DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL


cemal_hevdem@hotmail.com

Cemal Özçelik    

Newroz Anayasası


21/3/2012

Son yıllarda Newroz, bayram ve festival tarzında kutlanırdı.

Devlet güçleri saldırmadığı sürece bir sorun da çıkmazdı.

Bu durum birilerini rahatsız eti.

Bu yüzden bu yılki kutlamalar keyfi bir biçimde bir günle sınırlandırılmak istendi.

21 Mart’ın dışındaki yasal kutlama başvuruları red edildi.

Yasağa ve saldırılara rağmen Newroz olağan üstü bir kalabalıkla kutlandı.

Halkımız ulusal değerlerine ne kadar bağlı olduğunu her kese gösterdi.

Bu duruş başta hükümet olmak üzere, tüm devlete verilen bir mesajdı.

Devlet-Hükümet barıştan yana değil

Bu yasağın altında yatan gerekçe gün gibi ortaya çıkmıştır.

Devlet Hükümet barıştan yana değil.

İki şey dayatılıyor;

Ya teslim olacaksınız,

Ya da bizimle savaşacaksınız diyorlar.

Uzlaşma, barış, eşitlik gibi kavramlar onların kitabında yok.

Çatışmasız ortamın kendi aleyhlerine geliştiğini görünce,

Tekrar provokasyon ve şiddet ortamını hakim kıldılar.

Sanılanın aksine, savaştan en çok nemalanan da bizzat AKP hükümetidir.

Bu yüzden yer yer kullandıkları hoş sözler yanıltmamalı.

Bu hükümet barışçıl, huzurlu bir ortamı istemiyor.

Çünkü savaşla bir yandan şövenist-türkçü kesimlerden aldığı oyu artırırken;

Öte yandan da Kürtlere yönelik baskı politikasıyla da hareketi yığınlardan izole etmeyi planlıyor.

Barışçıl bir ortamda her iki olanağını da kaybedeceğinden,

Savaşı tırmandırmaktan medet umuyor.

Yaptıları görüşmeler de sık sık dile getirildiği gibi,

barışçıl çözümü sağlamak için değil,

Savaşsız teslim almayı ön görmektedir.

AKP de kendisinden önceki hükümetlerin yolunda yürümektedir.

 

Kürtlerin statü talebi

Bilindiği gibi yeni bir anayasanın oluşturulması gündemde.

Devletin çeşitli kurum ve sözcüleri çözümden kaçmak için

Hep belli bahaneler ortaya attılar.

En başında da Kürtlerin bir temsiliyet sorunu olduğu

Ve onların ne istediklerini bilmedikleri yönündeydi bu.

Kürtlerin bir değil, çeşitli siyasal eğilimlere sahip oldukları doğrudur.

Aynı zamanda çeşitli siyasal örgütlülükleri de vardır.

Tıpkı dünyanın tüm diğer ülkelerinde olduğu gibi.

Şimdi Kürtlerin en önemli siyasal temsilcileri birleşti,

Ortak bir talepler listesi oluşturdu.

Artık kimsenin elinde bir bahane kalmadı.

 

Talepler 4 madde halinde özetlenmiş

1.    Kürt halkının kimliğinin tanınması ve anayasal güvence altına alınması

2.    Kürtçenin resmi dil olması dahil, yaşamın her alanında serbestçe kullanımının sağlanması ve her düzeyde Kürtçe eğitim ve öğretimin güvance altına alınması

3.    Kürt halkının kendi kendini yönetme hakkını içeren siyasal bir statünün hazırlanması

4.    Örgütlenme hakkının evrensel standartlara kavuşturulması, Kürt ve Kürdistan ismiyle siyasi parti ve örgütlenmelerin kurulmasının güvence altına alınması

Görüldüğü gibi aslında çok makul, günümüz standarlarına uygun talepler.

Üstelik halkların ortak yaşama seçeneğini de dışlamıyor.

İmza atan Kürdi parti ve kurumlar şunlardır:

BDP, Hak-Par, KADEP, ÖSP, DTP, Nûbihar, Dicle-Fırat Diyalog Grubu, Tevgera Demokratên Şoreşger a Kurd (Kürd Devrimci Demokratlar Hareketi)

Halkımızın Statü talebine verilen yanıt: Statüko Oysa şimdiye kadar devlet statü tanımaya yanaşmadı.

Tek amacı kolonyal statükonun korunmasıdır.

Cilalayıp parlatarak, yeni renklere, makyajlara büründürerek,

Bizlere tekrar statüsüzlüğü dayatmak istemektedir.

Bırakın kendi kendini yönetmeyi,

Kollektif haklar çerçevesinde ana dille eğitim hakkına bile yanaşmıyor.

‘’Bireysel haklar’’, ‘’anayasal vatandaşlık’’ vitrini altında

Kürt halkına tekrar kendisine yabancı bir ‘’üst kimlik’’ dayatılmak isteniyor.

Kürtler, Türklerin kendi ulusal kimliklerine sahip çıkmalarına karşı değildir.

Türk diline, kültürüne de karşı değildirler.

Onların esas isteği, tüm diğer halklar gibi,

Kendi öz kimlikleri ve dilleriyle başı dik bir yaşam sürdürmektir.

Başkaları tarafından kölece yönetilmeyi zul görüyorlar,

Ve bu onursuz dayatmayı ortadan kaldırmak istiyorlar.

Hangi görüntü altında ortaya atılırsa atılsın,

Tasfiye, baskı, aşağılama politikalarına dur demek istiyorlar.

