılmış köyler, katliamlar, sürgünler, kan akan dereler, ağır bombardımanlar altında inleyen bir coğrafya. Ve katliamlar ve asimilasyon.Kürt kültürüne ve diline dair ne varsa  yasak ve asimilasyona tabi tutuldu.

Türkleştirme operasyonunda İttihatçılar ciddi anlamda ön açıcı oldular. Katliam, göç ve mübadele yoluyla önemli mesafeler katedildi.

Bundan sonrası ise Türkiye Cumhuriyetinin adeta tümeli gibi duran önemli üç figürün öncülüğünde yön tayin edildi..

Resmi,özerk veya gayri resmi tüm kurumlar onlardan   pay alarak  şekillendiler.İcat ettikleri Türklük standardının uygulanmadığı hiçbir alan kalmadı.Toplum ve bireyler bu standartlara tabi tutuldu. Tüm etnik kimliklerin yasaklandığı, sadece Türklerin olduğu  bir tasarım harikası yaratıldı

Bu tasarım harikasının figürleri, Afet İnan, Reşit Galip ve Mahmut Esat Bozkurt’tur.

Türkiye Cumhuriyetinin eğitim sistemi, dili, tarihi, kültürü ve hukuku bu üç kişi  tarafından dizayn edildi.. Siyaset ise zaten emin ellerdeydi ve  siyasete yön verenler  bunları görevlendirdi.

Üçü de Atatürk’ün  yakın çevresinden ve çok güvendiği isimlerdi.Onun için  tam yetkiyle icraatlarını ifa ettiler.

Birinin elinde mezrosu kafatası ölçerek  standart Türk tipi arayışına giriyor,biri  adalet ve hukuk adına Türk tipi standartı dışında kalanlara köle statüsü veriyor, bir diğeri de çocuklarını severken aşka gelip “Andımız”ı kaleme alarak, sağ kurtulan farklı etnik kimlikteki halkların çocuklarını  her sabah varlıklarını Türk varlığına kurban etmeye mecbur etti.

Atatürk’ün  huzurunda toplanan dil kurultayında söz  alan Dr. Reşit Galip,”On yedi milyon Anadolu Türk’ü” içinde ancak yüzde 10’nun Türkçeyi  anladığından şikayet ediyor. Bu tespit ve önerileri çok ciddiye alınıyor ve işleri hal yoluna koyması için, kısa bir süre  sonra Milli eğitim bakanlığına getiriliyor. Reşit Galip, yüzde doksanı Türkçeyi  bilmeyen veya anlamayan insanlara Türkçe öğretmek ve Türkleştirmek için  vazifesini hevesle ifa ediyor. Tabii Reşit Galip’in verdiği oranı baz aldığımızda, Türkçeyi bilmeyen veya anlamayan  yüzde doksan gibi yüksek bir oran söz konusudur.Bu yüzde doksanlık oran yüzde 10’nun konuştuğu dili konuşmak, öğrenmek ve Türkleşmek zorunda kalıyor.

Türklük, Türkleştirme ve Türklüğün egemenliği olarak özetlenebilecek devlet aygıtı  ve onu destekleyecek  gerekçelerden oluşan bir fikir dünyası yaratılıyor. Türkiye Cumhuriyetinin bütün Anayasaları bu fikir dünyasının ürünüdürler. Türklükle başlar ve Türklükle biter. Yurttaş sayılmanın birinci koşulu Türk olmaktır. 90 yıl önceden Mahmut Esat Bozkurt’ ların  çerçevesini çizdiği  “Safkan  Türk”ün egemenliğine dayanan Anayasalarla yönetiliyoruz. Bundan sonrası için mızrağın  çuvala sığmayacağı anlaşılıyor. Artık M..Esat Bozkurt’un  Türk olmayanlara dayattığı “Köle”lik  kriterlerinin aşıldığı konusunda herkes hemfikirdir.

Bu “kriterler” Kürtler tarafından zaten hiçbir zaman kabul görmedi. Kürtlerin eşitlik, özgürlük ve adalet talepleri güncelliğini ve aciliyetini hep korudu. Dolaysıyla Kürtler için yeni Anayasa yapma fikri, Kürtlerin eşitlik, özgürlük ve adalet talebinin kabul edilmesi veya  müzakeresi demektir. Kürtler yıllardır bu taleplerini her platformda dile getiriyorlar. Yeni Anayasa talep eden bütün kesimlerin beklenti ve talepleri farklıdır. Herkes bulunduğu yerden bir anlam yüklüyor. Kürt sorununun barışçıl demokratik yollardan çözülmesinin kilidi olabilecekse Kürtler için anlamlı olacaktır. Yeni Anayasa  Kürtlerin kendi ulusal demokratik haklarına kavuşmasının önünü açacak bir misyonu bir  temel hedef olarak önüne  koyduğu oranda Kürtler değer biçip sahiplenecektir. Açıkçası Kürtleri tatmin etmeyen bir Anayasanın meşruluk problemi olacaktır..Çünkü,anti demokratik uygulamaların muhatabı hep Kürtler olmuştur. Dolaylı veya dolaysız  bir çok ırkçı anti demokratik uygulama ve yasaların varlığı Kürtler için hazırda tutuluyor. Onun için Türkiye’de bir çok mesele Kürtlere endekslenmiştir. Kürtlerin özgürlüğü, bir çok sorunu çözeceği gibi demokratik ortamın oluşmasına ve değişik çevrelerin özgür olmasına da neden. Eğer Kürtler özgürleşirse, bir çok etnik renk, değişik fikirler  yeniden kendini ifade etme olanağı bulacak ve  demokratik ortama zenginlik katacaktır. Özetle Kürtlerin özgürleşmesi başkalarının da özgürce kendi kimlikleriyle siyasal ve kültürel haklarını kullanması demektir.

Tüm halkların, dinsel grupların ve farklı fikirlerin özgürce siyasal ve yaşamda kendilerini özgürce ifade edebilmelerinin temel koşulu, ırkçılığın mahkum edilmesiyle mümkün olacaktır.  Öncelikle her şeye damgasını vuran, “değişmez, ezeli ve ebedi”  misyonu yüklenen kutsal Türklük  ’idea’sının yerine tüm  gruplarına dayalı temsiliyet ikame edilmelidir. Geçmişin hatalarını telafi etme adına yapılan bütün haksızlıkları gidermek ve son  30 yılda işlenen katliamcıların yakalanıp cezalandırılmasıyla yeni bir başlangıcın kapısını açacaktır.

Yeni Anayasa  kökten değişim şiarıyla yola çıkmak durumundadır. Köklü hedeften yoksun bir Anayasanın yeni  olması mümkün değil,tam aksine eskinin tekrarı olmaktan öte bir anlam ifade etmeyecektir.

 




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur