DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

Ermeni Trajedisi



Kurdinfo:12:27 - 24/1/2012

Kanaatime göre, Ermenilerin büyük trajedilere maruz kalmasının asıl nedeni Gayri Müslim unsur olmaları değil, ‘bağımsız ulus-devlet’ kurma çabalarıdır.


Yaklaşık bir asırdır Türkiye, uluslararası toplum nezdinde “Ermenilere soykırım” yaptığı iddiasıyla suçlanmakta, bazı devletlerin parlamentoları tarafından da bu nedenle mahkûm edilmektedir. Türkiye’yi yönetenler ise, ne yazık ki tarihi gerçekleriyle yüzleşmek yerine, uluslararası ilişkiler ve lobiler üzerinden günü kurtarmak ve vaziyeti idare etmek gibi “Büyük Devlet” iddiasıyla bağdaşmayan günübirlik politikalar tercih etmektedir. Bizim açımızdan gerçeği anlamak için yakın tarihimize bakmak çok zor olmasa gerek.

1890’lı yıllarda Türkiye nüfusunun %25’ni Gayri Müslimler oluşturuyordu. Tarihsel olarak en büyük yoğunluk Doğu Anadolu’daydı. Bunların da çoğunluğu Ermenilerdi ve sayıları neredeyse Kürt nüfusuna yakındı.  “Türkiye nüfusunun %99 Müslüman’dır” resmi söylemi, Gayri Müslimlerin neden ve nasıl elimine edildiklerini göstermesi bakımından yeterlidir sanırım.

Ermeni tehciri,  Jön Türkler tarafından planlanmış tarihin en dramatik olaylarından biridir. Bağımsız Ermeni devleti kurulmasını önlemek ve Osmanlı bakiyesi Anadolu topraklarında yalnız Türk-ulus devletini inşa etmek için Rusya sınırına yakın Doğu vilayetlerindeki Ermenilerin, Suriye’ye sürülmesi öngörülmüştür. Bazı Kürt aşiretlerinin de rol aldığı bu sürgünde, Ermenilerin malları yağmalanmış, on binlercesi öldürülmüş, yüz binlercesi de açlık veya hastalıktan dolayı hayatını kaybetmiştir. 1915–1917 yılları arasında yaklaşık sekiz yüz bin Ermeni’nin katledilmesi bir trajedi değil de nedir?

Ermeni tehcirinden önce, Rus birliklerinin bölge Ermenileri ile işbirliği yaparak Doğu Anadolu’ya girdiği, Rus destekli Ermeni milliyetçi çeteler eliyle çoğunluğunu Kürtlerin oluşturduğu Müslüman halktan çok sayıda insanın hunharca öldürüldüğü, geri kalanların ise Batı’ya ve Güney’e göçe zorlandıkları bilinmektedir. Rus destekli Ermeni saldırılarında yaklaşık 500 bin Kürdün bölgeyi terk etmek zorunda kaldığı ve on binlercesinin öldürüldüğünü de unutmamak gerekir.

Kanaatime göre, Ermenilerin büyük trajedilere maruz kalmasının asıl nedeni Gayri Müslim unsur olmaları değil, ‘bağımsız ulus-devlet’ kurma çabalarıdır. Çünkü Osmanlı yönetiminde gayri Müslim unsurlar ayrı bir “millet” olarak kabul edilirlerdi ve inançlarına göre kendi hukuk sistemlerine bağlıydılar. Ermeniler de “Millet-i Sadıka” olarak Müslümanlarla birlikte yüzlerce yıl barış içinde yaşamışlardı.

Bu nedenle, İttihat ve Terakki’nin yeni bir ulus inşa etmek için uygulamaya koyduğu tehcir, inkâr, mübadele, imha ve asimilasyon gibi politikalardan Osmanlı’yı sorumlu tutmak, olup bitenleri yok saymak kadar ideolojik nedenlere dayanmaktadır ve gerçeklerden uzaktır. Her şeyden önce Osmanlı, etnik, dini gibi çoğulcu toplum yapısına yönelik herhangi bir müdahalede bulunmamıştır. Tek tip toplumsal yapı ancak ulusçu ideolojinin coğrafyamıza dayatılmasından sonra başlamıştır. 1914 yılında Ermenileri toplu olarak Suriye çöllerine sürgün eden ve imha edilmelerini tezgâhlayan İttihat ve Terakki Partisi’dir. Bu gerçeğin altını çizmek gerekir.

Öyleyse sorun, ulus devlet anlayışının bir ürünü olarak karşımızda durmaktadır. Ermenilerin, İngiltere ve Fransa’nın da kışkırtmalarıyla Osmanlı aleyhine Ruslarla işbirliği yapmasını, İmparatorluğa karşı bir isyan değil, zaten parçalanmaya ve dağılmaya yüz tutan Osmanlı toprakları üzerinde bir Ermeni ulus/milli devleti kurmak amacına yönelik olarak görmek mümkündür. İttihat ve Terakkicilerin amacı da aynı topraklar üzerinde bir Türk-ulus devleti kurmak değil miydi?

Böyle bakıldığında olayların dramatik hale gelmesinde iki taraflı gelişmelerin birbirini kışkırttığı açıkça görülür. Esasen, ulusalcı ideolojiler bu coğrafyada hep çatışmacı ve kanlı gelişmiştir, gıdaları, şiddet, kan, gözyaşı ve savaş olmuştur. Kürtlerin katliamlarda rol alması da benzer nedenlere dayanmaktadır. Anadolu toprakları üzerinde kurulması planlanan Ermeni devleti, Türkler kadar Kürtleri de endişelendirmişti. Ermenilere oranla Kürt nüfusun mutlak çoğunluğunu oluşturduğu ve “Vilayet-i Sitte”  olarak bilinen Erzurum, Van, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Sivas vilayetlerini de içine alan bir Ermeni devleti kurma çabaları Kürtlerin yoğun tepkisine yol açmıştır.

Bugün “Ermeni soykırımı” iddiasını destekleyen ve buna sığınarak Kürtlere de soykırım yapıldığını söyleyen bazı Kürt örgüt ve siyasetçilerine; on binlerce Ermeni’nin katledilmesinde Kürtlerin de aldığı rolü hatırlatmak istiyorum. Katliamın sorumlusu Jön Türkler olsa da, işbirlikçi Kürt aşiretlerini ve aileleri de unutmamak gerekir. Bugün itibariyle soykırım temelinde Ermenilerle işbirliği yaparak geçmişiyle yüzleşmekten kurtulabileceğini sananlar yanılgı içindedir.

Şu da bir gerçek ki, Katliama katılan Kürtler kadar, katliama karşı çıkan, Ermeni komşularını koruyan Kürtlerin sayısı da az değildir. Molla, Şeyh, Ağa, Mülki Amir veya bazı ailelerden çok sayıda insan Ermeni katliamına karşı çıkmış, gücü nispetinde himayesine almış veya kaçmalarına yardım etmiştir. Ermeni bayanlar içerisinden güzel olanlarla, himaye iddiasıyla evlenenleri bu kategoride değerlendirmek elbette mümkün değildir.

Bingöl-Genç yöresinde Ermenilere yönelik cinayet ve yağmanın yaşanmamasını olumlu örnekler arasında sayabiliriz. Bir-iki din adamının kışkırtmasına rağmen olayların yaşanmaması bir övünç kaynağı olarak yöre insanının hafızasında yer etmiştir. Göç etmeyenlerin ne yazık ki ancak din değiştirerek yani Müslüman olarak güven içinde yaşadıklarını da belirtmek gerekir.

Devlet uygulamaları dışında, toplumun Ermenilere yönelik zihin dünyası en az devlet kadar sorunludur. Ermenilerden din değiştirenlerin torunları, bugün hala “dönme” olarak tanımlanmakta ve ne yazık ki bu tanım üzerinden aşağılanıp rencide edilmektedirler. Bu şekilde ötekileştirilmelerini resmi devlet bakışı ve milliyetçi kesimlerin zihin dünyalarıyla izah etmek mümkündür ve anlaşılabilir bir durumdur. Ancak aynı yaklaşımın Müslümanlık üzerinden sergilenmesi İslam düşüncesi bakımından kabul edilir bir durum değildir.

Ancak esas neden ve sorun, ulus/milli devlet ideolojisidir. Bu ideolojinin bu topraklarda ki tahribatı yalnız Ermeni trajedisi ile sınırlı değildir. Ermeni katliamına onay veren İttihat ve Terakki’nin, Ermenilerden sonra hedefteki kesim için söylenen şu söz Türk ulusçu anlayışını özetlemeye yeter:  “Zo Zo’ların işini bitirdik, şimdi sıra Lo Lo’lara geldi.”

 

 




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur