DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

Barajlar ve göç asimilasyonun aracıdırlar



Kurdinfo:23:55 - 27/12/2011

Özünde bu “iş ve aş kapısı” olarak sunulan bu barajlar, Kürtlerin geçmişini silmeye dönük yatırımlardır. Deyim yerindeyse Kürtleri barajlara gömme amacıyla inşa ediliyorlar.


Kürtlerin ret ve inkarına dayalı süreç, duraklama dönemine girerek eski şiddetini  kaybettiğini söylemek mümkün. Görünürde  Kürtlerin varlığı da artık bir problem teşkil etmiyor. Kürtlerin varlığını kanıtlamak için büyük bir efor harcayarak (Kürtlerin) dilinden, tarihinden, edebiyatından ve kültüründen örnekler sunma çabaları da hız kesmiş durumda. ”Kart Kurt” ve Kürtleri bilmem hangi Türk boyunun bir kolu olarak iddia etme saçmalıkları da ciddiye alınmıyor.

TV ekranlarında bir sürü kafasıza Kürtleri kanıtlama programlarına da rastlamıyoruz. Bu durum  elbette sevindiricidir.

Buna paralel olarak bir takım gelişmeler de yaşanıyor.TRT Şeş  ve  birkaç Üniversitede Kürtçe bölümler açılması, yine özel televizyonlarda Kürtçe programların yapılması, Kürt kentlerinde Kürtçe yazışmalar ve tabelalara Kürtçe isimler yazılması olumlu gelişmelerdir.

Atılan bu adımları küçümsemek veya değersiz kılma çabaları doğru değil.Sahiplenerek daha ileriye taşınması gerekir. Çözüm küçük sıçramaların toplamından doğacağının  notunu da  düşelim...Ancak bu durumun eleştiriden muaf olmadığını ve asimilasyonun hala devam ettiğini de unutmamak gerektiğini belirtelim. Çünkü bu adımlar, asimilasyonu  durduracak güçten ve yasal dayanaktan yoksundurlar.

Bu durum, sadece,  Kürtlerin varlığının kabulüne yönelik  bir gelişme olarak değerlendirilebilir.En azından şimdilik öyle.

Kürtlerin Kürt olarak kabul edilmesi ve sınırlı adımların atılması, asimilasyonun  durduğu veya bittiği anlamına gelmiyor. Daha doğrusu bu mutevazı adımlar, asimilasyonu durdurma gibi bir amacı da taşımıyor.

Asimilasyon Kürtlerin inkarı üzerinden yürümüyor;Kürtlerin kabulü üzerinden  ve hız  kesmeden yoluna devam ediyor. Baskıya dayalı sert ve kaba yöntemler yerine, daha  gevşek ve dolaylı yöntemler tercih ediliyor. “Kürtlüğüne” dokunulmadan, yani varlığı inkar edilmeden, değerlerinden ve Kültüründen uzaklaştırılıyor.

Yapılan tüm ekonomik, siyasal, teknik ve kültürel yatırımlar, Kürt kültürünü, dilini unutturma ve hafızayı silme  araçlarına dönüşüyor. Karın yanında mutlaka asimilasyonda gözetiliyor.

Günümüzün iletişim teknikleri asimilasyon sürecinin etkin olmasında önemli bir role sahiptirler. Köy veya kentte yaşayan herkes bu anaforun içine girmek zorunda kalıyor.Bu anafor onları dönüştürüp değiştirerek Anadilinden çok Türkçe konuşmalarını sağlıyor. Daha okul çağına gelmeden anadilini konuşmakta zorluk çekiyor..Okuldaki eğitim ve göçlerle beraber, Anadiliyle düşünme ve konuşma eyleminden uzaklaşıyor. Çünkü;hedef,  geçmişi ve dili  hafızadan silmek ve Ulusal kimliğinden sıyrılmış bir kişilik yaratmaktır amaç. Son  derece tahrip edici bir durumun  yaşanmasına neden oluyor.Her gün geçmişinden bir az  daha uzaklaşmasına dil ve kültürüne  kayıtsız kalmasına ve  yabancılaşmasına neden olmaktadır.

Sistemli bir şekilde, çok sayıda inşa edilen Barajlar,   çeşitli gerekçelerle istimlak edilen toprak parçaları ve bunların sonucunda yaşanan göçler,bir halkı kendi topraklarından sökme,dağıtma  ve  asimle etmenin en etkin ve dolaylı yöntemlerin tipik örnekleridirler. Görünürde baskı yok, arka planındaki asimilasyonu gizleyerek,  “İş, Aş kapısı” açma  yanılsamasını yaratıyor ve bir anlamda rızasını alıyor. Özünde bu “iş ve aş kapısı” olarak sunulan bu barajlar, Kürtlerin geçmişini silmeye dönük yatırımlardır. Deyim yerindeyse Kürtleri barajlara gömme amacıyla inşa ediliyorlar. Doğaya verdiği zararın   daha fazlasını Kürtlerin toplumsal,kültürel ve ulusal kimliklerine veriyor.Bir halkı yıkıma götüren en önemli nedenlerden biri, kendi topraklarından göç etmektir.Göç etmek terk etmektir,köklerinden ,tarihinden uzaklaşmak,çoğunluk olduğu coğrafyadan vazgeçmek ve çeşitli metropollerde azınlık durumuna düşüp erimek demektir.Van’ın  boşalmasına sessiz kalınması ve hatta teşvik edilmesi anlamlıdır.  

Bu anlamda Kürt coğrafyasında inşa edilen barajlar  çevreye verdiği zarardan veya ekonomik bir yatırımdan  öte bir anlama sahiptirler. Kürtlerin arasına sınır çizmek,dağıtmak ve kimliğinden uzaklaştırmaktır. Sırf bu amaçla,Şırnak ve Hakkari hattında sayıları onlarla ifade edilen barajlar inşa ediliyor.

 Karadeniz veya  diğer bölgelerde inşa edilen barajlar,inşa edildiği bölgenin   doğal dengesine,iklimine olumsuz anlamda  etki eder;canlılar ve bitkileri büyük zararlar verir,canlı ve bitki türlerinin yok olmasına neden olur.Verdiği zararlar doğayla sınırlı kalır.Toplumsal doku korunur, dile ve kültüre zarar vermez..İnşa edilen Barajın  ismi   eskiden hangi isimle anılıyorsa aynı isimle anılır.Göç eden insanlar asimle olma gibi bir riske sahip değiller.

Ancak Kürt coğrafyasında yapılan barajlar çevreye verdiği zararlar yanında, Kürt kültürünü yok etme  gibi bir işleve de sahiptirler. Öncelikle fiziksel olarak değiştireceği yerin ismini Türkçeleştirip  eskiye ait izleri silerek   işe koyulur. Bin yıllardır Kürtçe ismi olan vadi,ırmak, dağ  bir anda sonradan verilen bir isimle anılırlar.  Tarihsel ve kültürel değerlerin mirasçıları olan  insanlar yaşadığı topraklardan göç etmek zorunda kalırlar.

Baraj veya başka amaçla istimlak edilen alanın içinde kalan her kayanın, ağacın, canlının derenin, tepenin birer isminin yanında Türküsü, ağıdı, anısı ve anlamı vardır, bin yıllardır var olan  bu  değerler yok edilerek  geçmiş siliniyor. Doğayla beraber insanlar da dönüşüme zorlanarak, aidiyet duyguları yok ediliyor. Çünkü; o, toprak parçasında yaşanan değişimler, geçmişte yaratılan değer ve kültürü bir anda sulara gömüyor  ve geçmişi hatırlatacak tek bir işaret bırakmıyor geriye. Bu bazen, büyük bir ilçe ve bağlı  yerleşimleri kapsayabiliyor.

Munzur, Botan  Çayı üzerinde inşa edilen barajlar, Şırnak ve Hakkari arasında inşaatına başlanan 11 baraj ve projesi aşaması tamamlanan Hasankeyf ve Bitlis çayı üzerindeki barajlar, Diyarbakır ve Urfa yöresindeki onlarca barajı salt  ekonomik nedenlere bağlamak kesinlikle doğru değil. Bunun en temel nedeni on binlerce insanı olarak  göçe  ve asimilasyona tabi kılmaktır.

 




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur