DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

Umut ve beklentilerimizi karartmayın



Kurdinfo:22:18 - 14/2/2012

Kürdistani politikalar geliştirmek tüm Kürt parti, örgüt, kanaat önderleri, sivil toplum kuruluşlarının ortak sorumluluğudur.


 

Dünyadaki küresel güçlerin gerek bölgemizde ve gerekse Türkiyede öngördükleri yeni politik ve askeri hamlelerin yaratacağı etkinin sonuçları itibari ile, sular alttan alta şimdiden iyice ısınmaya başladı.

 

Ortadoğu coğrafyasının yeniden dizayn edilmesinde bölgedeki tüm güçler muhtemel gelişmelere karşı kendi çıkarları için yeni pozisyonlar ve yeni politikalar geliştiriyorlar.

Kürt halkının 40 milyonu aşan nüfusu ile, dört ayrı parçaya bölünmüş olması nedeni ile yaratılacak sonuçlardanda en çok Kürt halkı etkilenecektir.

         

Küreselleşme sürecinin ulaştığı internet ve sosyal etkileşim ve bütünleşme imkanları ortak insan değerleri olan hak-hukuk-adalet gibi ortak değerlere ulaşma imkanları sunuyor. Bu bağlamda gerek Türkiyenin demokratikleşmesi sorunu ve gerekse Kürt halkının hak ve özgürlük taleplerinin elde edilmesi sorunu, bir bütün olarak Türk ve Kürt halkının birbirine paralel, birbirini tamamlayan politikalar oluşturmaları ile mümkündür.

 

Uluslararası sömürge politikaları sonucu dört parçaya bölünen Kürdistan coğrafyası üzerinde, farklı farklı politik rüzgarlar estiriliyor. Estirilen bu küresel ve bölgesel rüzgarlara karşı zaman geç olmadan, Kürt halkının temsilcisi olan örgüt ve partilerin "ortak bir Kürdistani politika ile" yelkenlerini ayarlaması gerekiyor. Pragmatisk politikalar üzerinden yürütülen küresel ve bölgesel çıkarlara karşı, Kürdistani güçlerde real olabilecek pragmatisk politikalar yaratmalıdırlar.

         

Tek ırk, tek ideoloji, tek inanç mentalitesi üzerine inşaa edilen kemalist, ceberut, ulus-devlet mantığının 80 yıldır bastıramadığı, yok edemediği Kürt halkının hak ve özgürlük mücadelesinin çözümünü bekleyen sorunlar on yıllık AKP iktidarını zorluyor. Özellikle 12 Temmuz seçimlerinden önce ve sonraki süreçlerde AKP iktidarının vaat ettikleri pozisyondan dönerek, yeni dönemde yeni güvenlik politikalara dayalı Kürt sorunun çözümünü zorlaştıran yeni politikalarla çözümsüzlüğü dayatıyor. AKP iktidarı yandaş medyayıda arkasına alarak, aynı merkezli farklı frekanslardan farklı algılar yaratarak, kamuoyunu yanıltma, böl-yönet amaçlı maniklasyonlara zemin yaratmak,Türkiye demokrasi güçlerine ve Kürt ulusal mücadelesine yeni tuzaklar oluşturuluyor.

         

Devlet-İmralı süreci ile başlayan şefaflıktan uzak Kürt sorununa çözüm arayışı ve daha sonra AKP-İmralı veya Mit-İmralı sürecinin sonuçları itibarı ile söylersek çözümden ziyade çözümsüzlük, tasfiyeye imkan yaratma, yok etme, Kürt ulusal demokratik muhalefetinin içine nifak tohumları ekerek böl-yönet politikalarla Kürt ulusal muhalefetini tuzaklara düşürerek,çözümsüzlük politikalarını dayatıyor.

         

Tam da bu kaos ortamının yaşandığı süreçte, sayın Kemal Burkay'ın ülkeye dönüşü pozitif beklentilerden dolayı sevinçle karşılandı. Yani sayın Kemal Burkay'ın dönüşü, ondan beklentiler onun kişisel duruşundan ziyade, dağınık olan Kürt ulusal muhalefetine sunacağı birleştirici katkının beklentisi ağır basıyordu. Beklentiler daha çok ortak bir Kürt politikasının oluşumuna dönük, empati-dialog sürecini yaratarak, ortak paydalarda buluşma beklenti ve umutlardı.

          

Görülünenlere ve yaşananlara bakıldığında beklentilerimiz kursaklarımızda kaldı. Özellikle son dönemlerde belli Kürt şahsiyet, örgüt, parti ve kaanat önderleri arasında yaşananlar ve birbirlerine karşı geliştirdikleri söylem ve üsluplar, geçmişin dar, grupçu fenomenleri üzerinde birbirlerini yıpratma, eleştiri adı altında telafisi zor olan, seviyesi düşük, getirisi-götürüsü hesaplanmadan birbirlerini yıpratma söylemleri doğru bir yaklaşım tarzı değildir. Bu türden gündemler halkımızın beklentilerinin çok gerisinde, lüzumsüs, gereksiz gündemlerdir.

         

Sayın Kemal Burkay'ın ülkeye dönüşü devlet projesidir yaklaşımı ile PKK'yi devlet kurdurtu yaklaşımı bir madalyonun birbirini tamamlayan aynı dozajdaki "ekstirem" olan iki yüzüdür. Bu tür yaklaşımlar yaşanan sürecin sorumluluk gerektiren ruhuna uymuyor. Ödenen bedellerinde karşılığı da olamaz. Altı mayınlarla döşenmiş, egemen medyaya malzeme olma Kürt halkının beklentilerinden uzak hiçbir getirisi olmayan söylemlerden kaçınmak gerekir. İnancım odurki ve Kürt halkının temenisi biran önce bu tür ekstrem ithamlardan taraflar kendilerini arındırırlar. Gerek bölgemizde ve gerekse Türkiyede yaşanan sürecin vahameti gereği tüm Kürt ulusal muhalefeti ortak Kürdistani politikalarla ortak duruş sergilemelidirler.

        

12 Eylül 1980 öncesi süreçte PKK'nin kendi dışındaki Kürt hareketlerini sindirme, ezme, diktacı yönelimi ne kadar zararlıydıysa bugünkü süreçte PKK'yi devlet kurdurttu yaklaşımıda adeta rüzgara karşı yumruk düellosuna girme sevdasıdır. Sayın Kemal Burkay'ın ülkeye dönüşü devlet projesidir yaklaşımı da, ulusal bütünlüklü sorumluluktan korkma, kaçma duruşudur. Sekter alışkanlıklardır.

        

Küresel ve bölgesel güçlerin Kürdistan coğrafyasında yaratmak istedikleri değişim-dönüşüm sürecinin yaşandığı bugünkü süreçte dahi, bir elin parmak sayısı kadar diyebileceğimiz Kürt parti ve kanaat önderlerinin Allah için bir defaya mahsus olsa dahi bir araya gelip görüşememiş olmaları bir talihsizlik değilmidir. Saygı değer Kürt parti başkanları ve kanaat önderleri şunu unutmayınki Kürtlerin devletler gibi hiçbir yasama-yürütme, yargı kurumları ve bakanlıkları yoktur. Varsa yoksa Kürt halkının beklentileri sizlersiniz. Tüm umutlarınıda sizlere bağlamışlardır.

       

Özellikle son haftalarda Türkiye’nin gündemine bir bomba gibi düşen MIT müşteşarının ifadeye çağrılması ile başlayan kriz ve onun arka perdesinde saklı olan " AMAÇLANAN " yönelimi detaylıca incelendiğinde oynanmak istenen Bizansvari entirikalardan çok büyük neticeler çıkarılmalıdır.

       

Geçmişin tarihsel aynasına baktığımızda, Kürdistan coğrafyasının dört devlet arasında küresel güçlerce tanzim edilip, Kürtlerin statüsüz bırakılmasının en büyük nedeni, Kürtlerin ulusal bütünlüklü politikalardan yoksun olmasından kaynaklandığı görülecektir.

      

Kürdistan coğrafyasında tarih tekerür edebilir. Tüm seçeneklere açık olmak, tüm seçeneklere karşı ortak Kürdistani politikalar geliştirmek tüm Kürt parti, örgüt, kanaat önderleri, sivil toplum kuruluşlarının ortak sorumluluğudur. Kürt halkı çok bedeller ödedi. Umutları sizlersiniz. Umut ve beklentileri karartmayın.................

 

 

 




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur