DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

Alan Hâkimiyeti



Kurdinfo:21:17 - 1/11/2011

Kürt’ün birine alanda hâkimiyet kurdunuz, peki ötekini ne yapacaksınız? Olacak şey değil! Galiba birileri alan hâkimiyeti “pratiğini”, Barcelona’nın oynadığı oyundan ibaret sayıyor.


Alan hâkimiyetine dayalı bir stratejiyle “siyasi hasım bloke edildiğinde”, tıpkı Barcelona’nın rakiplerinin olası karşı çıkış imkânlarını “aldatıcı dar kalıplara dökerek”, kendine özgü bir acımazsızlıkla üzerine çökmesi gibi, siyasi hasmı, hem “sınırlar” hem de onu kendine “bağımlı hale” getirir. Satranç, savaş ve şimdilerde Barcelona’nın futbol oyununda yaptığı, alan hâkimiyeti stratejisiyle üretilen “siyasi olmayan” sonuç, siyasi hasımla birlikte “toplumu tahakküm “altına almaktan başka kapıya çıkmaz.

Çünkü alan hâkimiyeti stratejisi, doğası gereği siyasi bir davranış değildir; sadece koşulsuz bir iktidar arayışı ve bedeli ne olursa olsun, türcü, cinsiyetçi ve ırkçı bir hegemonyacı muktedirlik nevrozudur. Barcelona’nın rakipleriyle demokratik bir ilişki kurduğu söylenemez, tam tersine, Barcelona’nın oyun için ürettiği bütün yapılar, “kuşatma” ve deyim uygunsa yok etme üzerine tasarlanmıştır.

Ali Bayramoğlu’nun yazdığına göre, “Devletin Kürt politikasında uyguladığı yeni strateji alan hâkimiyeti stratejisi” olarak ifade ediliyor. Cengiz Çandar’ın da itibar ettiği bu haber kaynaklarının söyledikleri doğruysa, herkesi bekleyen akıbet, Freud’un “Bastırma” olarak adlandırdığı fenomende olduğu gibi, “yeraltına” itilmektir.

Bu toplumda vatandaşların yüzde ellisinden oy almayı başarmış olan bir siyasi gücün, alan hâkimiyeti stratejisi gibi, demokrasilerde ve demokratik çözüm geleneklerinde asla yeri olmayan yöntemlere başvurması kabul edilemez. İki Kürt’ten birinin oyunu almış ve hükümet olmuş birilerinin alan hâkimiyetinden söz etmesi ahlaki bile değildir.

Alan hâkimiyeti stratejisiyle devlet ve hükümet, 40 yıldır PKK ya muhalefet eden Kürt örgütlerinin “konumuna” düşmüştür. Çünkü 40 yıldır PKK’nin etki alanına göz diken muhalifler, ne bu etki alanından bir küçük “çalı” devşirebilmiş ne de PKK’nin etki alanında olmayan Kürtler için bir “çekim merkezi” olmayı başarabilmiştir. Zımnen, muhalifler de PKK’li olmayan Kürtleri, “Kürtlerden saymama” gibi garip bir tutumun içinde olageldiler.

Kürt’ün birine alanda hâkimiyet kurdunuz, peki ötekini ne yapacaksınız?
Olacak şey değil! Galiba birileri alan hâkimiyeti “pratiğini”, Barcelona’nın oynadığı oyundan ibaret sayıyor. Siz önce gidin futbol kültürüne bu stratejiyi dâhil edin, ondan sonra gelir, Kürtleri denek olarak kullanırsınız! Size sevabına bir sır vereyim? Bu çıkışı olmayan bir yoldur ve bu yolda ısrar edenlerin kafası sadece “Kürt gerçekliğini” kavramaya yetmiyor, aynı zaman da aynı kafa “Türk gerçekliğini” de algılayamıyor. Toplum barış istiyor, barış. Hepsi bu.

 Alan hâkimiyetinin bir tek anlamı vardır, mealsiz bunun adı “topyekûn savaştır”. Oysa oyun bir savaş değil. Oyun alan hâkimiyetine meşru sebepler sağlar, ama siyaset alan hâkimiyeti stratejisin kaldıramaz. Herkes altında kalır.
Eğer günün birinde Beşiktaş, Galatasaray, Trabzonspor, Fenerbahçe veya Türkiye Süper Ligi’ndeki herhangi bir güzide takım, kurgusal oyununun temel stratejisini, alan hâkimiyetine dayalı bir organizasyonla “oynamayı başarırsa,” işte o zaman da Kürtler de bu “parlak fikre kaderlerini” teslim ederler. Adama demezler mi, hele sen önce kendi evinin önünü bir temizle de, sonra gel konuşalım!
Basit ve insanca olmayan(!) bir soru; alan hakimiyetine dayalı stratejinin maliyeti, “Kürtçeye özgürlük” sağlayan bir stratejinin maliyetinden daha düşük müdür? Fikir edinmek isteyenlere sınırda küçük birkaç dip not; Carvalhal’ın Beşiktaş’a maliyetiyle Beşiktaş’ı Carvalhal’den özgürleştirmenin maliyeti, aynı kefeye konulabilir mi? ya da Rıdvan Dilmen’le Şansal Büyüka’nın Türkiye futboluna maliyetleriyle, Türk futbolunun bu şahsiyetlerden kurtuluşunun maliyetinde bir özdeşlik var mıdır? Toplumsal yarar denen bir şey var!




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur