DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

Dr. Şıvan- Sait Elçi-Süleyman Muînî ve Kürt Trajedisi



Kurdinfo:12:43 - 3/2/2012

Selahattin Ali Arik tarfından yazılan ve Perî Yayınları’nın Tarih&Biyografi serisi altınta yeni yayınlanan kitap, daha piyasaya sürülmeden büyük yankı yarattı.


Dr. Şıvan

Sait Elçi-Süleyman Muînî

ve Kürt Trajedisi

(1960-1975)

adıyla Selahattin Ali Arik tarfından yazılan ve

Perî Yayınları’nın Tarih&Biyografi serisi altınta yeni yayınlanan kitap, daha piyasaya sürülmeden büyük yankı yarattı. Dr. Şıvan’nın şehit edilişinin 40. yılıdönümü olan 26.Kasım 2011 tarihinde piyasaya sürülmesi, kitaba olan ilgiyi Kürt Kamuoyunda üst düzeye çıkardı.

Kürdistan tarihinde ‘kara bir sayfa’ olan, Dr.Şıvan, Çeko, Brûsk, Sait Elçi ve arkadaşları’nin şahadetleri Kürdistan’nın resmi çevrelerince hala bir açıklamanın yapılmış olmaması mezarlarının hala kayıp olması, Kürt kamu oyunun vicdanını rahatsız etmektedir. Bu rahatsızlığın yarattığı duygu, bu karanlık olaya konulan tabu, hakkında söylenen her söz, yazılan her yazı, kamuoyunun ilgisini çekmektedir.

Diğer ilgi çeken nokta kitabın yazarı Selahattin Ali Arik olmuştur. Daha önce yazarlar dünyasında adını duymadığımız Selahattin Ali Arik; yazın hayatına bu kitapla başlamiş oluyor. Kamuoyunda; bu trajik olayların içinde veya tanık olanların böylesi bir kitap yazabileceği beklentisi vardı. Genelde Kürt, özelde Dr.Şıvan’ siyasetî konusunda kimse yazma cesaretini  bu güne kadar gösteremedi. Selahattin Ali Arik böylesi ağır yükü omuzladı ve başardı. Okuyucuların Kürt ve Ortadoğu konusunda baş vuracakları temel bir eser yarattı.

 Yazar kitabına şu sözlerle başlıyor:’ Siyasal nedenlerden dolayı; Kürtler tarafından öldürülen Kürtler hakkında bir şeyler yazmak kolay değildir. Siyasal, örgütsel ve ‘vatanî’ çıkarlar adına on binlerce Kürt imha edildi ve yine aynı nedenlerle bu öldürülen insanlar hakkında yazmak adeta tabulaştı.’ Selahattin Ali Arik, işte böylesi bir tabuyu yıkıyor. Kürt tarihinin bir kesiti olan 1960-1975 senelerı arasındaki onbeş yıllık bir kesitini ele alıyor. Yanlız Kürdistan’ nın bir kesitini değil, tüm parçalardaki siyasi önderlerin katledilmesini inceliyor. Birbirlerinden uzak ve birbirinden bağımsız gibi görünen olayları sade bir dil ile okuyucunun önüne bir bütün resim olarak koyuyor.

Selahattin Ali Arik: ‘1960-1975 yılları arasında Kürtler tarafından bir hayli yurtseveri öldürüldü. Bunların içinde Dr. Şıvan ve arkadaşları da vardır. Ben isterdim ki Dr. Şıvan’ın mücadelesini ve bu olayları Kürt tarihçileri yazsın. Ancak uzun zaman geçmesine rağmen bu yapılmadı. Ve ben, Dr. Şıvan’ ın arkadaşları ve Kürt tarihçilerinin affına sığınarak böyle bir çalışmada bulundum.’ diyor. Kürt tarihçilerinin yapması gereken işi, mütevazi ve nazik bir ifadeile ben yazdım diyor.

 Dr. Şıvan ve diğer Kürt önderlerini  anlatırken tüm trajik olaya rağmen bir tarihçi objektifliği ile sade ve anlaşılır bir dil ile tarihi olayları okuyucuyla buluşturuyor. Kitabın içindekiler bölümü bir ders kitabı niteliğinde planlanmış. Okuyucu, istediği konuyu kitabın bölüm ve ara başlıklar altında hemen ulaşarak tekrar, tekrar okuyabilir.

Birinci bölümde Dr.Şıvan, Sait Kırmızıtoprak iken, kısa bir hayat hikayesi ile okuyucuya tanıtıyor. Üniversite öğrencisi iken tutuklanması. 49 lar Davası’nı, Türk Solu ideologları ile olan tartışmalarını ele alıyor.

İkinci bölümde; başta zamanın Türk Solu’ nun en önemli dergisi olan YÖN’de ve o zamanın Kürt Dergilerinde yazdığı yazılar, buna bağlı olarak Kürtleri asimile etme politikası bağlamında M.Şerif Fırat ile hesaplaşması ‘Doğu’nun Baş Düşmanı Faşizm’ başlıklı ‘Dıcle-Fırat Dergisi’ nde yayınlanan seri yazılar yer veriyor.

Üçüncü bölümde Dr. Şıvan’ nın 1965-1969 yılları arasında dört senelik bir zaman dilimindeki çalişmalarını ele alıyor. Bu bölümde Dr.Şıvan’ nın ‘Ezen ve Ezilen Milletler Sorunu’ ve bu bağlamda Kürtlerin durumunu ele alışını okuyucusunu bilgilendiriyor. İdrisi Bitlisi, Saidî Kurdî hakkındaki değerlendirmelerini, Dersim soykırımını, Melle Mustafa Barzani’ nin mücadelesi konularındaki düşüncelerini işliyor.

Dördüncü bölümde Dr. Şıvan’ın Kuzey Kürdistan hakkındaki düşüncelerini ve Cumhuriyet döneminde uygulanan Kürt politikaları konusunu ele alıyor.

Beşinci bölümde Kuzey Kürdistanı’ndaki siyasal gelişmelere değinerek, TİP ve TKDP’ nin kuruluşunu ve bu  döneme ilişkin olay ve şahsiyetler hakkında bilgi veriyor. Bu gelişmelere paralel olarak DDKO ve Dr. Şıvan’nın duruşunu inceliyor. Arkasından Dr. Şıvan ve arkadaşlarının Güney Kürdistanı’na gidişine geliyor ve Güney Kürdistan’daki ’Dışeş Kampı’ nı anlatıyor.

Kitabın altıncı bölümünde, Dr.Şıvan Grubu’nun partiye dönüşü ve T-KDP’ye sözü getiriyor. Dr.Şıvan tarafından ‘Heval Hürmüz’ imzalı T-KDP’ nin kuruluş bildirgesini tam metnini okuyucu ile paylaşıyor.

 Yedinci bölümde partinin tüzük ve programını okuyucunun bilgisine sunuyor.

Sekizinci bölümde T-KDP’ nin ikinci olağan kongresinde ‘Kürt Milliyetçiliği ve Partinin Sratejisi’ başlıklı programın genel sekreter Feridun imzası ile Dr. Şıvan’nın sunduğu konuşma metni ve yapılan partinin programının eleştirilerine yer veriyor.

Dokuzuncu bölümde Dr. Şıvan’nın dil üzerindeki düşünce pratik çalışmalarını ele alıyor ele alıyor. Dr. Şıvan’ nın ‘Ya anadilinizi okuyup yazınız; ya da demeyiniz ki biz Kürd’üz’ sözünün altını çiziyor.

Yazar, okuyucunun o dönemde Kürdistan’ daki siyasi durumu anlamaları için Doğu Kürdistan’a geçiyor.

Onuncu bölümde, Doğu Kürdistan’daki siyasi örgütlenmedeki gelişmeleri inceliyor. TUDEH, İKDP ilişkisine değindikten sonra İKDP içerisindeki çelişkilere geliyor ve Dr. Qasımlo’nun tasfiyesi ve Melle Mustafa Barzani ile olan ilişkilere geçiyor. Sonra ‘Komela Rızgariya Kurdistan’ ‘Saxker Komitesi’, İKDP 2. Kongresi , İKDP-DK’ in kuruluşu, Süleyman Muînî’ nin tutuklanması ve öldürülmesi,  Ahmet Tevfik’ in tasfiyesi, İran İstihbaratı ‘Savak’ın raporları, Savak ve Güney Kürdistan’ındaki  işbirlikçileri tarafından öldürülen İKDP-DK önderlerinin uzun ölüm listelerini okuyucunun  bilgisine sunuyor.

Selahattin Ali Arik kronolojik sıraya göre Kuzey Kürdistan’ındaki duruma geliyor. Kitabının on birinci bölümünde, Kuzey Kürdistan’da TKDP ve T-KDP’ nin tasfiyelerine sıra geliyor. Burada yazar şu belirlemeyi yapıyor: “TKDP ve T-KDP’ nin tasfiyesi için iki Sait’ in ortadan kaldırılması gerekiyordu. Bu her halükarda yapılacaktı, bu yapıldı. Bu yapılırken Dr. Sait ile Sait Elçi ve TKDP arasındaki sorunlar kullanıldı.”

Bence bu cümle, yazarın varmış olduğu sonucu özetliyor.

Selahattin Ali Arik’ ten bir cümle daha: “İki partinin bu olaya bu açıdan bakmaları gerekirken TKDP ve IKDP olayın olmasıyla beraber Dr.Şıvan’ a karşı bir karalama ve suçlama kampanyasına girdiler. Dr.Şıvan ’ın arkadaşları ise uzun bir süre konuşmadılar ve yazmadılar.”

Selahattin Ali Arik ile Dr.Şıvan’ın T-KDP (PB )üyelerinden hayatta kalan Ömer Çetin, ilk defa konuşuyor Ömer Çetin:”…. Orada Dr. Şıvan’ ın olayı kabullendiği söyleniliyor. Böyle bir şey yok.  Ben Dr. Şıvan’ dan böyle bir şey duymadım. Eğer Şıvan’ dan gelen böyle bir ikrarı kesinlikle söylerim. Böyle bir şey yok!” Diyor.

Yine Ömer Çetin; ‘Dr. Şıvan tutuklandıktan sonra Selim Tilki’ ye  ‘size kim emir verdi? Sait Elçi ve onları  öldürdünüz? O da Esat Xoşevi’ den gelen bir belge üzerine vurduk.’ der.

Dr. Şıvan ile beraber olan Ziya Avcı: Dışes Kampında yemek yapan kocası ‘devrim’ tarafından öldürülen Kuzey Kürdistan’lı  Ayşe’nin önce ciddiye almadıkları: “Vallahi gün gelecek hepiniz öldürüleceksiniz. Ben biliyorum, görmüşüm.” sözünü hatırlıyor…

Selahattin Ali Arik son olarak, Güney Kürdistan’ daki mücadeleyi okuyucunun bilgisine sunuyor. KDP-I, KDP-I’ ın bölünüşü, KDP- DB, KDP-Iran ilişkileri ve Sovyetler’ in tavrını anlatarak, Cezayir Antlaşmasına geliyor. Kitabın sonunda Dr.Şıvan hakkında yazılanlara da yer vererek kitabın bitiriyor.

 Selahattin Ali Arik, Dr.Şıvan hakkında bunca belge bilgiye sahip olması, ve bu yazdığı bu kitabı ile  Dr. Şıvan Olayı ve Kürdistan yakin  tarihi konusunda uzman kişi olduğunu ispatlamış oluyor.

Dr.Şıvan’ ın adını kendi siyasi ve çıkarları için kullanmak isteyenlere karşı da bir yazar olarak bir duruş sergilemesi kendisinden beklenirdi. Kitabın arkasındaki  “zorunlu açıklama” da ilkesel olarak Kürt büyüklerinin adını kendi çıkarlarına alet edilmesine karşı olmak ve onlara saygı gösterilmesi yönünde yapılmış yerinde bir uyarı olarak anlaşılmalıdır.

Kitabın hedef kitlesi, Kürt okurlardır şüphesiz. Kürtler, kendi içinde bulundukları durumu anlamak için bu kitabı mutlaka okumalıdırlar. Kürt siyasi hareketlerin içinde bulunduğu yapısal sorunları kitabı okuduktan sonra daha iyi anlayacaklardır. Ortadoğu’da Kürtlerin rolü üzerinde düşünenler için de baş vurulacak kaynak eserdir.

Tek bir eksiklik; dipnot olarak verilen kaynakların ayrıca kitabın sonunda verilmeyişini  söyleyebilirim. Sonraki baskılarda bu öneriyi göz önünde bulunduracağını umarım. Kaynak listesi, okuyucunun istediği kaynağa kendisinin de ulaşabilme olanağına kavuşturur.

519 sayfadan oluşan kitap, uzun karmaşık cümleler kurmadan sade bir ifade ile yazılmıştır. Kürt tarihi ile ilgilenenler için de Kürdistan’ın siyasi durumunu ortaya koymuş kompakt bir eser olmuş. Bu eseri okuyanlar; günümüzdeki olayları, daha iyi ve daha doğru değerlendirme olanağına kavuşacaklardır. Okumanızı tavsiye ederim.

Saygılarımla

Mehmet Ali Ateş   




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur