Insiyatifimizi doğru olan nihayi amaç uğruna kullanmalıyız
Değerli büyüğümüz Musa ANTER' i rahmetle anarak onun hatıraları adlı
kitabında yer alan bir fıkrayla (anımsadığım kadarıyla) başlamak istiyorum
müsaadenizle..
Kadının biri hasta olan çocuğunu doktora götürür, sırasını geldiğinde kadın
çocuğuyla birlikte doktor odasına alınır..kadın çocuğunun şikayetlerini
sıralamaya başlar..bir eli felç, bir ayağı tutmuyor, gözünün biri görmüyor,
kalp delik, böbrek tembel… saydıkça sayıyor. kadın hastalıkları sayarken bir
ara doktor kadına dönüp soyun diyor…kadın büyük bir şaşkınlıkla yanlış
anladınız doktor bey hasta ben değilim çocuğum diyor… doktor anladım diyor
ama bu şartlarda bu çocuğun uzun yaşaması olanaksız.iyisi mi biz sana yeni
bir çocuk yapalım….
Ne güzel ifade etmiş Musa ANTER çürümüşlüğü, kaçınılmaz sonun
farkındalığını kendi mizahi diliyle…
Sakın ahlaki değerler ayaklar altına alındı diye düşünülmesin bu bir
mizansendir. Teşbihte hata olmaz çünkü…
Eğer gemin denizin ortasında bir belirsizliğe doğru giderken her yerinden
su alıyor batıyor yada batırılıyorsa, ve kaptanın çoktandır gemiyi terk
etmişse; gemidekilerin tümü kirli bir oyunun kurbanları olmuştur...beyhude
çabalarımız sonrasında köpekbalıklarına yem olduğumuzu anladığımız anda…
iş işten geçmiş olacaktır…buna fırsat vermemek için gemiyi bilmek, nereye
gittitiğini anlamak ve en önemlisi kaptanımızın bizden biri olduğunu bizimle
hareket eden ve olası bir sorunda gemiyi en son terk eden kişi
olabileceğine kanaat getirmek şarttır...yanlışın neresinden dönülse kardır
hesabı….ya gemiye binmeyecektik.yada gemiyi batırmaya çalışanlara bu fırsatı
vermeyecek kadar katılımcı olmalıydık….yada batık olmamak için gemi acilen
terk edip kendimizi gerçeklik adına kurtarmalıyız. Duygularımızı hesapsızca
kullanan bizi batırma amaçlı daha çok kaptanların olmasın
diye….insiyatifimizi doğru olan nihayi amaç uğruna kullanmalıyız.
Bir şeyin sahibi olabilmek, büyük bir sabırla onu büyütüp yürütebilmek için
sağlıklı bir ortamda sağlıklı bir öngörüye sahip olmakla mümkündür.öncelikle
gelecekle ilgili kararlarımızın temelinin olması gerekmektedir.Böylece bu
planın bir amacı olduğu anlaşılabilsin… ve her şeyden önce alınacak kararın
salt kendimize ait olması gerekir yada hizmet ettiğimiz mantaliteye..bu
yönde kararımızı destekleyecek donanımı oluşturabilelim ve
geliştirebilelim…çoğulcu yönetim, alternatifleriyle ve çözümlemeleriyle hep
akışkandır.yani tıkanıklığa sebebiyet vermez…bundan istifade etmek
gerekir….hakimiyetin merkezileşmesi ve dokunulmazlığı tamamıyla gelişmenin
büyümenin önünde engel bir tutumdur. kabullenilmemesi gereken bir
anlayıştır…
Bu yönde yeniden örgütlenmeye çalışan DDKD mantığının tam anlamıyla yerinde
ve gerekli buluyor ve Kürt siyasal yaşamında yenilikler sağlayacağına
inanıyorum….
Bu yönde ki çalışmaların DDKD' ye ivme kaydettiğini, bu örgütlülüğün temel
amaç ve yaşam manifestosunu oluşturacağına inanıyorum…söz konusu
manifestonun temel dayanaklara tarihsel açılımlara ve sahiplenme adına
büyük bir bilince hizmet edeceğini umuyorum... gerek legal alanda gerek
illegal alanda….tamamıyla lider gettosundan uzak, örgütlülüğün şiarına
hizmet edici, çoğulcu , birleştirici bir mantığı savunmanın adı
olacaktır…mevcut örgütlülüğünü gerek sanatçısıyla gerek yazarıyla gerek
tarihçisiyle her türlü aristokratıyla kendini beslemesi ve bu yönde
temellenip sistemin önünde sapasağlam bir vizyonla duracağına inanıyorum…
Başta Kurdistan' a emek veren emekçilerin ve tüm dünya emekçilerinin
bayramını kutlar…emeğin hak ettiği noktada var olabilmesi adına BIJI YEK
GULAN…..
Daxvaziya me ev e ku
Serfıraz bin û rabın li ser xwe
Li erd u ezmanan
bilind bin
Bi xeydana eniya xwe
Du doza xwe ser bilınd bin
Bi xort û kecê xwe
01/05/2006
|