Vicdan kalmışsa eğer........
"Çocuklarınızı koparıyorlar sizden, bilerek öldürüyorlar; sonra sizinle birlikte arkalarından merhametliler' miş gibi sanki, gözyaşı döküyorlar. İyiliğiniz içinmiş gibi tebaa olmanızı istiyorlar; dilinizi konuşmayanı, tanrınıza inamayanı, sizi temsil eden kumaş parçasını elinde dalgalandırmayanı dışlamanızı hatta giderek ortadan kaldırmanızı arzuluyorlar.Yaşadığınız yerlerde 'siz size' kaldığınızda daha mutlu olacağınıza inandırmaya çalışıyorlar sizi.
Size bunları yapıyorlar, çünkü varlıklarını sürdürmeye ihtiyaçları var. Estirdikleri rüzgarlara göre şekil alan siz kalabalıklardan besleniyorlar. Sayenizde elde ettikleri güçten ve bu gücün getirdiği ayrıcalıllardan bir türlü vaz geçmek istemediklerinden 'devlet', 'ulus' kelimelerini düşürmüyorlar dillerinden. 'Gücümüzü ayrıcalıklarımızı tehilikeye atacak herkes karşısında bizi bulur' diyemediklerinden ' 'Devletin bölünmez bütünlüğünü tehlikeye atacak herkes kaşşısında bizi bulur' türünden cümleler kuruyorlar.Olmadığınız halde sizi ' ezeli ve ebedi kahraman' ilan ediyorlar, bununlada yetinmeyip aranızdan ' ilegal katil kahramanlar' çıkarıyorlar..........."
(K 2007 56)
Floranfalı Machiavelli 500 yıl önce faşizmin taktiksel gelişimini böyle tarif etmiş.tabi faşizim adı altında değil.daha sonra yazıları faşist idolojinin vazgeçilmez birer öğretileri oldu.
Görüldüğü gibi 500 yıl sonra buğün fikirleriyle faşizmin ilham kaynağı olan Floransalı Machiavelli doktirinleri helen güncelliğini korumakta. En azından Türküye de.. Ulus devlet adına ayrıcalıklarından kopmak istemeyenler yaratıkları şiddet sarmalıyla, şursuzlaştırdıkları kalabalıklarla infal yaratıp bir nevi planlarını meşrulaştırmaya çalışmaktadırlar...biz bu oyunu türküyenin doğusunda hep gördük...amacından kopmuş ve ayrıcalık noktasında faşizimle elbirliği ederek halkların kırdırılması hep sahnelenmiştir... bu kirli amaç doğrultusunda ölen her mahsum insan(hangi taraftan olursa olsun) daha önceden ekilen nefret tohumun malesef mahsulu olmuştur...akıtılan gencecik kanlar (hangi taraftan olursa olsun) artık kendi siyaset arenalarına taşınmış ve böylelikle yığınların radikal söylemi geliştirilmiştir...
Şimdiyse artık yaratılan şiddet, iç dinamikleriyle kendini meşru kılıp sınırlarını aşmak istemektedir...
İstenen savaş ve ölüm hiçbirşeyi düzeltmeyecektir... yıllarca düzeltmeyip körüklediği gibi... ölümü öldürmeyi özendiren savaş çığırtlanları, akan her kanın sorumlusudurlar... bu oyunun parçası olan yazarı, çizeri, milletvekili, bakanı, aydını, sivil toplum insiyatiflerine kadar, oluşacak vicdan sarmalından kendilerini nasıl kurtaracaklarını düşünüyorlar... tabi ki zerre olsun vicdan kalmışsa eğer...
Fırat Kaya
28/10/2007
|
|