DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL


ahmetyaman97@gmail.com

Ahmet Yaman    

AK Parti’nin amacı barış ise ...


5/4/2012

Son iki yıl içinde Türk hükümeti çıkartığı açılım paketlerini ard arda piyasaya sürüyor. Bu paketler  Cumhuriyetin ilk dönemlerinde; bölge müfetişleri tarafından yazılan ve Cumhuriyet hükümetlerine sunulan ‘’doğu ıslahat’’ raporlarını andırıyor. O dönemlerde ‘‘doğu ıslahat’’raporları İbrahim Tali Öngören, Abidin Özmen ve Abdullah Alpdoğan gibi bölge müfetişleri tarafından yazılıyodu. Şimdi ise ‘doğu ıslahat’’ raporlarına benzeyen açılım paketleri; Başbakan’ın Kürt sorununda uzman olarak tayin ettiği, Türk-İslam sentezcisi ve Ankara milletvekili; Yalçın Akdoğan  tarafından yazılıyor herhalde.

Bu raporlar ve açılım paketlerinin ortak özeliklerinden biriside; iş başındaki hükümetlere Kürtler üzerindeki şiddet, baskı yöntemlerini salık vermesidir. Belkide ıslahat ve açılım paketlerinin, Kürt sorununu çözmekten çok kördüğüm haline dönüştürmesinin  sebebide; bu baskı ve şiddet politikalarıdır. 

 

Eğer Türk hükümetinin; Kürtlerle kalıcı bir barış sağlama amacı varsa bu barış hakikatler üzerine inşa etmelidir. Hakikatlerin kenarından kıyısından dolanarak barışın oluşturulmasına imkan yoktur. Şimdiye kadar oluşan verilerden hareket ettiğimizde; hükümetin barış ve sküneten çok mahallenin şımarık çocuğu gibi sağa sola saldırarak; bela arayışında olduğunu söyleyebiliriz.

 

Hükümet; kanunlarla vatandaşa verilmiş toplantı ve yürüyüş hakkını keyfine göre kısıtlamaya çalışıyor. Son Newroz kutlamalarında buna şahit olduk.

 

Geçenlerde halktan imza toplamak isteyen sivil Kürt örgütlerinin demokratik eylemi; Diyarbakır valisi tarafından yasaklandı. Oysaki insanların toplantı ve yürüyüşlere katılarak fikir ve tutum oluşturabilme hakları tamamen demokratik bir haktır. Hükümet bu demokratik hakkın kullanılmasını ortadan kaldırarak; Kürt sorununun çözümünde demokatik metotları kullanmaktan ziyade zorbalığa eğimli olduğunu da gösteriyor.

 

Demokrasinin kendisine özgü çalışma kanallar vardır. Gerçekleri ve demokratik yolları benimseyen toplumlar bu kanalları kullanarak barışı inşa ederler . Kürtler bu kanalları kullanma konusunda bigi, tecrübe ve beceride ustalaşmışlardır. Eğer AK Parti hükümetinin amacı Türkiye’ye demokrasi getirmek ise demokrasinin kanallarını, Kürtlere açık tutmalıdır.

 

Hükümet; Kürt siyasetçi ve gazetecilerini tutukluyarak ve kendi oluşturduğu toplantı ve gösteri kanunularını kendi kolluk kuvvetleriyle engelemeye çalışırsa demokrasiye özgü kural ve kanallarıda ortadan kaldırmış olur.

 

Araç ve amaçlar bazen birbirlerine de dönüşebilir. Yani Kürtleri susturmak için şiddet ve baskı aracını kullanan  rejimler. Baskı ve şiddeti amaç şekline de dönüştürebilirler. Örneğin Kürtleri sindirmek için baskı ve şiddet arcına baş vuran Saddam Hüseyin sonunda şidetti bir amaç haline getirerek Irak halklarına hem de komşu halklara onarılmaz zararlar vermişti.

 

AK Parti hükümeti de kuzeyli Kürtlerin milli ve demokratik haklarını gaspetiği yetmiyormuş gibi şimdide uluslar arası kontaklarını kullanarak; Suriyeli Kürtlerin hak, adalet ve özgürlük taleplerini kısıtlamak istiyor. Türk hükümetinin bu tutumu hem kendisine hemde bölge halklarına zarar vercektir.


Çünkü; barış, özgürlük ve adalet gibi kavramların parçalanmaz ve tek bir felsefi anlamları vardır. Bu kavramların  değişik tonları ve ölçüleri olamaz. Yani gidip muhatabınızdan 200  gram barış yada 5  metre özgürlük alamasınız. Yada aynı ailenin fertleri arasında A- ile barışarak, B-ile barışmam diye tuturamazsınız. Barış ya vardır yada yoktur. Özgürlükte böyledir; insanlar ve toplumlar ya özgür yada köledirler. Onun içinde; AK Parti, Suriyeli Kürtlerin haklarını kısıtlamaya çalışırken diğer Kürtlerle demokrasi ve adalet getireceğini, barış yapacağını iddia edebiliyorsa bu yalandır, yanlıştır ve eşyanın tabiatına aykırı bir durumdur.

 

Kürtlerle topyekün ve kalıcı barışa ulaşabilmek için uygun ve demokratik araçlar bulmak herkesten önce AK Parti hükümetin görevidir. Çünkü araçlarla amaçlar birbirlerine bağlıdır. Araç tohumsa; amaçta üründür ve sadece diken ekerek, gül yetiştirlemiyeceğini herkez bilir.  

 

Kısacası Türk hükümetinin kalıcı barış amacı varsa; barışı hakikatlar üzerine kurmalıdır. Bu konuda hakikat; Kürtlerin bir millet olarak tanınması ve millet olmaktan doğan haklarının iade edilmesidir. Bu gün Kürtlerin çoğunluğu anadilde eğitim ve kendi kendilerini yönetme haklarını taleb ediyor. Türk hükümeti; Kürtlerin bu taleplerini hazırlayacak araçları ortaya çıkarmak için gayret sarfetmelidir. Bu araçlarda demokrasinin tüm kanallarını açık tutmak, hoşgörü, tolerans ve diyaloğu; Türkler arasında yaymakla olabilir.

 

Yoksa İçişleri Bakanının fantazisini zorlayarak ortaya attığı ‘’75 bin kişiyi tükürükle boğarız’’ mantığı; 1960 lı yıllarda 50 Kürdü asarsanız; Kürt  sorunu kalmaz diyen ittihatçı Celal Bayar’ın mantığından başka birşey değildir.

 

Bir memlekete hak, adalet, demokrasi ve özgürlüklerin yerleştirilmesi için hiç kimsenin kimseyi boğmasına gerek yoktur. Türk İçişleri Bakanı bilmez ama Dünya’da bir tek canlı hayvanın bile boğazlanmasının günah sayıldığı dinler ve mezhepler vardır. Hindistan’ın efsanevi lideri Mahatma Gandi de bu mezhebin mesubu idi ve bu yüzden de et yemezdi.

 

5-Nisan-2012

Ahmet Yaman

---
Nivîsên din yên nivîskar
27/11/2012  Kürtler ve Aleviler olmadan asla
19/11/2012  Filistin’de bayraktarlar değişebilir
12/11/2012  Açlık grevlerinin ortaya çıkardığı gerçekler
2/11/2012  Tayyib Erdoğan; Putin’in izinden mi gidiyor?
25/10/2012  Devletin bekası ve sansür
8/10/2012  Bülent Arınç artık topal ördektir
14/9/2012  Mursi’nin son hamlesi ve Suriye’de durum
29/8/2012  Balkan milliyetçiliği ve Kürtler
25/8/2012  Türkiye’nin şeytanla ittifakı
13/8/2012  Hükümetin saldırıları Türk gazetecilerini korkutuyor
6/8/2012  Suriye hamuru daha çok su götürecek
22/6/2012  Müzakere içinde oyun
14/6/2012  Sömürgecilik ve anadilde eğitim
27/5/2012  Roboski’de Kürtler neden yanlız bırakıldı?
20/5/2012  Ahmet Altan’ın nafile beklentisi
11/5/2012  Dil sürçmesi mi yoksa millet meselesi mi?
5/4/2012  AK Parti’nin amacı barış ise ...
29/3/2012  AK Parti’nin, CHP ve MHP’den farkı kalmadı
11/3/2012  Görmek istediğimiz resim
21/2/2012  Totaliter demokrasi ve Kürtler
4/2/2012  AK Parti’nin demokrasi kandırmacası
27/1/2012  BDP’ye saldırmak
13/1/2012  Türk hükümetinin ahlaki çöküşü
3/01/2012  Uludere katliamına nasıl gelindi ?
29/12/2011  AKP’sine ne kadar güvenebiliriz?
22/12/2011  Sultan Süleyman’ın şerefi ve Kürtler