DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

Demirel, Çiller, Ağar, yargılansın



Kurdinfo:12:11 - 16/12/2011

Cumartesi Anneleri: Süleyman Demirel, Tansu Çiller ve Mehmet Ağar´ın yargılanmasını istediler


İstanbul - Gözaltında kaybedilen yakınları için 350 haftadır Galatasaray meydanında adalet nöbeti tutan Cumartesi Anneleri, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin ilan edilişinin 63'üncü yıl dönümünü Galatasaray meydanında karşıladılar.

Cumartesi Anneleri, "Cumhuriyetin Aydınlık Yüzü" anıtının çevresini karanlık bezle örttü, Tansu Çiller, Mehmet Ağar, Doğan Güreş, Süleyman Demirel, Mahmut Yıldırım (Yeşil), Hanefi Avcı gibi isimlerin fotoğraflarını astı.

350 hafta boyunca oturdukları anıtın önünde kayıplarının faillerinin yargılanmasını isteyen kayıp yakınları, devlet karanlık geçmişiyle yüzleşene kadar bu meydanı terk etmeyeceklerini belirterek Süleyman Demirel, Tansu Çiller ve Mehmet Ağar'ın yargılanmasını istediler.

İstanbul Galatasaray meydanında 350 haftadır oturma eylemi yapan ve kayıpların bulunmasını isteyen Cumartesi Anneleri, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin ilan edilişinin yıldönümü nedeniyle tekrar biraraya geldiler.

Yapılan etkinlikte ilk konuşmayı polisler tarafından gözaltına alındıktan sonra bir daha kendisinden haber alınmayan Fehmi Tosun’un eşi Hanım Tosun yaptı. "Biz bugün burada adını 'Cumhuriyetin aydınlık yüzü' olarak adlandırılan heykelin önünde yıllarca saklanan, inkar edilen, eli kanlı karanlık yüzü bir kez daha teşhir etmek için buradayız. Yıllardır onların yüzüne bakmaktan artık bıktık, usandık ama maalesef bugüne kadar hiçbirinden hesap sorulmadı" diyen Hanım Tosun, Mehmet Ağar'ın "vicdanım rahat" sözlerine değinerek şunları söyledi: "Senin vicdanın mı var ki vicdandan söz ediyorsun? Heykel dikmekle olmaz bu iş, aydınlığa gerçekten kavuşulmak isteniliyorsa bir an önce kayıp yakınlarımız için adım attın ve her gün aklandığınız sorumluları yargılayın. Bizim arkamızda resimleri asılı olan başta Tansu Çiller, Mehmet Ağır başta olmak üzere, Süleyman Demirel, cezalandırın. Hani Mehmet Ağır bir tuğladan söz ediyordu ya işte başına düşecekse de o tuğlayı çekin."

ÇOK FERYAT ETTİK

Bitlis'te kaçırılarak öldürülen Özgür Gündem gazetesi muhabiri Ferhat Tepe'nin annesi Zübeyde Tepe ise 17 yıldır Galatasaray meydanında adalet beklediğini ifade etti. "Çok konuştuk, çok feryat ettik. Her zaman bu failli meçhulleri dile getirdik, haykırdık ancak kimse duymadı bu sesimizi ve hiçbir sonuç alamadık" diyen Tepe şunları söyledi: "Bir türlü çocuklarımızın katilleri yargılanmadı, Mehmet Ağır, Tansu Çiller, Doğan Güreş, bunlar hiçbir zaman yargılanmadılar. Oğlum failli meçhullerin, toplu mezarların en yoğun bulunduğu Bitlis'te kaçırıldı. O dönem Korkma Tağma o dönem Tatvan Garnizon Komutanı idi. Biz gittik ona çocuğumuzun kayıp olduğunu söyledik. Ancak hiç umursamadı. Çünkü kimin gözaltına aldığını, kimin kaybettiğin biliyordu. Şimdi ben soruyorum neden Korkmaz Tağma yargılanmıyor, niye konuşmuyor ? İşte Korkmaz Tağma gibileridir Kürdistan topraklarını failli meçhul tarlasına dönüştüren."

