DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

İsmail Beşikçi Vakfi´nin tanıtımından izlenimler



Kurdinfo:13:16 - 27/2/2012

Osman BAYDEMİR´in deflarca tekrarladığı TİFAQ, TİFAQ, TİFAQ sözlerini alkışlayanlar ve aykırı olduğununu düşündükleri Sn. İbrahim GÜÇLÜ nün ismine bile tahammül edememeleri ne kadar çağdaş


(Farklılıkları tahammül etmek, bir kültür ve ahlak sorunu)

 

25.02.2012 Pazar günü Diyarbakır Büyük şehir belediyesinde İsmail BEŞİKÇİ vakfının kurucuları tarafından, vakıfı tanıtıcı bir programı uygulandı. Doğrusu kurucuların bu özverili çalışmalarını takdir etmek, saygı duymak ve katkı sunmak her kürdün görevi ve sorumluluğudur. Zira İsmail BEŞİKÇİ KürtolmayanKürtolarak tanımlanmakla yetinilecek bir şahsiyet değildir, Kürt ulusal meselesine duyarlılığı ve bilim adamı duruşu ile Kürt ve Kürdistan konusunu önceliklerin başında tutmuş, bu konuda kitapları, makaleleri, konferans ve söylemleri objektif  ve Kürtler adına siyaset yapan bir çok kurumdan daha gerçekçi ve cesurdur. Ayrıca bu realiteden hareketle her açıklama, kitap ve makalesi yargılama nedeni olmuş, en kötü koşullarda bile geri adım atmadan bu gerçekliğin arkasında durmuştur. Ömrünün büyük bir bölümünü (17 yıl) ını Kürt ve Kürdistan ile ilgili tesbit ve yazılarından dolayı ceza evlerinde geçiren Sn. Beşikçi, halen devam eden davalarıda hiçbir şekilde doğruluğuna inandığı konulardan geri adım atma veya hızını düşürmede caydırıcı olabileceğini düşünmeden inandığı doğruları söylemeye, yazmaya devam etmektedir. Bu kısa profilinden anlaşılacağı üzere yaşamını Kürthalkına adayan gerçek bir bilim adamı.

     

Bu, Kürt olmayan ve Kürt ulusuna yaşamını her alanda feda eden bilim adamına Kürt siyasetçi, aydın ve akademisyenlerin, bırakın ona bakış açısını, onu tanıdıkları konusu bile kuşkuludur. Kürt tarihi, kültürü ve siyaseti ile ilgilenen, (istisnalar hariç) bir parmak işareti ile onbinleri sokağa dökenler dahil, bu bilim adamının adını duymak ve cezaevlerinde yattığını sadece duyumların ötesinde, hakkında ne bildiği, yazdığı katapları geçelim, makale veya mahkeme savunmalarının  kaç tanesine haberdardır acaba? Sözüm tüm Kürt siyasetçilerinedir, ulusumuzun davasını bu kadar özveri ile üslenen bir bilim adamına yaklaşmımız, bu mu olmalı? Bırakın vefa veya Kürtlere dostluğunu, ulusal meselemize gösterdiği hassasiyet ve bilimsel çalışmalar ile yaptığı tesbitlerden yararlanan kaç siyasetçimiz vardır acaba?

         

Vakıfı kuran ve bu konuda gerek fiili gerekse maddi katkıları olan Kürt şahsiyetlerine minnet ve şükran duygularımı ifade etmek isterim, zira Kürtlerin, biraz olsun bu konuda sorumluluğunu yerine getirmişlerdir, yüzümüzü ağartmışlardır, bunun devamı ve geliştirilmesi içinde üzerimize çok şey düştüğünü biz Kürtler artık göreceğimize ve üzerimize düşeni yapacağımıza olan umudumu korumak isterim.

      

Vakıfın tanıtımı programından sonra, Diyarbakır Büyükşehir Belediye başkanı Sn.Osman BAYDEMİR in Kürtçe yaptığı konuşmayı her Kürt siyasetçisinin dinlemsini ve özümsemesini isterdim. Sn. Baydemir gerek vakıf ile ilgili yapacağı katkıları gerekse Kürtlerin siyasi farklılıkları ile birlikte nihai hedefler konusundaki ittfakın altını çizmesi, (bu konuda, düşüncesini Ahmedê Xanê akademisinin açılışındada dillendirmişti) bu konudaki samimiyetini vurgu, ses tonu ve mimiklerinden anlamak mümkündü. Şeyh Sait, Seyit Rıza, Qadî Muhammed, Mele Mustafa ê nemir (BARZANİ)  gibi ölümsüz Kürt liderlerini anarken de Mazlum DOĞAN ve Necmettin BÜYÜKKAYA gibi canfidaları anarken de farklılıklarımızla nihai hedefe ittifakı dillendirmesi salonda büyük ilgi ve alkış aldı.

    

İttifak konusu çok ciddi ve  başka bir yazı konusu olmakla beraber, burada ittifak kavramından, Kürtlerin ne anladığını refleksleri ile görmek mümkündür. Genel olarak İttifak, ilkeli, somut amaçlar, çalışma takvimi ve bu takvime uyarak çalışmayı gerektiren bir  durumdur, Kürtlerde ise ittifak konusunda bilinçaltına girmiş çok tehlikeli bir durum söz konudur. Maalesef  Kürtlerin ittifak anlayışı refleksel bir yaklaşımdır ve PKK/BDP ye biat etme refleksidir. Bunu söylerken; amacım hiç kimseyi incitmek değil, sosyal bir gerçekliğin altını çizmek ve bu konuda ikinci kez düşünmemizi gerekliliğini hatırlatmaktır.

     

Vakıfın tanıtım programının son bölümünde katılımcılara beş dakikayı aşmamak üzere söz hakkı verilmesi ve ilk konuşmayı yapmak üzere Sn. İbrahim GÜÇLÜ'nün  isminin anons edilmesi, Kürt siyasetinin aklı selim, hedeflere yönelik ve koşullara göre yürümediğini, aksine refleks ve maalesef hiçbir mantıklı açıklaması olamayacak bir reflekse yürütüldüğünün açık bir göstergesi olarak algıladığım; başta Sn. İbrahim GÜÇLÜ nün eski yol arkadaşları olmak üzere salonun yarısından çoğunun salonu terk ettiğini üzülerek gördük. Aslında salonu terk etmeleri ile Kürt siyasetinin ve siyaset yaptığını zanneden zavallıların durumunu bir kez daha gördük. İbrahim GÜÇLܒnün düşüncelerini beğenmeyebilirsiniz (ki çoğuna ben de katılmıyorum) İbrahim GÜÇLÜ'yü sevmek zorundada değilsiniz ama konuşacağı konuyu dahi dinlemeden, bir protesto edası ile solunu terk eden siyaset zavallılarının kendilerini tatmine yönelik olan bu davranışlarının Kürt ulusal mücadelesine katkısının olamayacağını anlama kapasitesindende endişe ediyorum. Sn. Osman BAYDEMİR'in deflarca tekrarladığı TİFAQ, TİFAQ, TİFAQ  sözlerini alkışlayanlar ve aykırı olduğununu düşündükleri Sn. İbrahim GÜÇLÜ'nün ismine bile tahammül edememeleri ne kadar çağdaş, ne kadar uygar, ne kadar ittifaktan yana ve farklılıkları ne kadar tahammül ettiklerini göstererek Kürt ulusal meselesinin bu kadar bedele rağmen bir yere varamamasının nedenininde ifadesidir.

 

Hoşunuza gitmesede, sizi şoke etsede farklı düşünceleri dinleme ve anlama yeteneği gösteremeyen bir toplumdan, hele hele toplumu yönettiğini iddia edenlerden hiçbir şey çıkmayacağından, toplumu artık kandırmaktan vaz geçmeleri, onurlu bir davranış olacağını düşünüyorum.

  




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur