DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL


keya_izol@bredband.net

Keya Îzol    

Efendi


23/7/2012

Amed’deki son olaylar gölgesinde gelecek için nasıl bir beklentimiz olabilir?

Zorbalığın devlet eliyle bu kadar açık ve hunharca yapılması, bir şeylerin sinsice denenmesi gibi geldi bana.

Kürtlerin dayanma, direnme ve karşı çıkma gücü sınanıyordu sanki.

Manzara bir bilek güreşini andırıyordu adeta.

Bir tarafta, tüm imkanlarla donatılmış işgalci devlet, diğer tarafta boyun eğmeyen, davasının haklılığını inanılmaz bir dirence dönüştüren Kürtler.

Devlet, Kürtlerin gücünü anlamak için buna benzer denemeleri son dönemlerde sıkça yapıyor.

Kelepçeli gözaltılar,

Gazla yakılan, parçalanan gerilla cesetleri,

Roboski katliamı,

Newroz yasağı,

Son olarak da Amed miting yasağı.

Sözkonusu Kürt olunca sömürgeci kurallar geçerli oluyor.

Bu çağdışı denemelerle devlet Kürtlerin ne yapıp, yapamayacağını anlamıştır herhalde.

Artık bilek bükemiyor, boyun eğdirtemiyor!

Devlet Kürdistan’da hem otoritesini, hem de meşruyetini tamamen kaybetmek üzere,  işgalci bir güç konumunda artık.

Eskiden de böyleydi ama çeşitli nedenlerden dolayı bu durum Kürt halkının zihnine tam olarak yerleşmemişti.

Yakın dönemde defalarca Kürtlere uygulanan düşmanca tavrı gören, yaşayan Kürtler artık bu devletin kendi devletleri olmadığını biliyorlar.

Benzeri olaylar yaşandıkça iki toplum birbirinden daha da uzaklaşacaktır.

Eskiden Kürtlerde devlete ve bağlı kurumlarına karşı büyük bir korku vardı.

Eski kuşaklar devlete karşı gelmemeye terbiye edilmiş yaşadılar ve sonraki nesillere de;

’Sakın ha, siz siz olun devlete karşı gelmeyin’ diye korkularını dile getirirlerdi.

Yaşatılan  zulüm ve barbarlıktan o kadar korkmuşlardı ki bir askeri bile devlet gibi görürlerdi.

O devlet ki asırlardır onun varlığını inkar eden, horlayan, ötekileştiren bir devlet.

Türk’ün efendi olduğu, Kürd’ün kendi kendini yok saydığı bir dünya.

Bazıları da günümüzde bile bütün bu olup bitenleri , yaşadıklarımızı görmezden gelen bir aymazlıkla.

E ne yapalım ?

Bir taraftan devlet diğer taraftan örgüt baskısı devam ediyor. En iyisi biz eskiden ’terbiyelendiğimiz’ gibi yine devlete yanaşıp onların ’yüce merhametine’ sığınalım!

Yani Türk’ün efendiliği, Kürd’ün köleliğinin devamı için kolları sıvamışlar.

Efendi sadece bir tek olsa ne âlâ.

Devlet efendi

Başbakan efendi

Cumhurbaşkanı efendi

Genelkurmay efendi

MİT efendi

Emniyet efendi

Vali efendi

Bürokrat efendi

Ortalık Kürtlere efendilik taslayanlardan geçilmiyor. 

Efendiler emreder, Kürtler uyar!

Başka bir kural yok!

Bir nevi askeri düzen gibi.

Kürtler  TC’nin ırkçı-zorba toplum yapısının ’emir komuta’ zincirine anasından doğduğu gün bağlanıyor.

Aykırı duranı, vuruyor, kırıyor, öldürüyor!

Aykırıya yakın duranı,tutukluyor, sindiriyor ve pes ettiriyor!

Ortada duranları, da kendine yarandırma uğraşıyor!

İşte günümüz Türkiye’sinde olup bitenleri kısaca bu şekilde izah edebiliriz.

Türk, Türklüğünü ve oluşturulan bütün imtiyazları koruyacak.

Kürt de kendi inkarının hafifletilmiş versiyonuyla yetinecek, bu duruma boyun eğecek, daha genişletilmiş haklar için ’devletinden’ medet umacak!

Kimse kusura bakmasın.

Başımıza kabus gibi oturan bir rejim, büyük bir bela sözkonusu.

Kendi gücümüze görmezden gelerek, celladımızdan medet umarak özgür bir geleceği hayata geçiremeyiz.

Bu iki tarafı olan bir mücadeledir.

İki zıt özellikleri olan taraflar.

Oluşturulan ’efendi-köle’ zihniyeti ortadan kalkmadan toplumsal bir anlaşma söz konusu olamaz. 

Türkler ’efendilik’ imtiyazından kendi rızasıyla vazgeçmeyeceklerine göre bu köhne ve çağdışı zihniyetin teşhir edilmesi, yıkılması görevi öncelikle Kürtlere düşüyor. 

Bu görev, devlete yaranmaya çalışan kesimlerin teşhirini de kapsamalıdır.

 

---
Nivîsên din yên nivîskar
19/12/2012  Dağlara!
19/11/2012  Bilek güreşini kim kazandı?
11/9/2012  Kullanılma süresi geçmiş ’aydınlar’
23/7/2012  Efendi
2/7/2012  Hevalê bargiran
16/6/2012  ’Akil’ pişmanlik!
4/5/2012  Her Türk, asker doğar! Her Kürd, Kürt doğar!
20/4/2012  Domuz
17/3/2012  TC’nin son numaraları
24/1/2012  ROJ TV’yi susturmak bir maharet mi ?
4/1/2012  ’İnsanlık’ sorunu…..!
28/12/2011  Ha ‘ananı da al gel’ Ha ‘aşüfte ve psikopat’