Başbakan Erdoğan'ın Dersim katliamı belgelerini ortaya çıkarttığını hatırlatan anne Tepe, "Demek o dosyalar varmış. O zaman neden bizi senelerdir burada oyalıyorsunuz? Bizim dosyalarımızı da çıkarttın, çünkü biz çocuklarımızın kemiklerini bulanan kadar, onlara bir mezar yaptırana ve sorumluların yargılanana kadar iki elimiz yakalarında olacak" şeklinde konuştu.

17 yıldır heykelin önünde oturduğunu ancak sadece bugün bu heykelinin isminin "Cumhuriyetin aydınlık yüzü" olduğunu öğrendiğini vurgulayan gözaltına kaybedilen Kenan Bilgin'ın kardeşi İrfan Bilgin, "Biz bugün o aydınlık cumhuriyetin karanlık yüzlerini oraya astık. Ben böyle aydınlık bir cumhuriyet ne isterim, ne de böyle bir cumhuriyete yaşamak isterim" dedi.

KAYBEDEN VE KATLEDEN TC'NİN VATANDAŞI OLMAKTAN UTANIYORUM !

Bilgin’in ardından sözü alan gözaltına kaybedilen İsmail Bahçeci'in kardeşi Umut Bahçeci de, abisinin 1994 yılında kaybedildiğini ve kendisinden bir daha haber alamadıklarını söyledi.

Basına seslenen Bahçeci, "İsmail Bahçeci gözaltına kaybedildiğinde üniversite basın yayın üçüncü sınıf öğrencisiydi. O da belki sizin gibi bugün haber kovalayacaktı. Bugün benim yaşım 38, ancak İsmail hep 25 yaşında kaldı" dedi. Tam 17 senedir abisini aradığını belirten Bahçeci şunları söyledi:

"Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmaktan ben şu an utanıyorum .Çünkü TC bir hukuk devletidir deniliyor fakat bizim kayıplarımız hukuk devletine yakışır bir şekilde muamele tabi tutulmadı. Cumhuriyete yakışır bir şekilde muameleye tabi tutulmadı. Suçlu mu? O zaman alırsınız yargıya teslim ederseniz ve gerekiyorsa cezaevine korsunuz. Ama burada olan bu değildi. Bizim insanlarımız gözaltına alındı, işkencelerden geçirildi, kaybedildi ve katledildi. Bir mezarları bile yok. Şu arkamızda görmüş olduğunuz şahıslar bu ülkenin Cumhurbaşkanı, Başbakan, Emniyet Genel Müdürlüğü yapmış insanlardır. Bunlar ağabeylerimizi, evlatlarımız, ana, babalarımızı kaybettiler ama hala ellerini kollarını sağlayarak geziyorlar. Bu arkadaki şahıslar teker teker yargılanana kadar bu mücadele bitmeyecek" dedi.

AKP HÜKÜMETİ DAHA BÜYÜK BİR BİLGİ KİRLİLİĞİ YARATIYOR

16 senedir failli meçhul cinayetlerin aydınlatılması için bu heykelin önünde adalet nöbeti tuttuklarını belirten gözaltında kaybedilen Hasan Ocak'ın abisi Ali Ocak ise daha önceki hükümetlerin de AKP hükümeti gibi kayıplar konusunda üç maymunu oynadığını söyledi.

"Sözde 'yüzleşiyoruz' adı altında derin devlete hesaplaşır gibi yapan AKP hükümeti daha büyük bir bilgi kirliliğiyle akıllara ziyan vermeye çalışıyorlar" diyen Ocak, son günlerde Mehmet Eymür ve Mehmet Ağar'ın birbirlerini suçlayan demeç ve ifadeler verirken gerçeğin yine ellerinden kayıp gittiğini söyledi.

Kayıp yakınlarının konuşmasından sonra hazırlanan ortak basın açıklamasını gözaltında kaybedilen Hasan Ocak'ın kardeşi Hasibe Ocak okudu. Karanlık geçmişiyle yüzleşmeyen bir devletin, barıştan, aydınlıktan, insan haklarından söz edemeyeceğini hatırlatan Ocak, evrensel hukuka göre adalet tesis edilmedikçe, mücadele etmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.

ANF

15 Aralık 2011

 

 




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur