DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

AKP tekçi mi? Tekbirci mi?



Kurdinfo:22:58 - 3/3/2012

Şu ana kadar hiçbir Türk’ün Kürdistan bölgesinde birinin Türk olduğu için linç girişimine uğradığı haberini duymadım. Diyarbakır, Ağrı, Van, Muş, Batman gibi doğu illerinde sırf MHP’li olduğu için linç edileni de görmedim.


Yazının başlığını bir anlam bütünlüğü içerisinde değerlendirirsek eğer,  bu başlığın ilk sorusu ile şimdiye kadar neler olduğundan söz edebiliriz. AKP Tekçi bir zihniyete sahip mi?

Bazı toplumsal değişimleri göz önünde tutarsak, sormuş olduğum sorunun cevabını almak aşikârdır. AKP hükümeti, Türkiye yükünü sırtına ilk aldığı günden itibaren, yürütmüş olduğu politika paralelinde sosyal refah düzeyindeki değişimler, dış ilişkiler, iç problemler gibi rasyonel sonuçlar, Türkiye toplumunun ‘tekçi ‘ bir zihniyeti benimseyip benimsemediğini ortaya çıkarır. Bunu sosyolojik sonuçlar ve bilimsel verilerle ortaya çıkarabiliriz. Örneğin 30 yıldır bir mahallede yaşıyorsunuz, bu mahalleye geldiğiniz ilk günden bugüne baktığınızda, 30 yıl önceki komşunuzla olan diyalog veya diğer ortak insani ilişkilerinizde farklılıklar ve dengesizlikler varsa, bunun temellerini ülkenin yaşam koşullarının ve değişimlerinin sonuçları olduğunu görürsünüz. Dolaysıyla ‘tekçi ‘ bir iktidar zihniyeti varsa 10 yıllık komşunuzla olan ilişkinizi değerlendire bilirsiniz. Bu sosyolojik gerçeklik, ülkenin içerisindeki değişimin belgelerini ortaya koyuyor ise, Türkiye’de son 10 yıl içerisinde yaşanan linç olaylarını da belli bir temele oturtur diye düşünüyorum. İlk patlak veren olayı tam olarak bilemiyorum ama Bursa, Aydın, İzmir, Muğla, İstanbul, Hatay, Samsun, Konya gibi birçok ilde Kürtlere yönelik yapılan saldırıları unutmak mümkün değil. Ben şuana kadar hiçbir Türk’ün Kürdistan bölgesinde birinin Türk olduğu için linç girişimine uğradığı haberini duymadım. Diyarbakır, Ağrı, Van, Muş, Batman gibi doğu illerinde sırf MHP’li olduğu için linç edileni de görmedim. Ki görmek değil, duymak bile istenilecek bir durum söz konusu olamaz. Fakat bazı gerçekleri söylemenin, yapılan hataları önleyeceği kanısındayım. Bundan dolayı toplum hayatının; mahalle, sokak, iş ve diğer ortak yaşam alanlarındaki değişimleri bütünü ile olmasa da %51 oranındaki değişimi dönemin iktidarına aittir. İktidar partisinin bundan sonra yapacağı rasyonel değişikliklerin tümü tekrar tekrar sosyolojik alanda değerlendirilecektir. Bu AKP’nin sürekli yapacağı bir hata olmayabilir ama biran önce tekçilik anlayışından kopup, girmiş olduğu bu yanlış kulvarın dışına çıkmalıdır.

Bir diğer sorumun cevabını da aynı paralelde, yani sosyal değişmişleri göz önünde tutarak değerlendirmeye çalışacağım. AKP ‘tekbirci’ bir zihniyete sahip mi?

Konuya fazla uzatmadan ve bu sorunun cevabını tereddüt etmeden; AKP’nin ‘tekbir’ anlayışından asla vazgeçmeyeceğini söyleyebilirim. Bu konudaki duruşları aslında yapmış oldukları onlarca tutuklamalarla ortaya çıkabiliyor. Yine olaya şöyle bir örnek vermek gerekirse; Ben ilk cemaat evlerini duyunca şaşırmıştım. ‘Abiler-Ablalar’ vardı ki halen de var. Bunlar din dersleri ve belli kişilerin video görüntülerini izletiyorlardı. Sıkı bir örgütlenmeyle hareket etiklerini o günden beri biliyordum. Bugüne baktığımızda ise Gülen Hareketi, bundan 30 yıl önce temellerini atmış derin bir dini yapılanmadır. Hatta bu temelleri daha eskilere de dayandırmak mümkündür. Lakin söz konusu örgütlülük ve tutuklamalar çerçevesinde sadece belli kesimlerin elden geçirilip tutuklanması ve hiçbir suretle dini örgütlenmelere karşı gelinmemesi tuhaftır. Aslında tuhaf olan tekbirci zihniyetin demokrasi anlayışıdır. Sadece imanı olana(iktidara göre) örgütlülük hakkı tanımak, özgür bırakmak ve sadece onlara demokratik zemin hazırlamak yanlışın, telafisi olmayanıdır. Diğer bir yandan başörtülü, başörtüsüz toplum tartışması da bu iktidar döneminde hız kazanan ve oy yükseltme aracı olarak kullanılan diğer bir gerçekliktir.

Bu iki perspektifte bugünkü iktidarın yaptıklarını bütünüyle değerlendirirsek eğer elde edeceğimiz sonuç kuvvetle muhtemeldir ki, AKP iktidarı yanlışların üzerinde yürümektedir. Dolayısıyla şimdiye kadar yaptıkları doğrular varsa bile, hatalarının gölgesinde kalacak ve bir gün elbet mevcut koltuğundan gönderilmeye mahkûm edilecektir. Demokrasi anlayışları, TEK veya TEKBİR zihniyetiyle devam ederse kendi vesayetlerini yaratmaktan başka bir işe yaramayacaktır.

                                                                                                                                                                                                                                          sertac_tarhan@hotmail.com




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur