DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL

Yassıada ve günümüzde Kurdistan



Kurdinfo:13:58 - 10/10/2011

Türk gazetelerinde yayınlandı. Sıradan bir Türk polisi; BDP Bingöl milletvekilinin yakasına yapışıyor ‘sen kimsin ulan’... ‘ben devletim’ diyor ve vekilin gözlüğünü parçalıyor.


1960 askeri darbesi olduğu zaman rahmetli babam Demokrat Parti’nin Malazgirt ilçe yöneticisiydi.

 

27 mayıs sabahı askeri bir cemse evimizin bahçesine kadar girmiş genç ve hoyrat bir subay, bir manga askerle, hepimizin şaşkın ve korkulu bakışlar arasında babamın kolundan tutup askeri cemseye bindirmiş ve o zamanki piyade alayına götürmüştü.

 

Askeri cemsenin babamı alıp bahçemizden uzaklaşmasından bir kaç dakika sonra evimiz komşu ve akrabaların işgaline uğramış, yüzlerce kadın ve çocuk evimizin bahçesinde toplamıştı. Evimizdeki bir kaç saat önceki mutluluk ve skünet; yerini kadın ve çocukların feryatlarına bırakmıştı.

 

Rahmetli halalarımın ‘Ali’yi asacaklar’ diyerek, dizlerini döverek ağladıklarını hayatımda hiç unutmadım ve hiçbir zamanda unutmayacağım. Çünkü daha küçük bir çocuk iken, insanların asılarak öldürülebileceklerini ilk olarak orada duymuş ve çok korkmuş çok üzülmüştüm.

 

Tabiki hiç bir şey halalarımın yorumladığı gibi olmamıştı, Askeri cunta babamı alayda üç gün sorgulayıp, işkenceden geçirdikten sonra bıraktmıştı. Bizde 1960 cuntasından etkilenen ve acı çeken on binlerce aile gibi yeni koşulara uyarak yaşamaya devam etmiştik.

 

Sonraki yıllarda anladımki 1960 ta iktidarı elegeçiren cuntacılar, Türkiye ve Kürdistan’ın tüm il ve ilçelerinde ki Demokrat Parti yöneticilerini toparlamış onlara gözdağı vererek korkutmuş  ve uzun süren iktidarını bu şekilde ‘sağlamlaştırmıştı’.

 

1960 askeri darbesinde genç ve hoyrat subayların, sıradan askerlerin, seçilmiş halk temsilcilerine nasıl davrandıkları dönemi yaşayanlar tarafından bilinmektedir. Yassıada mahkemelerindeki askeri savcı ve hakimlerin, Kürt ve Türk halklarının seçilmiş temsilcilerine nasıl davrandıkları o günleri yaşayan insanların hafızalarındadır. Yassıada’da ve Sıvas kamplarında tutuklanan insanların anı ve hikayelerinde yüzlerce örneğe rastlamak mümkündür.

 

Kendini devlet yerine koyan askeri hakimlerin, Türkiye’nin Başbakanına ‘sen’ diye hitab ederek onu aşağıladığını, genç subayların ve sıradan askerlerin; seçilmiş milletvekillerini nasıl tokatlayıp, tartakladıklarını merak eden genç nesillerin o günkü gazete haberlerine bakmaları yeterlidir.

 

Kısacası, 1960 yılında Yassıada’da ve Sıvas kaplarınında tutuklanan Demokrat Parti temsilcilerine daha doğrusu Türk ve Kürt haklarının seçilmiş temsilcilerine yapılan hakaret işkence ve mezalimler, Türkiye’nin siyasal tarihinde kara bir lekedir.

 

Son dönemlerde AKP hükümetinin Türkiye ve Kürdistan’da uyguladığı politikalar ile 1960 cuntacılarının aldıkları tedbirlere arasında benzerlikler görülüyor. Türkiye ve Kürdistan’ın il ve ilçelerinde hergün onlarca Kürt çeşitli bahanelerle tutuklanıyor, zındanlara dolduruluyor.

 

Tutukluluk süreleri bazen Sıvas kamplarında olduğu gibi aylarca, bazen de Yassıada’dakiler gibi yıllarca sürebiliyor.

 

İçişleri Bakanı’nın yetkilendirdiği sıradan polis memurları seçilmiş Kürt politıkacılarına saldırıyor onları tartaklıyor.

 

Dün gazete haberlerine baktığımda, sıradan polislerin, Kürt halkın seçilmiş vekillerini tartaklaması bana çocukluk döneminde yaşadığım o günleri hatırlattı. Sıradan bir  polis; seçilmiş bir Kürt vekilin yakasına yapışıyor onu tartaklıyor ve saygısızca ‘sen kimsin ulan ’ diyor, kendisinin devlet olduğunu belirtmeyi de hiç ihmal etmiyor.

 

1960 larda Yassıada’da veya Sıvas kamplarında yaşanan olaylarda böyleydi. Sadece aktörler değişmiş. Yassıada’da seçilmiş vekillere hareket edenler onları tartaklayan askerlerin rolünü, şimdi İçişleri Bakanlığına bağlı polisler üstlenmiş.

 

Türk gazetelerinde yayınlandı. Sıradan bir Türk polisi; BDP Bingöl milletvekilinin yakasına yapışıyor ‘sen kimsin ulan’... ‘ben  devletim’ diyor ve vekilin gözlüğünü parçalıyor.

 

Bu olay tek başına; Türkiyedeki demokrasinin kalitesini ve kendilerini demokrasi ve adalet havarisi olarak sunan AKP yöneticilerinin tutarsızlıklarını göstermeye yetiyor.

 

1960 tan sonra Türk siyasetinin; adalet ve demokrasi alanında aldığı mesafeyi gözler önüne seriyor.

 

Kemalizm ile mücadele edeceğim diyerek iktidara gelenlerin, Kürt halkının hakları sözkonusu olduğunda; nasıl Kemalistleştiklerini ortaya koyuyor.

 

AKP yöneticileri ve AKP’nin arkasında duran güçler, kendilerinden önce gelen cuntacıların metotlarıyla Kürtleri yıldıracaklarını veya iktidarlarını sağlamştıracaklarını zannediyorlarsa çok yanılıyorlar. Seçilmiş vekillere saygıyı ve siyasal partilere toleransı oradan kaldırarak siyasal güçlerini sonsuza kadar koruyacaklarını zannedenler, tüm iktidarların geçici, halkların baki olduğu gerçeğini bilmelidirler artık.

 

Demokrasinin temel koşularından birisi; siyasal partilere tolerans ve halklarının seçilmiş temsilcilerine saygı göstermektir. Tarih; demokrasinin bu temel koşullarını ortadan kaldıran iktidarların faşizme, yöneticilerininde ırkçılığın bataklığına saplandığını çeşitli ülkelerde ve çeşitli şekillerde göstermiştir.

 

AKP’li yetkililerin bu gerçekleri görebilmesi için çok gerilere gitmelerine hiç gerek yoktur. Türkiyenin Cumhuriyet tarihindeki siyasal örneklere bakmaları yeter, belki artar bile.

 

 

10 Ekim 2011

 




 0     MESAJLARINIZ ( Mesajên we)


 


 NÛÇEYÊN DAWÎ

Gazeteler Öcalan´ın tüm Türkiye´ye yaptığı çağrıyı menşetlerine taşıdı
08:53   22/3/2013
 Diyarbakır´daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan´ın "Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun" çağrısı gazetelerde geniş yer buldu
Newroz Pîroz be!
21:04   21/3/2013
 Siverek Newroz Nostaljisi
Öcalan: "Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz"
20:27   21/3/2013
 PKK lideri Öcalan’ın BDP tarafından 21.03.2013 te Diayrbekir’de düzenlenen Newroz mitinginde okunan mesajının tam metni
Li Navenda Kurdî ya Siwêregê pîrozbahîya 8ê Adarê...
17:01   10/3/2013
 8ê Adarê roja jinên kedkar û jinên kurd
Sene 1921: Koçgiri isyanı, Alişer ve Zarife
11:49   10/3/2013
 Hareketin fikri önderi ise KTC üyesi olan Baytar Nuri Dersimi’ydi.
Mir Bedirxan Üzerine Düşünceler
11:46   10/3/2013
 1839 da, Nizip’de meydana gelen, İbrahim Paşa-Osmanlı-Savaşı çok önemli bir dönüm noktası olmuştur.
´Petrol Kürtlere bağımsızlık getirecek´
17:31   8/3/2013
 İngiliz Independent Gazetesi, petrolün Iraklı Kürtlere bağımsızlık vereceğini savundu
DTK dan DDKD ye Ziyaret
16:25   7/3/2013
 DTK Eşbaşkanları Aysel Tuğluk ve Ahmet Türk, DTK Daimi Meclis üyesi Seydi Fırat, Amed´de bulunan DDKD, KADEP, ÖSP, Azadi İnisiyatifi ve HAK-PAR´a sürece ilişkin bilgi alışverişinde bulunmak ve sürece katkılarını istemek amacıyla ziyaret gerçekleştirdi.
Çaycidan al haberi
14:36   7/3/2013
 Çay ocağını ona bıraktığımda elinde kalın bi dosya vardı, okuyup gülüyordu.
”Kosova için işleyen mekanizmalar, ne Filistinliler ne Kürtler için işliyor”
14:34   6/3/2013
 Ortadoğu´da işler hak ve sorumluluklar üzerinden değil, hibe ve sadakat üzerinden yürüyor
´Kürdistan bugün Türk milliyetçiliğinin işgali altındadır´
20:54   4/3/2013
 Kürt sorunu, Kürdistan’nın Kemalizm tarafından sömürgeleştirilmesi sorunudur