DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL


ahmetyaman97@gmail.com

Ahmet Yaman    

Bülent Arınç artık topal ördektir


8/10/2012

Her devlette olduğu gibi Türkiye Cumhuriyetinin de varlığını sürdürebilmesi için yürütüğü bir piskoljik savaş konsepti, bu savaşı yöneten ve harekete geçiren binlerce kurum ve kuruluşları vardır.

 

Polis Teşkilatı, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Milli İsthbarat Teşkilatı gibi açıkça çalışan kuruluşların dışında üniversiteler, basın-yayın, cemaatler ve dini kurumlar da piskoljik savaşın yürütülmesi için görevlendirilmiş kurumlardır. Bu gün Türkiye’de mantar hızıyla çoğalan ASAM, USAK, TUSAM, AREM, TURKSAM [1] ve bunlara benzeyen stratejik araştırma kurumlarının bir çoğu; çıplak gözle görülmeyen kanallarla devlete bağlanmış ve Kürtlere karşı piskoljik savaşı yürüten kurumlardır.

 

Ak Parti; hükümet ettiği 10 yıl süresinde; Türk devletinin oluşturduğu piskoljik savaş kurumlarını ele geçirerek bunları; Türk devletinin bekası ve Türk-İslam yayılmacılığının sürekliliği için kullanmaya başlamıştır.

 

Ak Parti hükümetinin en aktif üyelerinden biri olan Bülent Arınç’ın, 10 yıllık çalışmaları göz önüne alınarak bir değerlendirme yapıldığında; onun  Ak Partide aldığı; meclis başkanlığı; başbakan yardımcılığı gibi açık görevlerin dışında; piskoljik savaştan sorumlu bir konumda olduğunu söyleyebiliriz.

 

Bir yıl önce; özellikle Avrupa’da Kürt aydın ve sanaatçıları tuzağa düşürmek için yaptığı açık ve gizli toplantılarla; Ak Parti hükümetine destek toplama girişimleri de bunun açık örneklerindendir.

 

Neyseki tutarlı Kürt aydın ve sanaatçıları; Türk devletinin hazırladığı bu tuzağa düşmeyerek Kürt halkına karşı oynanmak istenen oyunları boşa çıkarmışlardı.

 

Türk devletinin Ak Parti eliyle geliştirdiği piskoljik savaş tuzağına düşen Kürtlerin de; AK Partinin son kongresinde, bu partinin Türk-İslamcı karekterini gördükten sonra; hayal kırıklığı ve pişmanlık içinde olduklarını hesaplamak zor değildir.

 

Bülent Arınç’ın piskolojik savaş konusunda uzmanlığını ele veren noktalardan biride geçtiğimiz günlerde Türk gazetecilerinin önünde yaptığı 'İslam'da bile karı kocanın arasını bulmak için yalan konuşmak caizdir' açıklamsında saklıdır.

 

Çok ciddi ve yapısal hatalar taşıyan bu açıklamalar her nedense Kürt çevrelerinde fazla tartışılmadı. İslam ve ilahiyat konularında uzman olmadığım için İslam’da yalanın hangi hallerde kullanılacağı konusunda bilgi sahibi değilim ama dindar bir siyasetçinin yalanı caiz göstermesinin önü açıldığında; siyasal hedeflere ulaşabilmek için yalanın  ve yalancılığın caiz sayılabileceği başka bin türlü gerekçelerde bulunabilinir.

 

Bu yazıda bunları konu etmemin sebebi; Bülent Arınç’ın son Diyarbakır gezisinde verdiği vaatlerle ilgilidir. Türk basın ve medya kuruluşlarına bakılırsa; Bülent Arınç; Kürtçe savunma yapma hakkının önünde engellerin kaldırılacağını, Türk Dil Kurumunun yeni bir Türkçe-Kürtçe sözlük çıkaracağını ve başka yeni açılımların da yapılabileceğini belirtmiş.

 

Doğrusu Bülent Arınç’ın verdiği bu vaatlere bağlı kalacağına innanmak güçtür. Çünkü Bülent Arınç daha bir kaç gün önce yeni dönemde siyasal inzivaya çekileceğini, tüm basının önünde deklere etti. Bunun dışında Ak Parti tüzüğünde tartışılan 3. dönem vekillik yapanların bir daha seçilemiyeceği maddesi de B. Arınç’ın bundan sonraki dönemlerde siyasal etkinliğinin kalmayacağının göstergeleridir.

 

Yukarıda Bülent Arınç’ın artık ‘topal ördek’ durumuna düştüğünü belirtmiştim. Amerikan siyasetinde; görev süreleri azalmış, siyasal etkinliklerini kaybetmiş başkanlar için kullanılan bu kavram; B. Arınç’ın durumuna çok benziyor. Belki de Ak Parti; siyasal etki ve güvenirliliğini yitirmiş olan B. Arınç’ın verdiği vaatlerden daha kolay çark edilebileceğini hesaplıyarak onu yeniden devreye sokarak; Kürtleri yeni umutlarla oyalamaya ve gözlerini boyamaya çalışıyor.

 

Zaten Ak Parti ile B. Arınç’ın reform ve açılım yapma gibi niyetleri olsaydı; Kürdistan’daki bitki ve hayvan isimlerinin değiştirilmesine sesiz kalmazlardı.  Hatırlıyorsanız Kürdistan dağlarında özgürce dolaşan Vulpes Vulpes Kurdistanıca adlı tilki türünün adına tahamül edemeyen Ak Parti hükümeti; biçare tilkilerin adını Vulpes Vulpes olarak değiştirerek; daha önce köy, şehir ve bölge adlarını değiştiren Kemalist hükümetlerden özde çokta farklı olmadığını göstermişti

              

 

 

 

Vulpes Vulpes Kurdistanıca’nın adı 2005 yılında Ak Parti hükümetinin Orman ve Çevre Bakanı; Osman Peppe zamanında değiştirilmişti. O zamanlar TBMM başkanı olan Bülent Arınç partisinin aldığı bu kararı alkışlamaktan başka bir şey yapamamıştı.

 

Hiç kimse, Kürt milletinin; B. Arınç’ın son günlerde Diyarbakır’da  sözünü ettiği vaatlere inanıp, aldanacağını hayal etmesin.

 

Artık Kürt milleti; ya Bülent Arınç’ın  Diyarbakır’da yaptığı son vaadlerin ne zaman ve nasıl hayata geçirileceğini, ya da biçare tilkilerin adını değiştirerek; Kürt ve Kürdistan gerçeğini gizleyebileceğini sanan kurnaz siyasetçilerinde sonunda topal ördeklere dönüşebileceğini görecek. Üçüncü bir seçenek yoktur.

 

7-Ekim-2012

 

 

[1]: ASAM: (Avrasya Stratejik Araştırma Merkezi.) USAK: (Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu.) TUSAM: (Türkiye Ulusal Güvenlik Stratejileri Araştırma Merkezi.) AREM: (Araştırma ve Etütler Merkezi.) TURKSAM: (Uluslararası ilişkiler ve stratejik Analizler Merkezi.)

---
Nivîsên din yên nivîskar
27/11/2012  Kürtler ve Aleviler olmadan asla
19/11/2012  Filistin’de bayraktarlar değişebilir
12/11/2012  Açlık grevlerinin ortaya çıkardığı gerçekler
2/11/2012  Tayyib Erdoğan; Putin’in izinden mi gidiyor?
25/10/2012  Devletin bekası ve sansür
8/10/2012  Bülent Arınç artık topal ördektir
14/9/2012  Mursi’nin son hamlesi ve Suriye’de durum
29/8/2012  Balkan milliyetçiliği ve Kürtler
25/8/2012  Türkiye’nin şeytanla ittifakı
13/8/2012  Hükümetin saldırıları Türk gazetecilerini korkutuyor
6/8/2012  Suriye hamuru daha çok su götürecek
22/6/2012  Müzakere içinde oyun
14/6/2012  Sömürgecilik ve anadilde eğitim
27/5/2012  Roboski’de Kürtler neden yanlız bırakıldı?
20/5/2012  Ahmet Altan’ın nafile beklentisi
11/5/2012  Dil sürçmesi mi yoksa millet meselesi mi?
5/4/2012  AK Parti’nin amacı barış ise ...
29/3/2012  AK Parti’nin, CHP ve MHP’den farkı kalmadı
11/3/2012  Görmek istediğimiz resim
21/2/2012  Totaliter demokrasi ve Kürtler
4/2/2012  AK Parti’nin demokrasi kandırmacası
27/1/2012  BDP’ye saldırmak
13/1/2012  Türk hükümetinin ahlaki çöküşü
3/01/2012  Uludere katliamına nasıl gelindi ?
29/12/2011  AKP’sine ne kadar güvenebiliriz?
22/12/2011  Sultan Süleyman’ın şerefi ve Kürtler