DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

Mevcut sistem vitrin değiştirerek kendini meşrulaştırmaya çalışıyor



Kurdinfo:12:29 - 24/1/2012

Sistemin kuruluş felsefesini ve bu felsefeyi ısrarla sürdürmek isteyen çevreleri gerek ülke içerisinde gerekse uluslar arası alanda oldukça zor duruma sokmaktadır.


Birinci paylaşım savaşı sonrasında büyük bir imparatorluğun bakiyesinden yeni bir ulus devlet yaratmaya çalışan İttihat Terakki anlayışı 1923 Lozan’dan itibaren T.C. Devletini hayatın tüm alanlarında Türklük adına dizayn ederken (tek devlet, tek millet, tek dil, tek bayrak) ortaya çıkan ırkçı faşist yapısıyla aslında her geçen gün demokratik ve çağdaş dünyanın nazarında ve aynı zamanda uluslar arası hukuk kurallarına göre giderek meşruiyet çizgisinin dışına düşmüştür.

 

1924’lerden itibaren T.C. Devlet yaşamında muazzam bir hegemonya oluşturan Balkan devşirmeleri askeri ve sivil bürokrasiyi kendi tekellerine aldıktan ve Türkiye’deki sermayeye hakim olduktan sonra kendinden saymadığı tüm Anadolu ve Yukarı Mezopotamya halklarına tarihte emsaline çok az rastlanır sistemli bir baskı, zulüm ve izolasyon politikası uygulayarak o dönemde bahsi geçen coğrafyada önemli sayılarda Rum, Ermeni, Süryani ve Keldanileri kendi topraklarından uzaklaştırmış kalan Laz, Çerkez ve Kürtleri de Türkleştirmek üzere insan aklını zorlayabilecek tüm çirkin yöntemleri uygulayarak zora dayalı müthiş bir asimilasyona tabi tutmuştur.

 

Irkçı faşist T.C. Devletini yöneten bu anlayış Laz ve Çerkezlere yönelik asimilasyonda yaklaşık 25-30 yıllık bir süreçte önemli bir başarıya ulaşmış ve bu iki milletin direnen unsurlarını da baskı ve ekonomik kırıntılarla iğdiş ederek Türklük adına ‘‘kraldan daha kralcı’’ denilebilecek bir konuma taşıyabilmiştir.

 

Ancak benzerlerinin daha katmerlisi baskı, zulüm ve asimilasyon uygulamalarına tabi tutulan Kürt Halkı ise bütün zor koşullara rağmen günümüze kadar Türkleştirilemediği gibi ulusal taleplerinden de asla vazgeçmemiştir.

 

Yaklaşık 100 yıllık bu sürecin sonunda bir türlü teslim alınamayan Kürt ve Kürdistan Mücadelesi sistemin kuruluş felsefesini ve bu felsefeyi ısrarla sürdürmek isteyen çevreleri gerek ülke içerisinde gerekse uluslar arası alanda oldukça zor duruma sokmaktadır. Günümüzün değişen dünyasındaki ve bölgedeki hızlı demokratikleşme, değişim arzuları ve istidadı mevcut sistemi oldukça zorlamaktadır.

 

Yine bu yüzyıllık dönem içerisinde Kürtlerin ulusal taleplerindeki ısrarı ve bu doğrultuda geliştirdikleri mücadele ve dinamizmin sonucunda mevcut yapıyı sürdürmekte oldukça zorlanan sistem ve onun sahipleri dünyada ve bölgedeki değişimleri de dikkate alarak Kürt Ulusal Mücadelesinin direncini kırmaya yönelik bir takım arayışlara ve uygulamalara ihtiyaç duymaktadır. Bunlardan en etkili olabilecek yöntemler:

 

1-    Sözde demokratikleşme söylemlerini olabildiğince öne çıkararak kendisini yeniden tahkim edebilecek konuma taşımak

 

2-    Kürt Ulusal Muhalefetini mümkün olabildiğince denetiminde tutabilecek unsurlarla derin ilişkiler geliştirerek süreç içerisinde bu kutsal ve haklı mücadeleyi iğdiş etmek

 

Bahsi geçen bu yöntemler sistemin sahipleri tarafından son 30 yıldır oldukça fazla üzerinde durulan ve denenen bir olgudur.

 

Kürtlerin, kendilerine ait topraklarda yaklaşık 100 yıldır haklı ve meşru taleplerini gerçekleştirmek üzere farklı zamanlarda farklı örgütsel yapı ve şahsiyetlerle geliştirdikleri, günümüze kadar taşıdıkları ve uğruna çok büyük bedeller ödedikleri bu mücadeleyi tüm zor koşullara ve muhtemel işbirlikçi/uzlaşmacı eğilimlere teslim etmemek için oldukça fazla uyanık olmaları gerekmektedir.

 

Görünen o ki tüm iktidar değişikliklerine ve içerideki bir takım göreceli nisbi demokratik değişimlere rağmen sistemin Kürt Halkının gerçek ulusal taleplerine sıcak bakmadığı ve aynı zamanda sorunu sürece yayarak etkisizleştirmek istediği ortadadır.

Geldiğimiz bu aşamada sistem, vitrinini değiştirerek kendisini uluslar arası arenada meşrulaştırmaya çalışırken Kürt siyasal çevre ve kişiliklerinin her zamankinden daha sağlam bir duruş sergilemekte asla tereddüt etmemeleri gerekmektedir. Ayrıca sistemle kapalı kapılar ardında muhtemel derin ilişkiler geliştirmek isteyenlere de fırsat vermemelidirler.         

 

Böylesi hassas bir sürecin yaşandığı günümüzde elbette ki en önemli sorun Kürtleri temsil eden siyasi çevre ve şahsiyetlerin inandırıcı, ilkeli ve kucaklayıcı bir birlik yaratarak muhataplarının karşısına çıkması sorunudur.

 

Bir tekrar gibi olacak ama ömrünün yaklaşık 40 yılını Kürt ve Kürdistan mücadelesi içerisinde geçirmiş birisi olarak, tüm Kürdistani örgüt, çevre ve şahsiyetlerin mevcut tecrübe ve birikimlerini en üst düzeyde kullanarak birliğe giden yolda harcamalarını bir yurtseverlik görevi olarak dillendirmek istiyorum. Aksi takdirde ömrünü Kürt Ulusal Mücadelesine harcamış bizlerin tüm emekleri muhataplarımız tarafından boşa çıkarılacağı gibi Kürt Halkı tarafından ödenmiş bedellere ve yaşanmış şahadetlere de saygısızlık yapmış olacağız.

 

Koşulların tüm zamanlara göre bugün daha elverişli olduğu gerçeğini unutmayalım.

 

 

                 Saygılarımla

 

 

       

 

                23/01/2012 İSTANBUL




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur