DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL


ahmetyaman97@gmail.com

Ahmet Yaman    

Roboski’de Kürtler neden yanlız bırakıldı?


27/5/2012

28 Aralık 2011 de; Uludere’nin Roboski köyünde yapılan katliamdan sonra evlatlarını kaybeden Kürt köylüler yanlız bırakıldılar. BDP, KADEP, HAK-PAR ve diğer Kürt Sivil Örgütleri ile Kürdistan Bölgesel Hükümeti’nin dışında hiç kimse onların acısını paylaşmadı.

 

Vatandaş sayıldıkları Türkiye Cumhuriyeti; destek ve dayanışma yerine onları kanun tanımayan kaçakçılar olarak adlandırdı. AK Parti hükümeti  gücünü göstermek için kaymakama yapılan saldırıyı bahane ederek, köylüleri tutukladı. Çaresiz köylüleri PKK figuranları olarak gösterdi ve tehdit etti. Bunlar yetmiyormuş gibi 34 Kürt gencinin acısını, tazminat derecesine indirgeyecek kadar yüzsüzleşti.

 

Son dönemlerde; bazı liberal ve Kürt-dostu çevreler; Türk halkının ve Türk dindarlarının neden Roboski’deki acılı Kürtlerle dayanışma göstermediklerini sorgulamaya başladı. Aslında vicdanlı ve ahlaklı insanlardan; hunharca katledilen 34 gencin katledilmesine kayıtsız kalmaları  beklenemezdi. Ama ne yazık ki; AK Parti hükümeti ve Türk dindarları; kayda değer bir dayanışma gösteremediler.

 

Doğrusu; Türk Hükümeti ve Türk halkından kayda değer bir tepkinin gelmesini beklemek biraz anlamsızdır. Çünkü etnik guruplar arasındaki dayanışma; ahlaki ve vicdani bir meziyetten ziyade, politik bir faaliyetir.

 

Çağımızın ünlü filozoflarında bir olan TzvetanTodorof ‘’dayanışma; ahlaki değil, politik bir faaliyettir’’ der [1]. Dünyada ve bölgemizde sürdürülen politik gerçekliliğe bakarsak, Tzvetan Todorof’a katılmamak mümkün değildir. Çünkü devletler ve hükümetler ancak  politik kazanca çevirebilecekleri olaylar ve halklarla dayanışma faaliyetine girişirler.

 

Buna örnek olarak Türkiye’nin de içinde olduğu İslam Ülkeleri’nin; Filistin ve Beluci halklarına karşı aldıkları siyasal tutumu mukayese ederek gösterebiliriz.

 

Beluciler’de tıpkı Filistinliler gibi bölgemizin en mazlum halklardan biridir. Beluciler; toprakları parçalanmış; tüm milli ve demokratik hakları; İran ve Pakistan devletleri  tarafından gaspedilmiş; Sunni-Muslüman bir halktır.

 

Peki siz hiç Türkiye’deki dindarlardan veya bir Türk yetkiliden; İran ve Pakistan hükümetleri tarafında şiddet ve baskı ile köleleştirilmiş; Beluciler hakkında bir  söz duydunuz mu?

 

Filistine’de basit bir hadiseyi bahane ederek; yüzünü şalgam misali kızartıktan sonra, boğazını yırtarcasına bağıran Türk Başbakan’ı yada saçlarını  yolarak, dizlerini döven Türk dindarları neden İran rejminin zulmü altında inleyen, biçare Beluciler hakkında bir şey söylemezler?

 

Mesele oldukça açıktır; Türkiye’nin Filistin’de gösterdiği dayanışma; Arap ülkeleri nezdinde siyasal kazanca dönüştürülebilinir ama Belucistan konusunda Türkiye’nin siyasal sermayeye dönüştürebileceği bir kazancı yoktur. Bu yüzden de hem Türk devleti , hem de Türk dindarları; Sunni-Müslüman Beluciler konusunda suskundurlar.

 

Yeniden Roboski deki Kürtlerin yanlız bırakılmalarına dönersek, Türk devletinin ve AKP hükümetinin Roboski köylülerinden elde edebileceği ve  siyasal sermayesine katabileceği bir kazancı kalmamıştı. Roboskililer; Kürdistan’ın en dirençli Kürtlerinden olduklarını ispat etmişlerdi. Türk devleti 27 yıl Roboskililere korucu maaşı verdiği halde onlardan istediği şekilde işbirlikçiler yaratamamıştı. Roboski’li Kürtler arasından Mehmet Şimşek, Mehdi Eker yada Hüseyin Çelik’e benzeyen insanlar çıkaramamıştı. Onun içinde Roboski’de mazlum Kürt çocuklarının katledilip, ailelerin yanlızlığa itilmelerinin Türk devleti ve AK Parti hükümeti açısından hiç bir sakıncası yoktu.

 

Ne acıdır ki; Roboski katliamında acılı Kürtleri yanlız bırakan sadece Türk devleti ve Türk dindarları değildir. Kürtler arasında bazı kişi ve çevreler de Roboski katliamını küçümseyerek, üzerinin örtülmesine destek olmuşlardır. Onlar da Raboski katliamından kişisel ve çevresel bir kazanım elde edemiyeckleri dar görüşlüğüne saplanarak, suskun kalmayı tercih ettmişlerdir.

 

Onlar için söylenecek fazla bir şey bulamıyorum. Belki bir gün onlarda yanılgılarının farkına vararak, zalim ve yalancı bir iktidarın; hunharca katletiği Kürt çocuklarının acısını paylaşacak ve hesabını soracaklardır.

 

Benimde içinde büyüdüğüm kuşak; Merhum Ahmet Arif’ in, Özalp’te sorgusuz sualsiz katledilen 33 Kürt köylüsünü için yazdığı 33 Kurşun şiirini okuyarak büyüdü. Şiirin bir yerinde:

....’’

Vurun ulan,

Vurun,

Ben kolay ölmem.

Ocakta küllenmiş közüm,

Karnımda sözüm var

Haldan bilene.’’... der.

 

Kürtler öyle kolay ölecek bir millet değildir. Kürt milleti var oldukça, Roboski’de katledilen çocukların anısınıda yaşatacak ve Halepçe şehitleri için kurulan anıtın bir benzeri; Roboski köyünün yaslı tepelerine dikilecektir elbette.

 

27 Mayıs 2012

Ahmet Yaman

 

[1]: Tzvetan Podorof: Bulgar asıllı bir filozoftur. 1936 yılında Sofya’da doğdu. İdeoloji tarihi, Litteratür ve Kültür bilimleri konularındaki çalışmalarıyla tanınır. Çeşitli dillere çevrilmiş 40’tan fazla eseri vardır.

---
Nivîsên din yên nivîskar
27/11/2012  Kürtler ve Aleviler olmadan asla
19/11/2012  Filistin’de bayraktarlar değişebilir
12/11/2012  Açlık grevlerinin ortaya çıkardığı gerçekler
2/11/2012  Tayyib Erdoğan; Putin’in izinden mi gidiyor?
25/10/2012  Devletin bekası ve sansür
8/10/2012  Bülent Arınç artık topal ördektir
14/9/2012  Mursi’nin son hamlesi ve Suriye’de durum
29/8/2012  Balkan milliyetçiliği ve Kürtler
25/8/2012  Türkiye’nin şeytanla ittifakı
13/8/2012  Hükümetin saldırıları Türk gazetecilerini korkutuyor
6/8/2012  Suriye hamuru daha çok su götürecek
22/6/2012  Müzakere içinde oyun
14/6/2012  Sömürgecilik ve anadilde eğitim
27/5/2012  Roboski’de Kürtler neden yanlız bırakıldı?
20/5/2012  Ahmet Altan’ın nafile beklentisi
11/5/2012  Dil sürçmesi mi yoksa millet meselesi mi?
5/4/2012  AK Parti’nin amacı barış ise ...
29/3/2012  AK Parti’nin, CHP ve MHP’den farkı kalmadı
11/3/2012  Görmek istediğimiz resim
21/2/2012  Totaliter demokrasi ve Kürtler
4/2/2012  AK Parti’nin demokrasi kandırmacası
27/1/2012  BDP’ye saldırmak
13/1/2012  Türk hükümetinin ahlaki çöküşü
3/01/2012  Uludere katliamına nasıl gelindi ?
29/12/2011  AKP’sine ne kadar güvenebiliriz?
22/12/2011  Sultan Süleyman’ın şerefi ve Kürtler