DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

Serokê Hakparê Bozyel: “Kuştinên qesasnediyar, di laşê Gelê Kurd de wek birîna xencereke jehrî ye”



Kurdinfo:22:28 - 31/1/2012

Hak-Par Başkani Bozyel: “Faili meçhul cinayetler, Kürt halkının bedeninde açılmış hain bir hançer yarasıdır”


Faili meçhul cinayetler, Kürt halkının bedeninde açılmış hain bir hançer yarasıdır. Faili meçhul kayıplar ise bu derin yaranın hiç dinmeyecek sızısıdır. Kayıp canlarımız bulunmadan, onların katillerinden hesap sorulmadan bu yaranın kabuk bağlaması ve onun acısının dinmesi mümkün değil.

 

Birkaç günden beri (arkamızdaki) Diyarbakır İçkale bölgesinde yapılan kazılarda sayısı her geçen gün artan insan iskeletleri çıkartılıyor. İçkale sıradan bir yer değil. Eski cezaevinin ve daha çok da JİTEM’in merkezinin olduğu bir mekan. O JİTEM ki her gün onlarca Kürt insanının sağ olarak girip ölü olarak dışarı atıldığı, ya da tümden kaybettirildiği bir yer. Kürtler için bir ölüm kavşağı ya da zebanilerin ölüme doymadığı bir cehennem.

 

Bugün Kürdistan’ın her yerinden faili meçhul kurbanların cesetleri, o cesetlerden geriye kalan kemikler fışkırıyor. Bu kadim ülke ölüm tarlalarına dönüşmüş durumda.  Zengin bir tarih ve farklı uygarlıklara beşiklik etmiş bu coğrafyanın haritası, artık barındırdığı toplu mezarlarla anılır hale geldi.

 

Şimdi bir kez daha, sayıları on binleri bulan faili meçhul cinayetlerin ve kayıpların gerçek faillerinin kim olduğunu sormak istiyoruz,  Kamuoyuna yansıdığı gibi bu cinayetleri gerçekleştiren tek başına JİTEM denen bir katiller güruhumudur? JİTEM’in bunca cinayet ve vahşeti Diyarbakır 7. Kolordu’dan, İkinci Ordu’nun komuta kademesinden, Genel Kurmay Başkanlığından habersiz işlediği söylenebilir mi? Kürt halkına kan kusturan uygulamaların, bir rutine dönüşen cinayetlerin MGK’nın bilgisi dışında, dönemin siyasi iktidarına rağmen gerçekleştirildiği iddia edilebilir mi?

 

Oysa hafızasını yitirmeyen, vicdan sahibi insanlar bütün çıplaklığı ile gerçeğin farkındadır. Dönemin İçişleri Bakanı Mehmet Ağar bin operasyona imza attığını söylemedi mi? Dönemin Başbakanı Tansu Çiller infaz edilecek Kürt isimlerini içeren listelerle ortalıkta dolaşmadı mı?


Dönemin Milli Güvenlik Kurulu yeni bir Kürt kırımı konseptinin hayata geçirilmesi için oturup kararlar almadı mı? Geçen yüzyılın son çeyreğinde Kürt halkını sindirmeyi amaçlayan bir plan, hiyerarşik bir düzen içinde hayata geçirildi. Bu hiyerarşik düzen devletin derini ya da hukuk dışına taşmış olanı değildi. Bütün kurum ve kurullarıyla devletin ta kendisiydi.

 

Önce sağlıklarından nicedir umut kestiğimiz bütün kayıplarımızın mezarlarını istiyoruz. Onlarla insani bir bağımız olsun diye. Bırakın, kendi meşrebimize göre yaslarını tutalım. Hunharca infaz edilen kurbanların katilleri yargılansın ve hesap sorulsun istiyoruz. Belki o zaman, barış, kapımızı çalma yüzünü bulabilir kendinde. Esas olarak da Kürt halkının varlığını, onun özgürce yaşama hakkını yok sayan, onun hak taleplerini düşmanca karşılayıp vahşice bastıran zihniyetle yüzleşişsin istiyoruz. Çünkü her gün bir yenisi ortaya çıkan toplu mezarlar söz konusu ırkçı ve inkârcı zihniyetin eseridir. Üstelik bu zihniyetin ilk cinayetleri de değil yaşadıklarımız. Cumhuriyetle başladı, Uludere Roboski katliamı ile devam ediyor, Kürt halkına düşman bu anlayışın icraatları.

 

Her şey için çok geç olmadan, kayıplarımız bulunsun, tetikçilerden başlayarak dönemin sorumlularından topyekûn hesap sorulsun. Böyle bir adım, aynı zamanda yüzyıllık Kürt sorununun barışçıl ve eşitlikçi çözümüne kapıyı aralayabilir belki.

31.02.2012

Bayram BOZYEL

Hak ve Özgürlükler Partisi

Genel Başkanı

 

 

 

 

 

Ne Kuştinên Qesasnediyar in, Yên Qesasdewlet in

 

Kuştinên qesasnediyar, di laşê Gelê Kurd de wek birîna xencereke jehrî ye. Windahiyên qesasneidayr jî, êş û jana vê birînê ye ku bi dehan sal in nayê kungkirin. Heta ku canên me yên windahî neyên dîtin û kujerên wan neyên cezakirin, ev birîn qişam nagire û jana wê kung nabe.

Ev çendîn roj in ku li devera Derê Sarê ya Amedê (li vê erda pişt me) her ku erd tê kolandin, estiyên kurdên bêguneh ku di nav van çar dîwaran de bi darê êşkencê hatine qetilkirin û li vî erdî hatine binaxkirin, jê dibijikin. Ev der ne ciheke di rêzê de ye. Ev, navend û êşkencexaneya JÎTEMê ye. Ev êşkencexane usa mekanek bû ku di wextê xwe de rojê bi dehan kes bi saxî dibirin liwir, lê cesedê wan yê parçekirî derdiketin. Ku bi hezaran ji wan cesedan hê winda ne. Ev der ji bo kurdan bûbû xaçerêya mirinê û dojeha ku zebanî têde ji kuştinê têr nabin.

Ev roj ji her derê axa Kurdistanê estiyên kurbaniyên qesasnediyar dibijiqin. Ev welatê qedîm û kevnare bûye zeviya cesedên kuştiyan. Êdî nexşeya vê erdnîgariya dewlemend ku ji gelek medeniyetan re mazûvanî kiriye, bi gorên bikom tê bibîranîn.
   

Em carek din pirsa kujerên bi deh hezaran windahî û kuştiyên qesasnediyar dikin. Gelo bi rajtî jî wek hatiye belavkirin, ev qetlîam û kuştin tenê ji aliyê JÎTEMê hatine kirin? Kî bawer dike ku Serpiriştiya Giştî, Artêş Duyem û Baskorduya 7an ya Amedê ji van kuştin û wehşeta  JÎTEMê haydar nebe? Kî dikare bibêje ku ev cînayet bê xebera desthilatdariyên û Lijneya Ewlekarî ya Mîllî pêk hatine?

Lê herkesê xwedî wijdan ku bîra xwe winda nekiribe, rastiya wê demê dizanin. Çima Wezîrê Karê Hundir yê wê demê Mehmet Agar bi xwe negot ku îmzeya wan di bin hezar operasyonê de heye? Serokwezîra wê demê Tansû Çîlerê lîsteya kurdên ku divê bên kuştin, teslîmê kujeran nekir?

Ma çiz û hat jibîrkirin ku di Lijneya Ewlekarî ya Mîllî de, ji bo qirkirina kurdan konsepteke nû pêk bîne, biryar hatin dayîn. Bi kurtî yek ji van kiryaran jî bê haya desthilatdariya siyasî û dewletê nehatiye kirin.

Hê ku ji bo her tiştî dereng nebûye divê windahiyên me bên dîtin. Divê di serî de kujer, ji hemû berpirsên wê demê hesab bê pirsîn. Pêngavek bi vî rengî, herweha dê ji pirsgirêka kurd ya sedsalî re jî derîyê çareseriyê vebike.

31.02.2012

 

Bayram BOZYEL

Serokê Giştî yê

Partiya Maf û Azadiyan

 




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur