DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

Siverek Üstüne Kar Yağmıştı



Kurdinfo:14:07 - 22/1/2012

Kadir Büyükkaya/ Gülabibey camii avlusuna, durdular mevta namazına, sonra yurüdüler asri mezarlığa, Insanlar gelmişti, zor ve çetin yollardan


Necmettin Büyükkay’nın Anısına

Siverek Üstüne Kar Yağmıştı

 

Mevsim,

Yaman mı yaman

 bir kara kıştı

Siverek üstüne kar yağmış

Karacadağ

buz kesmiş

Dicle donmuş

Fırat susmuştu

Diyarbekır zindan

ortasında

bir yiğit vurulmuştu.

Kara haber

Baba ocağına tez uçmuş

Anne yüreğine

kör ateş

dost yüreğine

hüsran dolmuştu.

Zulüm vahşet

kudurmuş,

yer gök

yanıp kavrulmuştu.

Yüreklerde saklanan

o hüzün yüklü umutlar

kolu kanadı kırık bir düş

dağlarda gezinen

o masum sevdalar

yuvadan düşmüş bir yetim kuştu artık.

Mevsim yaman mı yaman

bir kara kıştı

Diyarbekır zindan

ortasında

bir cengaver vurulmuştu.

Zaman yoktu

Yas, matem tutmaya

bir gece vakti

koyuldular yola

bir baba

bir ana

ve

bir de amca.

Yol boyu

gizli gizli ağladılar

el avuç açtılar

ve için için

yalvardılar

yalvardılar Allaha

yakardılar Tanrıya

medet imdat dilediler

gelmiş geçmiş

bütün bildik evliyadan.

Sığındılar büyüklüğüne

her türden

her dilden

niyaz duaya.

Doğru olmasın

yalan çıksın

diye

bu düş bu rüya

ve

yalvardılar Allaha

yakardılar tanrıya

bir baba,

bir ana

ve

birde amca.

Şafak sökmeden vardılar

Diyarbakır dedikleri

o kadim diyara.

Onuru

gururu

ve

duruşuyla

asi bir kale gibi vakur

ve bir o kadar mağrur

bir baba

bekliyordu

zindan kapısında

yanında bir ana

birde amca

bekliyordu çaresiz

bekliyordu nacar

gözleri

kapıda

gözleri

tel duvarda

gözleri

zindan damina konan

üşüyen kuşlarda.

Baktı

baktı etrafina

kimsecikler yoktu ortada

kimseler gelmiyordu imdada

dikti gözlerini baktı havaya

yalvardı içinden bir tek tanrıya

yalvardı için için

yalvardı mevlaya

doğru olmasın

yanlış çıksın

diye

bu düş bu rüya

yoksa

nasıl dayanır

bu yürek

nasıl dayanır

bu can

bu acıya bu yaraya.

Çıktılar kapıdan

iki zabıta

bir jandarma

ellerinde bir torba

bir iki dosya

hal vaziyet benzemiyordu hayra.

Anlaşılan kapatılmıştı eldeki dosya

emir verdi zabıta

“yürüyün’’ dedi

‘’yürüyün’’ karşı binaya

yöneldiler karşı tarafa

dizildiler ard arda

önde zabita

ana baba

ve birde amca

yürüdüler karşı tarafa.

Vardılar

ölüm kokan

o cehennem kapısına

emir verdi zabıta

ana- amca

bekleyecekti dışarıda

İçeri girecekti bir tek baba

yapayanliz

ve bir başına.

Böyle verilmişti emir fetva

içeriye girdiler

dar bir kapıdan

yürüdüler

dar-uzun

karanlık bir koridordan

geçtiler küçük büyük odalardan

sonunda vardılar

o en büyük odaya.

Titredi baba

gerçekleşiyordu

o düş o rüya

bir mevta duruyordu ortada

uzatmışlardı

dört ayaklı bir tahtaya

örtmüşlerdi üstüne

yeşil renkli

kalın bir muşamba

çıplak bir kol

sarkmıştı aşağıya.

Serçe parmağından

kan süzülüyordu damla damla

açık bir el duruyordu havada

sanki

hal u ehval arz ediyordu tanrıya.

Titredi baba

baktı etrafina

kimsecikler yoktu ortalıkta

kimseler gelmiyordu imdada

bir kedi dolanıyordu etrafta

neydi derdi ?

Ne ariyordu

gecenin bu vakti

buralarda ?

Yoksa

insan eti

kan kokusu mu davet etmişti onu buralara?

Isyan etti baba

düştü düşecekti

ha burda ha orda

zor duruyordu ayakta

isyan etti Allaha

bak dedi

bak ve gör dedi

insanın insana yaptığına

sonra vazgeçti yalvarmaktan

dayandı

dayanacaktı bu hain acıya

rüsva olmayacaktı bu diyarda.

Jandarma girdi araya

‘’bak buna’’ dedi

senin mi bu mevta?

Tutular kolundan

yaklaştırdılar masaya

kaldırıldı örtümuşamba.

Dondu kaldı baba

baktı evladına

baktı o esmer yüze o kumralkaşa

dokundu alnına

dokundu saçlarına

dokundu yarasına

dokundu

yanağinda gülümsiyen

o hain yaraya

nasılda kıymışlardı

o güzelim cana.

Evlat acısı bu

benzemiyordu hiçbir acıya

hiç bir yaraya

ve

hiç bir belaya

dokundu baba

dokundu bir daha

dokundu evladına

sarılmak istedi

can ciğer evladına

doyasıya ağlamak geldi içinden

lakin yapmadı

yapamadı

dayandı dayanacaktı inadına

rüsva olmayacaktı

bu meydanda.

Tuz zehir bastı yarasına

Ve direndi inadına.

Döndü Baba

başı ile verdi cevap

benim dedi

benimdir bu evlat

jandarmaya.

Kapattılar yüzünü

görmek istemediler

babanın o derin hüznünü

cayır cayır yanan yüreğini.

Emir verdi zabıta

at bir imza bu kağıda

git bul bir araba

yaptır bir tabut sanduka

işlemler kalmasın akşama.

Olur dedi baba

çıktılar dışarı arka kapıdan

dolaştılar ön kapıya

gözgöze geldiler

ana-baba

ve birde amca

anlatılacak hiç bir şey kalmamıştı ortada

her şey varmıştı varacağina.

İsyan ettiler

başlarına gelen bu musibet belaya

baba koştu tabuta

amca koştu dolmuş durağına

ana yıkıldı

kaldı oracıkta

kaldı bir başına kaldı ortada.

Çok geçmeden buluştular kapıda

yüklendi dolmuşa

tabut sanduka

bağlandı sımsıkı

bağlandı bağaca

koyuldular yola

istikamet Karacadağa

dost ahbap

hısım akraba

Yarı yolda

katıldı hüzün katarına.

Korku sinmişti taşına toprağına

ve

bir bütün Karahan ovasına.

Kimseler sahip çıkamıyordu

canciğer evladına

ağlamak bile

bağlanmıştı kesin yasağa

hafiyeler dolanıyordu etrafta

ağızlarında salya

korku salıyordu çoluk çocuğa

o dar ve kötü zamanda.

Vardılar ana baba ocağına

misafir edilecekti sonbir defa

bir kaç dakkikalığına

gözü kalmamalıydı baba ocağında

ancak böyle varacaktı muradına.

Ne demeli sonrasina ?

Toplandılar tabutun başına

bakmak istediler

uzun boylu o yiğidin naaşına

lakin emir fetva vardı

kimsecikler dokunmayacaktı

o tabutun kapağına

yoksa hafiyeler dayanacaktı kapıya.

Boyun eğdiler

emir fermana

her şeyi bıraktılar dem û zamana.

Yaşlılar vardılar karara

cenaze yerde kalamazdı daha fazla

yoksa olurdu eziyet cefa

yöneldiler

Gülabibey camii avlusuna

durdular mevta namazına

sonra yurüdüler asri mezarlığa.

Insanlar gelmişti

zor ve çetin yollardan

insanlar gelmişti

uzun yollardan

kimi batıdan

kimi doğudan.

Ağlaşıyordu

Köylü kadınlar

şehirli bacılar

koşmuşlardı sağdan soldan

toplanmışlardı şurdan burdan

insandan geçilmiyordu

o kadim bulvar.

Yerine getiriliyordu

o son görev

o son veda,

o kara kışta.

Ve

gururla baktı baba

baktı etrafına

sonra haykırdı arkasından yiğidinin

bak dedi

bak yalnız değilsin be evlat

bak bu insan seline

bak bu sevgi vefa denizine

hele gelsin o vaxt o zaman

elbet yerine gelir o ahd o vaat

hele gelsin o dem o devran

alınır elbet

alınır o ahd o intikam

alınır hemde kat be kat

yeter ki sen rahat uyu be ey evlat

varsın gülsün o puşt ahmak

yüreğinde kalmasın merak

yerini bulacaktır

bu emek bu kan

hele dizilsin bu kervan

bak kim dinler emir

kim dinler ferman

hele bir dizilsin bu kervan

bak sürer mi

bu devran bu talan

yeter ki sen rahat uyu be ey evlat

hele gelsin o vaxt o zaman

yüreklerde kalmaz bu dert bu meram

doğacak elbet doğacak

gün görecek bu dıyari harran

yeter ki kanamasın o mübarek yaran.

Kondu toprağa tabut

biraraya geldi bütün mümin cemaat

kaldırıldı bütün eller havaya

yürekler durdu niyaz duaya

bir ağızdan haykırdılar tanrıya

yıkılsın bu zulüm

son bulsun bu hüzün

lanet yağsın üstüne

her türden deyyusun dinsizin.

Amin denildi hep bir ağızdan

uzandı yiğidim

uzandı sesiz sedasız

uzandı gamsız tasasız

uzandı toprağına memleketin

sağ yanında dedesi Xelîlê Nofelan

sol yanında

bavê Yekbûn

Feridê Brodirêjan

uzandı toprağına Sivereğin…..

 

Kadir Büyükkaya

k.buyukkaya@hotmail.com




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur