DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

Lozan´dan Roboski´ye Kürtler



Kurdinfo:10:12 - 11/1/2012

35 insanımızın alçakça ve hunharca katledilmesi bir operasyon kazası değil, TC´nin kimliğinde, künyesinde yazılı katliamcı, soykırımcı ve sömürgeci yanın dışa vurumudur.


Roboski katliamı TC'nin yaklaşık yüz yıldır sürdürdüğü Kürdistan politikasıdır. Kürtleri ve Kürdistan'ı nasıl gördüğünün, nereye koyduğunun en açık ifadesidir. Otuzbeş insanımızın alçakça ve hunharca katledilmesi bir operasyon kazası değil, TC'nin kimliğinde, künyesinde yazılı katliamcı, soykırımcı ve sömürgeci yanın dışa vurumudur. Roboski katliamının izlerini Koçgiri'de, Şex Said'de, Ağrı'da, Zilan'da, Dersim'de sürebiliriz. Roboski katliamı "tedip ve tenkil" politikalarının günümüze kadar gelen vahşi ve kanlı bir uygulamasıdır. 

 

Çocuk ölümleri konusunda da TC'nin sicili oldukça kabarıktır. Kızıltepe'de körpe bedenine onüç mermi isabet eden Uğur henüz oniki yaşındaydı. Havan mermilerinin vücudunu paramparça ettiği Ceylan oniki yaşında bir kız çocuğuydu.

 

Roboski köylerinden bir grup Irak'a "kaçağa" gidiyorlar. Bu gidiş-gelişlerden bölgedeki garnizonların, komutanların ve mülki amirlerin bilgisi vardır. Bu işlere göz yumulduğu gibi alttan alta teşvikte edilmektedir. 

 

Kaçak dönüşünde silahsız sivillerin sınırın sıfır noktasında 28/12/2011 tarihinde 21:30-23:00 sularında TSK'ya ait savaş uçaklarının bombalı saldırısı sonucu onyedisi çocuk olmak üzere toplam otuzbeş insan katledildi. Bir kişi yaralandı. Saldırıdan iki kişi sağ kurtuldu.

 

Bombalamaya TSK'ya bağlı dört uçak katıldı. Bombardıman aralıksız birbuçuk saat sürdü. 

 

Merkez medya olayı ertesi gün akşama kadar vermedi. Olay mahaline muhabir ve kamera göndermediler. DİHA, ANS ve Roj TV'nin olayı bütün ajanslara geçmesi üzerine Türk medyası bu kez de; nasıl çarpıtırım, olayın vehametini nasıl gizlerim hesabına tutuştu. 

 

Bölgeye giden insan hakları izleme heyetinin raporuna göre 30/12/2011 saat 10:30 itibarı ile olay mahaline savcılık ve kolluk kuvvetlerinin gitmediği, herhangi bir işlem yapılmadığı gözleniyor.

 

Olay mahaline sağlık ekipleri gönderilmiyor. Ambulansların gidişi engelleniyor. 

 

Cesetlerin bir kısmının yandığı, içorganlarının dışarıda olduğu, çoğunun kafatasının parçalandığı tespit ediliyor.

 

Bombalamadan sonra yaralılardan birkaçı donarak ve kan kaybından ölüyor.

 

Köylüler kıt imkanlarla cenazelerini kendileri alarak katır sırtında köylerine götürüyorlar. 

 

Hükümet adına ilk açıklamayı olaydan yirmi saat sonra Hüseyin Çelik yapıyor. Çelik cümleye "hata varsa" diye başlıyor. Ardından soruşturma bile yapılmamışken "kasıt olmadığından" emin olduğunu söylüyordu.

 

Garip olan bu açıklamayı yapan Hüseyin Çelik'in Van'lı bir kürt olmasıydı.

 

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül cuma namazı çıkışında soğuk bir başsağlığı dileğinde bulunuyor. Fotoğraf karelerine; cuma, müslümanlık ve katliam birlikte giriyordu.

 

Orduya hakim olduğu görüntüsü vermeyi pek seven Başbakan yine cuma namazı çıkışında açıklama yapıp otuzbeş kürt "kardeşinin" hakkını değil, devletin hakkını sıkılmadan savunabiliyordu. 

 

Bombaları atan TSK sanki otuzbeş kişi durduk yerde eceliyle ölmüş gibi soğuk bir başsağlığı mesajı yayınlayarak hiç bir sorumluluk almıyordu... 

 

"Örgüt üyesi zannedilip vuruldular" şeklinde açıklamalar dikkate alındığında "Diyelim ki sözü edilen grup örgüt üyelerinden müteşekkil bir grup olsa bile" herhangi bir uyarı yapılmadan, bu şekilde savaş uçaklarıyla yargısız infaz yapacak mıydınız?

 

Roboski katliamının üzerinden oniki gün geçti. 

 

Ne hükümet, ne TSK, ne de MİT sorumluluk almıyorlar...

 

Katliam kararının kim tarafından, nerede ve nasıl verildiğine dair bir bilgi toplum ve kamuoyuyla paylaşılmıyor.

 

 Yetmezmiş gibi soruşturmada gizlilik kararı alınıyor.

 

Sömürgecilik, işgal, militarizm, "tedip-tenkil" tam böyle birşey olsa gerek...   

 

                                                                                                                           




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur