DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

İktidar karşıtlığı ve müttefiklik



Kurdinfo:10:19 - 15/2/2012

Statükoyu korumak adına iktidar karşıtlığı yapanların amacı, ne Kürtlerle dostluktur ne de Kürtlerin özgürlüğüdür. Tam aksine Kürtler üzerindeki zulmü daha da arttıracak bir iktidar arayışıdır


Ergenekon’un deşifre edilmesi herkes için bir kırılma noktası oldu. Kürtler, Ermeniler, Türkler, sağcılar ve solcular arasında tartışma ve ayrışmalara neden olan bir miladın da adı oldu.  On yıl öncesi ve sonrasının müttefik ve bileşenlerinin profili değişti. Farklı kulvarlarda kulaç atan kişi ve siyasi gruplar ya müttefik oldu, ya da birbirinden uzaklaşarak zıt cephelere savruldular. Kürt  siyasetinde yaşanan  sert tartışma ve irtifa kaybının nedeni de, aslında, Derin Devlet’e veya Ergenekon’a yaklaşım farklılığından dolayıdır.

Türkiye’nin bu gerçekliği hiç kimseye tarafsız  kalma  hakkını tanımıyor. Bu ülkede yaşayan herkes ya mağdurdur ya da mağduriyete neden olan iktidarlara angaje olmuşlardır.

Onun için bu gerçeğin farkında olan herkes kendi meşrebince tartışmaya dahil oluyor veya dahil olmak zorunda kalıyor.

Kürtler penceresinden bakıldığında, Ergenekon tutuklananlarının kimlikleri, Kürtlerin  taraf olması için yeterli bir nedendir. Katliamcıların yakalanıp cezalandırılmaları, Kürtlerin ulusal demokratik mücadelesinin daha ileriye  sıçrama yapmasına ve Kürt sorununun barışçıl yöntemlerle  çözülmesine  katkı sunacaktır

Tarafsız olmak daha çok faili meçhul cinayet araştırmalarının üstünün örtülmesine, tutuklanan ırkçı faşistlerin serbest bırakılmasına hizmet edecektir.

Dolaysıyla bu süreci  tarihsel bir hesaplaşmanın başlangıcı olarak  görmek gerekir. Çünkü; son 30  yılda  katliam ve faili meçhul cinayetlerin  tarihsel bir arka planı vardır. Bu arka plan,   90 yıla tekabül ediyor. Bu süreç hiç de masum olmayan, halkların dram ve katliamlarıyla geçen 90 yılla hesaplaşma platformu olmalıdır.

Ergenekon’cu  cephenin ana omurgasını oluşturan Kemalistler ve Kemalizmin  sağ- sol versiyonları  bu gerçeğin farkındadırlar.

Statükonun kıpırdatılmasına dahi asla  tahammül etmiyorlar. Kendilerini Devletin kurucusu ve sahibi olarak gören bu  cephe, devletin tüm kademelerinde etkin olan bir gücü de temsil etmektedir. Aynı şekilde sokaklarda cinayet işlemeye ve lince hazır bir sokak gücü de her zaman mevcudiyetini korumaktadır. Tabii medyaya, siyasi partilere, sendikalara, meslek odalarına ve üniversitelere  kadar yayılmış  bir hayli geniş örgütlenme ağına sahiptirler.. Bu anlamda yüksek bir propaganda ve olayları manipüle   edecek  entelektüel birikim ve güce sahiptirler. Amiyane deyimle “İt İzini At İzine” çevirecek ustalık ve tecrübenin mirasçısıdırlar.

 Meseleyi ölüm kalım mücadelesine çevirmiş durumdalar. Cumhuriyete ve Cumhuriyetin yarattığı değerlerine  karşı saldırı olarak algıladıkları bir takım gelişmelere karşı topyekun saldırı pozisyonuna girmişlerdir. Bir anlamda haksız da sayılmazlar,çünkü iktidar dayanaklarını kaybediyorlar. Bundan dolayı  Cumhuriyeti  koruma adına harekete geçilerek  manipülasiyon ve propagandaya hız verildi. Her renkten ırkçı- faşist kendince teşhislerde bulunuyor. ”Gerici,Bölücü, Türkiye Cumhuriyeti temeline dinamit koyma, Amerikan uşağı, Cumhuriyet değerleri,Devrim kanunları” v.b değerlendirmelerin bini bir para. .Aslına bakılırsa bu teşhisler, değişik ideolojik akımların argümanlarıdır. Siyasi olarak karşıt olmaları beklenir, ama öyle değil.Tam aksine sömürgeci güdüler hepsini ortaklaştırıyor.

Birleştirici harç, milliyetçilik veya  ulusalcılıktır. Muhafazakarı,  Komünisti, Sosyal Demokratı, Saygın Hukukçusu aynı cephede yerlerini alıyorlar. Galiba Ergenekon’un karakteristik özelliği, değişik ideolojileri kendi içinde eritme yeteneğidir. Ve yine  Kemalizmin “sahiplen, asimle et ve içini boşalt” yöntemleri büyük bir ustalıkla  dolaşıma sokulmuştur .Ergenekon’u  özetleyen bu temel özelliklerdir. 

Bazen anti faşist olmak,bazen faili meçhullerin aydınlatılmasından yana olmak, bazen sivil vesayet karşıtı olmak,Düşünce Özgürlüğünden yana olmak,Tutuklu Gazetecilerin özgürlüğünü talep etmek gibi etkinlikler içinde yer aldıkları görülüyor. Asıl amaç  Ergenekon tutuklulularını bu kategorilere dahil etmek ve hedef şaşırtmaktır.Özellikle son zamanlarda bu yönde büyük çaba harcandığı gözleniyor. Her platformda görülmeye başladılar.

Örneğin  “Tutuklu Gazeteciler” isimli gazetenin bileşenleri insanı fazlasıyla şaşırtıyor. Bir yandan Musul’un işgal edilmesini isteyen ve bunu  “Tutuklu Gazeteciler” gazetesindeki köşesinde yazan Yalçın Küçük, solcu laflar eden Soner Yalçın, Tuncay Özkan, Mustafa Balbay gibi Ergenekon tutukluları,.öte yanda  ise KCK tutuklusu Ragıp Zarakolu ve Kürt gazeteciler. Bunları aynı gazetede buluşturanmortak payda nedir? Veya böyle bir projeye kim öncülük ediyor?  Kürtlere karşı iğrenç ırkçı yaklaşımlarını saklamayan ve Kürtler üzerindeki esareti gerekçelendirenlerin  özgürlüğü birinci gündem maddesi olarak lanse ediliyor. İktidar karşıtlığı veya  tutuklu olmak birliktelik için yeterli midir?

İktidar karşıtlığı ve tutukluluk müttefik olmak için yeterli bir neden değil. Statükoyu  korumak adına iktidar karşıtlığı yapanların amacı, ne Kürtlerle dostluktur ne de Kürtlerin özgürlüğüdür. Tam aksine Kürtler üzerindeki zulmü daha da arttıracak bir iktidar arayışıdır.

Ergenekon tutuklularının suç dosyaları bu arayışlarla doludur. Suçlarını teşhir etmek her Kürdün temel görevidir.




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur