DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

Kürdistan’ın ve Kürt Ulusunun Parçalanmışlığı Kürtler Arası Problemi Trajik Boyuta Taşıdı



Kurdinfo:13:45 - 28/10/2011

Dr. Şıvan, Sait Elçi, Süleyman Muini, Sadiqi Henciri, Ahmet Tevfik vb. olayların nedeni Kürdistanın parçalanmışlığının Kürt Siyasal hareketine yansımasıdır..


Kürdistan’ın ve Kürt Ulusunun Parçalanmışlığı Kürtler Arası  Problemi Trajik Boyuta Taşıdı

Dr. Şıvan, Sait Elçi, Süleyman Muini, Sadiqi Henciri, Ahmet Tevfik vb. olayların nedeni Kürdistanın parçalanmışlığının Kürt Siyasal hareketine yansımasıdır.. Ama 1975 Cezayir Antlaşması Kürt karşıtı ittifakın stratejisidir.


Av. Osman Aydın


Kürt tarihinde gölgede kalmış pek çok olay bulunmaktadır. Bunların günışığına çıkması kadar önemli olan bir diğer husus da bu olayların doğru biçimde bilince taşınmasıdır. Kürt toplumu, hem tarih bilinci örselenmiş olma olgusunu hem de tarih bilimiyle donanmış tarihçilerinin kısırlığını bütün ağırlığıyla yaşayan bir toplumdur. Kürt tarihinde gizli kalmış, ortaya çıkarılması ve açıklanması gereken bir olayın amatörce araştırılmasının büyük zorlukları her zaman karşımıza bir engel olarak çıkmaktadır. Bunun da ötesinde yeterli arşivlerin bulunmaması, var olanlara da ulaşılamaması bu zorlukları birkaç kat daha arttırmaktadır.


Çoğunlukla Kürt kamuoyunda “Saitler Olayı” olarak isimlendirilen, Dr. Sait Kırmızıtoprak (Dr. Şıvan) ve Sait Elçi’nin şehit edilmeleri olayı da Kürt tarihinin bu karanlıkta kalmış olaylarından biridir ve açığa çıkarılmaya muhtaçtır. Bu kitapta, “Saitler Olayı” önyargılardan uzak bir anlayışla araştırılmış ve iyi niyetle okuyucuya sunulmuş değerli bir çalışmadır.


Mahabat Kürt Cumhuriyeti’nin yıkılışından sonraki yaklaşık 15 yıllık dönemde Kürdistan’ın bütün parçalarında derin bir sessizlik vardır. Sanki Kürdistan’ın üzerine ölü toprağı serpilmiştir. Ancak iki önemli olay, küllenmiş közün üstündeki külü üflemiş ve Kürtlerde yeni bir aydınlanma ve uyanma dönemi başlatmıştır.


Bunlardan birincisi Erivan Radyosu’nun 1955 yılında başlayan Kürtçe yayınlarıdır. Başlangıçta bu yayın Kürdistan’da dinlenemiyordu. O sıra Sovyetler Birliğin’de sürgün hayatı süren Mele Mustafa Barzani’nin girişimleri sonucu bu yanının bütün Kürdistan’da dinlenebilirliği sağlandı. Bu Kürtçe yayın, Kürt halkı tarafından büyük bir ilgi ve heyecanla dinleniyordu ve Kürtlük vadisinde yeni gelişmelerin ve anlayışların doğmasında önemli etkiler yarattı.


İkincisi ise, 1958’de Irakta Abdulkerim Kasım yönetimindeki cuntanın krallığı devirmesinden sonra Mele Mustafa Barzani’nin Kürdistan’a dönmesi ve 1961 yılında özgürlük hareketini başlatması ve sürdürmesidir.


Bu iki olgu Kürdistan’ın her parçasında pozitif etkiler yaratmada gecikmedi. Kuzey Kürdistan’da da bu etki öncelikle Üniversite gençliği, Kürt aydınları ve medrese çıkışlı bazı imamlar arasında, çok sınırlı da olsa görülmeye başlandı.


1959 yılında Kerkük’te Kürtlerle Türkmenler arasındaki çatışmalar nedeni ile, Niğde milletvekili Asım Eren’in meclis kürsüsünden “Biz de buradaki Kürtlere mukabeleyi bilmisil yapalım...” yolundaki konuşması bazı Kürt aydınları ve üniversiteli Kürt gençliği arasında büyük bir infial yarattı. 102 Kürt gencinin TBMM’ne protesto telgrafı çekmesi, protestoculardan 50 kişinin tutuklanmasına neden oldu. Bu tutuklulardan biri zindanda şehit olduğundan, Kürt ve Türk siyasi literatüründe bu olay, “49’lar Olayı” olarak yer aldı.


Bu tutuklulardan biri Dr. Sait Kırmızıtoprak, bir diğeri de Sait Elçi’dir. Yani 20. yüzyılın ikinci yarısında Kuzey Kürdistan’da Kürt siyasal aydınlanmasının öncülerinden ikisidir, bu iki Sait. Bu siyasal aydınlanma giderek yaygınlaşacak ve olgunlaşacaktır.


Kürdistan problemli bir coğrafyadır. Bu coğrafyadaki Kürt halkının özgürleşmesi önündeki en büyük ve en önemli olgu, Kürdistan’ın bölünmesi ve bölen güçler tarafından kuşatılmış olmasıdır. Kürdistan’ı bölen ve kuşatan devletler arasındaki ilişki ve çelişkilerde Kürtler her zaman bir tehdit unsuru ve bir araç olarak kullanılmıştır. Bunun ötesinde Kürtlerin dış dünyaya açılmaları her zaman bu bölen ve kuşatan güçlere muhtaç olmayı dayatmıştır. Bu durum, parçalarda Kürt halkının bütünleşmesi ve ulusal bir birliğe kavuşmasının önünde engel olmanın ötesinde çoğu zaman birbirlerine karşı tavırları geliştirmeyi de onlara dayatmıştır.


Parçalardaki Kürt ulusal hareketleri bölünmüş ve kuşatılmış coğrafyanın handikaplarını aşmak ve dünyaya açılan bir pencereden nefes almak için, bölen ve parçalayan bir diğer devletin iktidarları ile veya kendi parçalarının bulunduğu ülkenin marjinal grupları ile ilişki içine girme tercihi içinde olmuşlardır. Aslında bu bir tercihten çok, Kürtler açısından zorunlu bir yönelmedir. Bu zorunluluk pek çok Kürt hareketinin veya kadrolarının tasfiye edilmesinin altındaki en temel etkendir. Bu hususta en çok Doğu Kürdistan’daki siyasal kadrolar zarar gördü. Süleyman Mûînî, Mela Aware, Ahmet Tevfik’in trajik hikayeleri bahsi geçen zorunlu tercih ve yönelmelerin sonucudur. “Saitler Olayı” da, bunların yaşadıklarından farklı değildir.

20. yüzyılın ikinci yarısında Kürdistan’daki en büyük siyasal ve hukuksal kazanım, Güney Kürdistan’daki devrimin, Irak Baas yönetimi ile imzaladığı 1971 Otonomi Anlaşmasıdır. Ancak bu anlaşmanın hayata geçmemesinin en önemli nedenlerinden biri, belki de en önemlisi Kerkük’ün Kürdistan sınırları içinde kalıp kalmaması sorunuydu. Bu sorun bugün de en önemli sorun olarak hala gündemdeki yerini korumaktadır.
Mele Mustafa Barzani’nin önderliğini yaptığı Güney Kürt hareketi konusundaki aşırı duyarlılığı ve kıskançlığının yanı sıra, Türkiye Cumhuriyeti’nin de Kerkük üzerindeki etkisini ve baskısını sürdürmesi, sanırım “Saitler Olayı”nın trajik sonlarının nedeni ve başlangıcıdır. Kuzey Kürdistan’daki iki Kürt siyasi oluşumunun tasfiyesinin temel nedeni bu olsa gerek.


Yazar, bu çalışmasında 1960 ve 1970’lı  yıllarda bizi Kürdistan’da önemli bir tarihi yolculuğa çıkarıyor. Bu çalışmanın en önemli yanı, zaman ve mekân bağlamında olaylara yorumunu katmadan okuyucuya sunmasıdır. Kürtler bu çalışmadan önemli dersler çıkarma olanağı bulabilecektir.
Kanım odur ki; bu tür trajik tarihsel olayların açığa çıkarılıp tarihe mal edilmesinde, ödev tarihçilerin omuzlarındadır. Siyasiler şu veya bu ölçüde taraf oldukları için onların bu tür siyasal olaylardaki izahlarının objektifliği her zaman kuşkulu bir izah olacaktır. Ancak siyasilerin bilgileri tarihçiler için birer tarihi done olabilir.


“Saitler Olayı”nı Kürtler çok iyi kavramalı. Bunu siyasal malzeme olarak kullanmak Kürtlere hiçbir yarar getirmeyecektir.


Ekim/2011


Osman Aydın




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur