DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

Van depremini kim ve neden siyasallaştırdı ?



Kurdinfo:14:07 - 28/10/2011

Türk devleti affetle ilgili değerlendirme ve teknik yardımları kendi tekeline aldıktan sonra ilk iş olarak bölgeye yetişebilecek dış yardımların önünün keserek, depremi millileştirdi.


 

                                                                                                                 

 

Kabul etmek gerekir, Türk devlet yetkilileri ve AKP kadroları basın ve  medya kuruluşlarından azami ölçüde yararlanmasını iyi biliyorlar ve konuşma sanaatı konusunda çok yeteneklidirler. Van depreminin daha  ilk saatlerinden itibaren AKP’li bakanlar ve Başbakan hemen bölgeye hareket etti. Türk basın ve televizyonları; Başbakan’ın ve AKP’li bakanların incelemelerine büyük yer verdi onları adım adım izledi.

 

Bakan ziyaretleri öyle bir hale getirildiki, televizyonlar affetin boyutlarını, depremzedelerin  durumunu ve enkazları gösteren haberlerden çok, Başbakan ve AKP’li bakanların verdikleri boş vaadler ve yaptıkları propogandalarla doldu, taştı.

 

Van halkının seçilmiş temsilcileri arka plana itililerek, insiyatif devletin atanmış valisine terkedildi. Tabii ki insiyatifin Vali’de toplanması bir devlet kararıydı. Türk devleti affetle ilgili değerlendirme ve teknik yardımları kendi tekeline aldıktan sonra ilk iş olarak bölgeye  yetişebilecek dış yardımların önünün keserek, depremi millileştirdi. Kısacası Türkleştirdi

 

Azarbeycan ve İran gibi müslüman ülkelerin yardımlarına kapılarını sonuna kadar açan Türk devleti ve AKP hükümeti; Van depremine yardım etmek ve enkaz çalışmalarında gönülü olarak yer almak isteyen; İsrail, Yunanistan ve Ermenistan gibi hırıstiyan ve yahudi ülkelerin bölgeye girmesini engelleyerek, bir ölçüde depreme yapılan yardımların islamlaşmasını da sağladı.

 

Türk devleti ve AKP hükümeti her ne kadar dış yardımların engellenmesi kararını çok mahsumane ve sadece teknik bir önlem yada kibirlilik gibi bahanelerle izah etmeye çalışsa da meselenin AKP hükümetinin gösterdiği şekilde olmadığını, dostlarda, düşmanlarda iyi biliyor.

 

Kelimenin tam manasıyla;Türk devleti; başta İsrail, Yunanistan ve Ermenistan olmak kaydıyla diğer ülkelerin yardım ve kurtarma ekiplerinin hassas bilinen Kürt illerine girmesini istememiştir.

 

Bunun çeşitli siyasal ve ideolojik sebepleri vardır.

 

Azarbeycan ve İran gibi ülkelerin bölgeye girmesinde hiç bir sakınca görmeyen AKP hükümeti; Israil, Yunanistan ve Ermenistan kurtarma ekiplerinin önünü keserek, Kürtlere sadece kendi çizgisindeki veya kendisi gibi düşünen müslüman ülkelerin yardımlaşmasının yolunu açmıştır. Kürtler konusunda; türk - islam tezinden farklı düşünceleri olan komşularının yardım isteklerini ise ’ihtiyaç yoktur’ diyerek; engellemiştir.

 

Oysaki yardım ve kurtarma çalışmalarında ilerleyen saatler, günler kurtarma çalışmalarının yetersizliğini göstermiştir. Depremden 57 saat sonra bile enkazlardan  kurtarılan canların varlığı; kurtarma çalışmalarında  yüksek teknik ve beceriye sahib olan İsrail, Yunanistan ve Ermenistan kurtarma ekiplere kesin ihtiyaç olduğunu ortaya çıkarmıştır.

 

Birde; deprem ve buna benzer affetlerde; yardım konusu sadece teknik ve maddi miktarlarla ölçülemez. Bu konuda yardım eden ile yardıma muhtaç taraf arasında duygu yakınlığı ve bir gönül bağı oluşur. Bu durumu 1999 Gölcük depreminde yakından izleme fırsatını bulmuştuk. Atina’dan  gelen yunanlı kurtarma ekipleriyle yöre halkı arasında nasıl bir duygu bağı oluştuğunu herkez bilir. Bu yakınlaşma siyasal etkilerini o zamanki hükümetlerin karşılıklı ilişkilerinde de göstermişti.

 

İşte AKP’hükümeti; İsrail, Yunanistan , Ermenistan  ve diğer ülkelerin yardım ve kurtarma çalışmalarına katılmalarına izin vermemekle Kürtlerle, bu ülkelelerin, halkları arasında oluşabilecek muhtemel bir yakınlaşma ve duygu bağının oluşmasını engelledi.

 

Kürt yoksulları yıllardır Türk devleti ve AKP tarafında karalanan ve düşman gibi gösterilen, Israil, Yunanistan ve Ermenistan’lı komşularının Kürt çocuklarını kurtarmak için nasıl kazma kürek salladıklarınıa yakından görecek ve o ülkelerin âlicenaplığı ve yardımseverliklerine yakından şahit olacaklardı. İşte AKP hükümeti bu dost ülkelerin ilk yardım taleplerini bu yüzden engelledi.

 

AKP hükümeti Van depremine yapılacak yardımları engellemesinin bir sebebide; Devletin özelikle İsrail ve Ermenistan’a karşı uyguladığı sert izolasyon politikasını saklama çabasındandır. Ermenistan’la olan sınırını kapatan ve hava sahasını İsrail nakliye uçaklarına , limanlarını Kıbrıs yük gemilerine kapalı tutan Türkiye; Van depremine bu ülkelerin yardım yolunu açmakla kendi uyguladığı izolasyon politikasını kendisi delmiş olacaktı.

 

AKP hükümeti bu ülkeler ile Kürt halkı arasında oluşabilecek bir duygu ve dayanışma bağını engelleyerek; bu ülkelere karşı uyguladığı yanlış politikaların Kürtler tarafından da desteklendiği mesajını vermeye çalışmıştır. Oysaki AKP hükümetinin komşu ülkelere ve özelikle de; İsrail, Yunanistan ve Ermenistan’a karşı uyguladığı yanlış politikaların, Kürt halkının büyük bir çoğunluğu tarafından desteklenmediği tüm siyasal çevrelerde bilinir.

 

Çünkü; Kürtlerin milli ve demokratik haklarını gasbeden  Suriye, İran ve Türkiye gibi komşularıyla sorunları vardır ancak Kürtlerin; İsrail, Yunanistan ve Ermenistan gibi komuşularıyla direk olarak ekonomik, kültürel ve siyasal  sorunları  yoktur ve günümüz koşullarında olamazda.

 

Onun içinde Kürtler bu acılı günlerinde; İsrail, Yunanistan ve Ermenistan gibi komşu hakları yanlarında görmekten mutlu olacak, güç ve kuvvet alacaktı ama ne yazık ki AKP’ hükümeti   Van depremini siyasalaştırarak, halklar arasında gelişmesi gereken kardeşçe dayanışma ve yardımlaşma ruhunu zedeledi.

 

Doğrudan ve yerinde ilk yardım olanağı ortadan kalktıktan sonra  AKP hükümeti bu ülkelerin yardım yollarını açık tutmaya yeltendi ancak daha birinci günde hükümetin takkesi düşmüş ve keli görünmüştü. Van depreminin birinci gününde torbadan görünen  mızrağı, yeniden torbada saklamanın imkanları kalmamıştı.

 

Kürtlerin; komşu ve kardeş ülkelerle temasından ödü kopan Türk devleti ve AKP hükümeti bilmelidirki; Kürt milleti hiç bir komşusunun yakınında durarak; İsrail, Yunanistan ve Ermenistan gibi kadim komşularının uzağında olmayacaktır.

 

Kürt milleti, her koşulda bu eski komşularıyla barış ve kardeşlik içinde yaşayarak, beş bin yıllık bir tarihten gelen dostluklarını pekiştirmek çabası içinde olacaktır.

 

28 Ekim 2011

Ahmet Yaman

 




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur