DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL


osmanaydin@gmx.de

Osman Aydin    

“Kürt açilimi“ ne demek?


31/7/2009

Murat Karayılan'ın Hasan Cemal ile yaptığı söyleşiden bu yana resmi ve gayri resmi ağızlar,  “Kürt açılımı” diye bir sözcüğü fazlasıyla telafuz etmektedir. Bu kavram, siyasi bir sorunu ne tanımlamada, ne de çözmede, bilimsel, entelektüel, siyasi ve diplomasi dilde anlamlı değildir. Belki de ihtilafın perdelenmesi için bulunmuş bir kavramdır.

 

Siyasi bir sorunun çözümünde, öncelikle sorunun (ihtilafın) doğru isimlendirlmesiyle ilk adımın atılması gerekir. “Kürt sorunu” yalnız Türkiye açısından değil, İran, Irak ve Suriye açısından da bir sorundur. Yani sorun bir Kürdistan sorunudur. Sözkonusu ülkelerdeki “Kürt sorunu” değişik boyutlarda ve statülerde seyretmektedir. Bu bakımdan ilgili her devletin sorunu çözmedeki yöntem ve anlayışları ve bulundukları noktalar farklıdır.

 

İhtilafın çerçevesini çizerken bu çerçevenin içeriğinin doğru ve eksiksiz doldurulmuş olması gerekir. Türkiye'de “Kürt sorunu” henüz stabile olmuş bir tanıma ve çerçeveye kavuşmuş değildir. Sorunu salt “terör” olarak algılamak veya toplumu bu yönde informe etmek sorunun çözümsüzlüğünün bir başka adıdır.

 

“Kürt sorunu”nun çözümü için  yapılanlar ve yapılacaklar (şimdiye kadar deklare edilen formül ve istemler), sorunun çözüm noktasına uzak yerdedir. Çünkü, ihtilafın ismi, içeriği, tarafları, tartışma konuları hem Devlet açısından, hem de Kürtler açısından bir açıklığıa kavuşmuş değildir. İhtilafın çözümü sivil/siyasi sahadadır. İhtilafın askeri (silahlı) ifadesi, sivil/siyasi sahaya kaydırılması için bir evre olabilir. Bu anlamda yaşanan savaş, sorunu sivil/siyasi sahaya kaydırmak için fazlasıyla kullanıldı ve artık tüm silahların susması gerekliliği kendisini yakıcı bir biçimde dayatmaktadır. Ayrıca hiçbir siyasi ihtilaf tek yönlü irade ile çözülmez. İhtilafın taraflarının bir noktada buluşmaları ve tamin olmaları gerekir.

 

“Kürt açılımı” diye sıkça telafuz edilen kavramın içeriği, sorunu çözmekten uzaktır. Bu içerikler bütünüyle hayata geçmiş olsa bile, sorun başka boyutlarıyla devam edecektir. Ancak bu içeriğin hayata geçmesi durumunda, devletin ısrarlı inkar politikası ile, Kürtler'in ısrarlı dirençlerinde bazı esnemeler sağlayacaktır. Bu da ihtilafın çözümünde tarafların buluşacakları kesişme noktası olacaktır. Böyle bir noktada buluşabilmek önemli ve gereklidir.

 

İhtilafın çözümü konusunda  siyasi odakların ve toplumların iyimser beklentilerin içine girmesi önemlidir ancak, bunun sorunun çözümü olmadığı hususnda belli bir bilince sahip olmak da  o denli önemlidir.

 

Geleceğe daha umutla bakmak hem Kürt Halkı'nın, hem de Türk Halkı'ının hakkı olmalıdır.

---
Nivîsên din yên nivîskar
6/4/2016  Yıkıcılık
6/5/2012  Kürt Milliyetçiliği ve Şeyh Ubeydullah
10/2/2012  Bülent Arınç´a açık mektup
23/12/2011  Dersim ‘İsyanı‘
1/11/2011  Kürdistan’ın ve Kürt ulusunun parçalanmışlığı
17/6/2011  Pervin Cemil
15/5/2011  Ziya Avcı´nın Kitabı Üzerine...
28/8/2009  Edward M. Kennedy ve bir belge
31/7/2009  “Kürt açilimi“ ne demek?
10/7/2009  Kuzey Kürdistan´da demografik değişim