DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL


keya_izol@bredband.net

Keya Îzol    

Dağlara!


19/12/2012

’Aklıma gelse dağa çıkardım’ demiş Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç.

Bence henüz geç değil.

Hazır aklına gelmişken.

Türk ırkçı rejiminin ibretliklerini sembolik de olsa unutturabilecek bir davranış olurdu.

Dağa çıkmakla kalmayıp bir de dağdan iner inmez meclis kürsüsünde şunları haykırabilseydi.

’Ey milletin vekilleri. Beni iyi dinleyin. Biz Türkler, devlet eliyle Kürtlere çok büyük haksızlıklar yapmışız. Öyle affı mümkün olmayan günahlar işlemişiz ki bundan hepimizin büyük bir utanç duyması gerekir. Dağda kaldığım sürede bana karşı ırkçılık, işkence, baskı yapılmadı, insan gibi davranıldı. Ama biz yıllarca onlara insan muamelesi yapamadık. Hepimizin günahı o kadar büyük ki Allah bile bizi affetmez. Gelin hepimiz yaptıklarımızdan dolayı Kürt halkından özür ve bizi affetmelerini dileyelim ki bu büyük utançtan kurtulabilelim’.

Biz de ne kadar babayiğit birisiymiş diye methiyeler dizerdik ona.

Belki de önümüzdeki yıl Nobel Barış ödülü bile alırdı ve tarihe geçerdi Bülent Arınç.

Ne var ki gerçek o kadar basit değil.

Kürtlere yıllardır uygulanmış ve halen de uygulanmakta olan ırkçı/faşizan baskılar devam ettiği bir dönemde söylenen bu sözler maalesef fazla bir şey ifade etmiyor.

Gündemi mi değiştirmek istiyor, empati mi yapıyor, vijdanından mı sesleniyor blinmez ama fazla önemli de değil.

Çünkü Türk toplumunda yüreklere ulaşan bir ses değil aksine kalıplaşmış ezen ulus zihniyeti nezdinde  hayretler uyandıran bir çıkış olarak değerlendiriliyor.

Yani karşılığı olmayan bir ses.

Karşılığının olmadığını Tayyip’in sıkça dile getirdiği sözlerder zaten biliyoruz.

’Dersim katliamı’,’ Seyid Rıza’nın torunları’, ’Ehmedi Xani’ dedi de ne oldu?

Kürt sorunu çözüm yolunda ne kadar yol kat edebildik?

Meselenin aslı şöyle.

800 yıldır zoraki bir beraberliği yürütmeye çalışıyoruz.

Zoraki diyorum çünkü topraklarımıza adımını attığın günden bu güne kadar yaptıklarından dolayı sana bir türlü ısınamadık.

Bazen baskıyla bazen ’kendi rızamızla’ ısınmaya çalıştık ama bu da fayda etmedi, biz senin gözünde hep düşman Kürtlerdik ve halen de öyleyiz.

Kız aldık, kız verdik, aileler, ortaklıklar, şirketler kurduk.

Bu yolda biz çok değiştik  ama senin kafa yapını bir türlü değiştiremedik.

Kürtler süzkonusu olduğunda sende ne din kalıyor, ne iman!

Diyarbekir zindanında, Dersim’de, Zilan’da, Koçgiri’de yaptıkların gibi.

İnsanlığını kaybediyorsunuz.

Bu durumdan sen de biraz rahatsızlık duyuyorsan.

Önce kendi ırkçı zihniyetini değiştireceksin, tabularını yıkacaksın, Kürt varlığına saygılı olacaksın ki insani değerleri yeniden yakalayabilesin ve insanca bir diyalog ortamı oluşabilsin! 

 

---
Nivîsên din yên nivîskar
19/12/2012  Dağlara!
19/11/2012  Bilek güreşini kim kazandı?
11/9/2012  Kullanılma süresi geçmiş ’aydınlar’
23/7/2012  Efendi
2/7/2012  Hevalê bargiran
16/6/2012  ’Akil’ pişmanlik!
4/5/2012  Her Türk, asker doğar! Her Kürd, Kürt doğar!
20/4/2012  Domuz
17/3/2012  TC’nin son numaraları
24/1/2012  ROJ TV’yi susturmak bir maharet mi ?
4/1/2012  ’İnsanlık’ sorunu…..!
28/12/2011  Ha ‘ananı da al gel’ Ha ‘aşüfte ve psikopat’