DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

Gündem Yeni Anayasa, Muhatap Kürtler



Kurdinfo:12:28 - 26/12/2011

Karşılıklı güvenin tesisi için anayasada Kürt kimliğine vurgu yapılması ve anayasal güvenceye alınması, karşılıklı güvenin tesisi için Kürtlerin olmazsa olmazıdır


Gerek Siyasetçi, Gerek akademisyen ve gerekse  bürokrat veya anayasa ile ilgilenen her kim varsa, konuya, Anayasalar Toplumsal anlaşma metinleridir diyerek söze başlamaktadır. Ancak kimin kiminle ve hangi yöntemle anlaştığı konusunda ise bir tesbit veya söylemde, ya bulunmamakadır, yada geçmişte bilinen yöntemlerle hazırlanmasını peşinen kabullenmektedirler.

Anayasalar toplumsal anlaşma (mutabakat) metinleridir demektense, Anayasalar, Toplumsal anlaşma metni  olmalıdır diyerek söze başlamak, daha doğru bir sonuca  götüreceği gibi, memnuniyetsizlikleri minimize etmesinide sağlayacaktır. Zira Türkiyede şimdiye kadar hazırlanan anayasaların hazırlanma ve topluma kabul ettirilme yöntemine bakıldığında, ne, toplumsal anlaşma metinleri, nede demokratik olduğu görülmektedir. Gerek 1924, gerek 1961 ve gerekse  halen yürürlükte olan 1982 faşist darbe anayasalarının hiçbiri toplumsal anlaşma metni olamadıklarından ,toplumun tüm sınıf ve katmanlarınca değiştirilmesi talebi dillendirilmektedir.

Bir gerçek varki cumhuriyet tarihinde yapılan anayasaların hiç biri ne anlaşma metni, nede özgürlükçü olmuşlardır, hele 1982 anayasası, bir  felakettir. 1982 anayasası, Faşist Cunta nın başındaki Kenan EVREN in direktifi ile  hazırlatılan bir  metindir. Dönemin diktatörü, Prof. Sulhi DÖNMEZER ve Prof. Orhan ALDIKAÇTI  adında  iki kişiye ısmarlama bir şekilde hazırlatılmış, yine dönemin diktatörü tarafından atanmış bir danışma meclisine kabul ettirilmiş, karşı propaganda yasağı konularak sözde referanduma götürülüp halk tarafından kabulü sağlanan, içerik ve yöntem olarak baştan sona  anti demokratik ve ırkçı bir anayasadır.

1980 anayasasının içeriği, hazırlama yöntemi ve hazırlayan cuntanın niteliği ile konuya bakıldığında elbette demokratik bir anayasanın çıkması beklenemezdi, ancak günümüzde demokratik bir anayasa hazırlama iddiasında olan hükümetin geçmişte hazırlanıp kısa sürede geçeriliğini kaybeden anayasalardan ders çıkararak gerek içerğinin gerekse hazırlama yönteminin demokratik ve toplumun tüm ihtiyaçlarına cevap niteliğinde olmasına özen göstermelidir. Bu özen, toplumun özgürlük anlayışını ve kültürünü değiştirip geliştirceği gibi kalıcılığınıda sağlaması açısından önem arz etmektedir.

Bunun için fazla tarih sayfaları içine dalmayada gerek yoktur. Afrika, Asya ve Latin Amerika ülkelerinde iç savaş koşullarından çıkmayı ve toplumsal barışı amaçlayan anayasa yapım süreçleri yaşandı Bunların hepsi birer örnek teşkil etmekle beraber, Mandelanın ülkesinde uygulanan yöntem dikkate değerdir. Nelson Mandela’nın başında olduğu ANC 1994 seçimlerinde oyların %62’sini alarak büyük bir üstünlük sağlamış ve parlamentoya seçilen 490 milletvekili 2 yıl içerisinde yeni anayasayı hazırlayacak bir kurucu meclis oluşturulmuştur. Ayrıca bu çalışmaları yönetebilecek bütün partilerin içinde yer aldığı bir anayasa komitesi ve bu komiteye bağlı alt komiteler oluşturulmuştur. Toplumun bütün kesimlerinin tartışmalara katılması sağlanılmaya çalışılmıştır. 3 aylık süre içerisinde yetişkin halkın %65’ine ulaşılmış, yaklaşık 1.7milyon dilekçe toplanmış elemeler sonucu 11000 öneri çıkarılmıştır. Burada güdülen amaç katılanların belirli bir konu üzerinde tartışmalarını sağlayıp uzlaştıkları ilkeleri gözlemek, bunların anayasada temsil edilmesini sağlamak ve bu vesileyle halka uzlaşma kültürünü aşılamak olmuştur. Partiler arasında kültürel ve etnik farklılıklara dayanan çok derin zıtlaşmalar aşılmış aynı masada yer alıp ortak bir proje çerçevesinde görüş alışverişi  yapmaları sağlanmıştır. 10 aylık bir süreç sonunda 22 Kasım 1995’te ilk anayasa taslağı yayınlanmıştır.

Dil, din, kültür alanındaki düzenlemeler:

Güney Afrika Anayasası‘da içinde İngilizce, Afrikaans, İsizulu dillerinin bulunduğu 11 ayrı dil resmi dil olarak kabul edilmiş, ayrıca yerli dillerin kullanım ve statüleri tanınmış ve devlete bu dillerin kullanımının geliştirilmesi ve statülerinin korunması için uygulamaya dönük müspet önlemleralması görevi verilmiş, bütün resmi dillerin aynı ölçüde değer göreceği ve bu dillere eşit muamele yapılacağı belirtilmiştir. Anayasaya göre merkezi hükümet ve bölgesel yönetimler bir bütün olarak, ülke çapında veya bir bölgede kullanım, pratik uygulamalar, ticari uygulamalar, bölgesel özellikler ile halkın ihtiyaç dengesi ve tercihlerini dikkate almak suretiyle yönetimin amaçları doğrultusunda herhangi bir resmi dili kullanabilirler ancak merkezi hükümet ve her bir bölgesel yönetim en az iki resmi dil kullanmak zorundadır. Belediyeler kendi bölgelerindeki yurttaşların kullandıkları dili ve  tercihlerini dikkate almak zorundadırlar. Anayasaya göre herkes dilini kullanma ve kendi seçtiği türden kültürel hayata iştirak etme hakkına sahiptir. Güney Afrika Anayasası’nda topluluk hakları da tanınmıştır. ”Kültürel, dini ve dilsel topluluklar” başlıklı 31. bölümde  kültürel, dini veya dilsel bir topluluğa mensup kişilerin, o topluluğun diğer üyeleri ile birlikte kültürlerinin gereğini yerine getirme, dinlerini yaşama ve dillerini kullanma ile kültürel, dini ve dilsel birliklerle sivil toplumun diğer organlarını oluşturma, bunlara iştirak etme ve koruma konularındaki haklarının göz ardı edilemeyeceği belirtilmiştir.

Burada hazırlanacak anayasada genel olarak bu yöntemler dikkate alınarak hazırlıklar yapılabilir, Özelde ise 90 yıllık TC geçmişindeki ırkçı politikalar, Kürt ulusunun güvenini yitirdiğinden etnisitelere vurgu yapılmaması, Kürt ulusunun güvenini oluşturmayacağı gibi dominant etnisitenin insafına kalması gibi sakıncalarıda vardır. Dolayısıyle karşılıklı güvenin tesisi için anayasada  Kürt kimliğine vurgu yapılması ve anayasal güvenceye alınması, karşılıklı güvenin tesisi için Kürtlerin olmazsa olmazıdır.

Güney Afrika modeline bakıldığında birden fazla resmi dilin olabileceği ve hiçbir dilin baskı altında kalmamasını sağlamak için bölgesel olsa bile en az iki resmi dilin kullanılması imkanı sağlanmış, hatta zorunlu kılınmıştır. Bu örnektende anlaşılacağı üzere birden fazla resmi dilin olabileceğinden öte zorunluluğu görülmektedir.

Türkiye yeni bir anayasa hazırlama sürecine girmişken, bunun demokratik ve kalıcı olabilmesinin yolunun Kürt ulusal taleplerinin gerçekleştirilmesinden ve anayasal güvenceye alnmasından geçtiği gerçeğini görmek zorundadır. Aksi taktirde yapılacak anayasa Kürtler tarafından meşruluğu tartışılır olacağı gibi, Türkiyenin, gerek demokratikleşme gerekse uluslararası ulaşmak istediği yere ulaşma beklentilerinede cevap olamayacağı gerçeği göz ardı edilmemelidir. Buna göre; Öncelikle Komisyonlarda görev alan siyasi Partiler başta olmak üzere, anayasa işini bir çekişme ve ideolojilerini kabul ettirme çabalarından arınarak evrensel hukuk ve demokratik kuralları baz alıp çalışmalarını yürütmeli ve Kürt cenahının sesini dinlemelidirler.Kürt cenhıda bu fırsatı doğru değerlendirmeli ve taleplerini açık, net dillendirmelidir. Bir Kürt olarak bu anayasada; Kürt ulusal kimliğin güvence altına alınması, Kürtçenin Resmi Dil olmasının yanı sıra, Ana dil ile eğitim hakkının sağlanması, Kürt ve Kürdistan isimli siyasi parti ve örgütlenme hakkının tanınması, Kürt ulusuna, kendi kendini yönetme konusunda bir statünün tanınması, bu statünün, uygun zemin ve zaman içinde, uluslararası gözlemciler gözetiminde bir referandum ile garantiye alınması sağlanmalıdır diye düşünüyorum.

                




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur