firatkaya1@gmail.com
Yaşamı kendi gerçek duruşumuzla onurlandırmalı
Bazen daha doğrusu çoğu zaman düşünürüm; onca geçen zamanı abuk sabuk basitliklerle tarif etmek haksızlık diyorum...beni böyle düşünmeye zorlayan ve yılgınlığıma sebep, bana ait olmayan kirli bir savaşın içinde benim harcanıyor olmamdı…evet belki benim adımla yola çıkılmıştı ama şimdi benden uzak, beni yok etme adına sürdürülüyor… ve bana sadece buna inanmak kalıyor gibi… çünkü beni itaatla efsunladıklarını ve hala bu kirli büyünün tesirinin devam ettiğini sanıyorlar….Çok kötü zamanlar geçirdik, bunu kendi adımıza yaşadık belki, inandıklarımız adına…benimle birlikte inancın yoldaşları da öyle… sona bakınca gidişatın neyin önemli kıldığını ve sağlıksızlığı anlam buluyor tarafımızdan…
yitik bir saygı ve olmamış bir sevgiye ibadet en kahredici bir hale bürünüyor....bu inanç birlikteliğinde biz neydik nerede duruyorduk diyorum. kavramların arasında sıkışıp daralıyorum... ve zihnimizin en dibine çöküp kayboluyorum.... yontulmuş bir şuurla teselli arıyorum yüreğime en basit halle....yani en başa dönüyorum basitliğe ve kendimi o girdaba girmiş buluyorum....bunu aslında ben istemiyorum…
Güvensizlik yaşanması gerekenmidir...ihanet olağanmıdır... o kulaklarda çınlanan heyecan dolu yürekli söylemler birer hikayemidir… acımasızlıklar yaşanması gerekenmidir…artık kime inanılır neye... böyle bir durumu yaratmak gizli gizli peşgeşlemeler neyin ispatıdır... her şey ayyuka çıkmışken… ben yoldaşlarım ve uğruna ölümleri seçtiğimiz paçavralaştırılan halkımız intikam alınması gereken hak eden bir düşmanmıydık... ve dost kimdi bu debdebede…
biz sevgiyi kuşananız.en saf en duru ve en onurlu haliyle.... ne sevdamızı paçavralaştırırız ne de buna izin verecek kadar çaresiz olabiliriz... İhanet temeli olmayan bir beton yığını ise , yalancı sözcüklerle örmüştür duvarlarını... ve bir fiske vuruşuyla da yok olabilecek güçsüzlüktedir aynı zamanda....
aşktır yaşadıklarımız ve madem bu uğurda körsek, yüreğimizin teriyle yol alıyorken sevda adına sürüklendiğimiz girdaba, kendimizi seve seve bu akıma bırakırız.... ille de haykırışlarım yaşananları onursuzlaştırmama adınadır.ve hala korumaya çalıştığımız sevdamız paçavralaştırılıyorsa dilden dile iğrenç ağız kokularıyla meza haline geliyorsa utanmalıdır utanılası.....
Dedim ya bu bir akımdır, çırıl çıplak bedenimiz sevdamızı avazımız yettiğince haykırmalı... yaşamı kendi gerçek duruşumuzla onurlandırmalı… tüm heyecanımız ve soluğumuz, bizi biz yapan değerlerimizi koruma adına olmalı…
17/08/2007
|
|