Bu tehditlere alışığız
HPG sitesinde, değerli dostum Sayın İbrahim Güçlü'ye yönelik tehditler savruluyormuş. PKK kaybettikçe saldırılaşacaktır.Üstlenmiş olduğu görev henüz bitmemiş olacak ki yeniden Kürt yurtseverlerine yönelik saldırılar içindedir. Bir taraftan kalemşorları ile Kürt değerlerine saldırırken diğer taraftan Kürt yurtseverlerine karşı tehdit ve saldırıları da devam etmektedir.Kürt halkının yetiştirdiği önemli düşünürlerden biri olan Sayın Güçlüye karşı savrulan tehdit basında çıktığı için bilinmektedir.Bunun dışında piyasaya sürdükleri buruşuk “aydınları” tarafından sürekli olarak kendilerini deşifre eden tüm yurtseverlere suçlamalar ileri sürmekte ve tehditler savurmaktadırlar.
Kürt siyasi mücadele tarihi akılcı bir şekilde incelenmelidir.PKK'nin bu tarih içinde üstlenmiş olduğu görev iyi tespit edilmedikçe Kürt Halkının kurtuluş yolunun inşası mümkün değildir.Burada da çok büyük sıkıntılar vardır.PKK ile bir geçmişi olan birçok yurtseverler,harekete katılırken taşıdıkları milli düşünceye ve geçmişlerine duyduğu saygıdan dolayı ve mücadeleye katılan binlerce yurtseverlerin hatıraları hürmetine çok büyük bir psikolojik baskı ve iç hesaplaşma altındadırlar.Bu baskı ise onların açık davranışlarını ve alması gereken doğru tavrı engellemektedir.Çünkü onlara göre milli devrimci düşüncelerinden dolayı mücadele etmek için gidip katıldıkları ve uğrunda büyük bedeller verdiği bir partinin eleştirilmesi kanlarına dokunmaktadır.Bu düşünce hem kendilerinin eleştirisel yaklaşımlarını engellemekte hem de eleştiri yönetenlere karşı tepki duymaktadırlar.
PKK'nin siyasetini eleştirmek, sanki Kürt Halkının toplumsal hakları için mücadeleye katılan tüm yurtseverlerin hatırasına saldırmakmış gibi algılanıyor.Oysa ki durum bunun tam tersidir.Sessiz kalmak,kendi halkı ve vatanı uğruna hayatlarını feda etmiş binlerin hatırasına saygısızlıktır. Biliniyor ki, kendileri de PKK'nin yönetim politikalarının kurbanı olmuşlardır.Her diktatör gibi kendi arkadaşlarının ve Kürt yurtseverlerinin kanı ile güçlenen PKK liderinin tükenmez gazabından kaçabilen bu çok az sayıda “şanslı” insan; bildiklerini,yaşadıklarını eksiksiz anlatmalıdırlar.Kurtulamayanların akıbetlerini,neden kurtulamadıklarını,neler yaşadıklarını anlatmalıdırlar.Çok azı bunu yaparken,çoğunluk suskunluğa devam etmektedir.Bir kısmı ise “geçmişin hatırasına saygı” temelinde utangaçça desteklerini devam etmektedirler.
PKK'nin ortaya çıkışı,Kürt yurtseverlere karşı saldırı ve izledikleri imha politikaları bir derece tutmuş ve kullandıkları radikal kurtuluşçu dil sayesinde de yıllardır devletin baskısı altında bulunan yoksul Kürt halkı arasında taraftar bulmuştur.Burada kullandıkları zor ve baskının da büyük payı vardır.PKK'nin tarihi süreç içindeki rolu başlı başına bir araştırma konusudur.Yaşadığımız bu dönemde PKK'nin Kürt Özgürlük Mücadelesinde nerede durduğu ve yaptıklarıyla kime hizmet ettiğini tespit önem kazanmıştır.PKK'nin devlete karşı Kürt Halkının toplumsal haklarıyla ilgili hiçbir istemi yoktur.Kürt Milli Siyasetini önlemeye yemin etmiş bir politika ile devletin yararına olacak eylemlerin dışında ne yapıyor?
Bunun sorgulanmasının zamanı gelmiştir.Bunu sorgulayan az sayıdaki Kürt yurtseverlerine karşı da saldırıları ve tehditleri devam etmektedir.Kamuoyunda tanınan, gerek yaşlarına gerekse geçmişlerine saygı duyulan “PKK'nin risıpileri” ortalığa düşmüşler ve PKK'nin gerçek yüzünü deşifre etmeye çalışan biz yurtseverlere karşı tehdit ve suçlamalarını devam ettirmektedirler.İbrahim Güçlü arkadaşımıza yapılan tehdit de onun şahsında hepimizedir.
Yıllarca birçoğumuzu sindirerek susturan bu anlayışın geldiği nokta bellidir.Türk ordusunu top yekun Güney Kürdistan'a sokmaya çalışan ortak plan tutmayınca ve hesaplar tersine dönünce saldırganlaşıyorlar.Bunların Kürtlük diye bir kaygıları yoktur.Diyarbakır'a, Kürt insanına patlattıkları bomba ne olduklarını ortaya koymuştur.Siyasetleri kan üzerine kurulmuş ve kanla devam ediyor.1978 tarihinde katlettikleri büyük devrimci yurtsever Ferit Uzun 30 yıl sonra bile büyük bir yurtsever kitle tarafından anılıyor.
PKK'nin tehditleri ne Sayın Güçlü'yü ne de herhangi birimizi korkutamaz ve susturamaz. Saddam'a bağlılıklarını haykıran insanlardı onun yıkılan putuna terlikleri ile saldıranlar.O günler yakınlaşıyor.
Saygılarımla
İbrahim Küreken
29-01-2008