 

Halkımız kendi anayasasını yazdı

Devletin, hükümetin anayasal çözüm gibi bir sorunları yok.

Bunu biliyoruz, ancak bahanelerini ortadan kaldırmak,

Onların gerçek yüzlerini ortaya sermek için,

Yine de anayasal talepler ortaya atmakta bir sakınca yoktur.

Bu bağlamda yukarıda formüle edilen talepleri yürekten imzalıyorum.

Ancak..

Halkımız zaten Newrozda kendi anayasasını kendi elleriyle yazdı.

Hem de ateşle.

Özgürlük, serbestlik talebini Amed surlarına kazıdı.

Onları silmeye kimsenin gücü yetmez.

Diyarbakır’da yazılmaya başlanan Newroz anayasası dalga dalga yayılacak,

Ülkemizin her yanında öz yönetimin kalesi olacaktır.

Halkımız kimseden öz yönetim hakkını dilenmiyor.

Newroz anayasasıyla kendi kendini yönetmeye başladı bile..

Newrozunuz Kutlu Olsun

Cejna Newrozê Pîroz be..

21 Mart 2011

Cemal Özçelik

 

 

 

 

---
Nivîsên din yên nivîskar
06/3/2013  İmaj savaşı üzerinden sürdürülen İmralı barış süreci
11/2/2013  Kürd halkı çözümü kendinde bulmalı
13/1/2013  Türkiye Örtülü Operasyonlar Cumhuriyeti
28/12/2012  Roboski Güneşi Sömürgen’in Ampulünü Söndürdü
17/12/2012  Suriye’deki gelişmeler Güneybatı Kürdistan’ı nasıl etkiler?
22/11/2012  Açlık grevleri ve yarattıkları sonuçlar
17/11/2012  Demokrasilerde açlık grevi olmazmış(!)
4/11/2012  Aysel Tuğluk’un Gözyaşları ve Yedi Başlı Ejderha
26/10/2012  Bu seferki grevler çaresizlikten değil
23/9/2012  Yenilmezliğin sırrı Kürt toplumundaki dönüşümdedir
1/9/2012  Çok başarı değil; az hata, karşıtlık değil; ulusal birlik zafere götürür
19/8/2012  Dert veren Mevla, dermanını da verir
6/8/2012  Kesintisiz operasyona karşı kesintisiz vuruş
28/7/2012  Bizi gücümüzden utandırıp yenmelerine izin vermeyeceğiz
14/7/2012  Öcalan’la görüşme mi, izolasyonla kıvama getirme girişimleri mi?
5/7/2012  Ne savunduğundan çok, hangi zeminde durduğun önemli
13/5/2012  Ulusal kongre üzerine
15/4/2012  Diplomatik Aktivizm, Askeri Hazırlık
29/3/2012  Yumruğa en iyi yanıt, ‘’Türk’’ten vaz geçmektir
21/3/2012  Newroz Anayasası
3/3/2012  Bu bahar dağa çıkacağım..
17/2/2012  Operasyonlar ve Konseptlerin İflası
8/2/2012  Dem dema yekîtiyê ye
1/2/2012  Tam da Çözülecekken;…
24/1/2012  Sevsen de Terk Edeceksin, Sevmesen de..
15/1/2012  Ben Leyla Zana’yı farklı okudum
9/1/2012  Klikler Savaşı ve İlahi Adalet
1/1/2012  Uludere Katliamı YAŞ Kararlarının Ürünü mü Acaba?
18/12/2011  Ordudaki dizaynla Kürdistan’ımız hedef tahtasına dönüştürüldü
20/11/2011  Dünün Mustafa, İsmet, Fevzi’si; Bugünün Abdullah, Tayyip, Necdet’idirler
10/11/2011  Türk devletinin kurduğu çapraz tuzak
1/11/2011  Kimyasal Necdet
25/10/2011  Belki de Müge Anlı Kürtlere doğru yolu gösteriyordur
7/10/2011  Barış için savaşa hazır olmak
15/9/2011  Kürt Sorunu ve MİT Sözcüsünün ‘’Devrimci’’ Çözümlemeleri
3/9/2011  Mevsim Değişir, Dien Bien Phu Olur
20/8/2011  Sözümüzün hiç tükenmediği yerdeyiz
6/8/2011  CHP devletinden AKP devletine
26/7/2011  Krizin Kod Adı 330
26/6/2011  Hatip Dicle’nin Rövanşını Belediye Seçimlerinde Almalıyız
14/6/2011  Seçim sonuçları kolonyal sisteme vurulmuş bir darbedir
9/5/2011  Ayla Akat
1/5/2011  Hilweşandina sîstema dagirker nêz dibe..
19/4/2011  Seçimlerden çekilmek çare değil
10/4/2011  Sevindirici, ama buruk bir başlangıç
24/3/2011  Sebahat Tuncel’in Tokadı
11/3/2011  Sakıncasız Kürd
2/3/2011  Devrimler bize yaramadı
19/2/2011  Şivan Perwer Türk Devletini Afetmemeli
13/2/2011  Devrimler bize yaramadı
21/11/2010  Barajı aşmak kararlılık ve bağımsız tutum ister
28/10/2010  Örnek bir olay, örnek olmayan davranış
12/10/2010  Aydın sorumluluğu ve sorumlu aydın
14/9/2010  İki Referandum, İki Sonuç
4/9/2010  Toplumsal Hafızayı Silmek, Sömürgeci Bir Politika
25/8/2010  „Yetmez Ama, Evet!’’ diyorum
4/8/2010  12 Eylül Faşizmi ve 12 Eylül Referandumu
23/6/2010  Yabancısınız!
5/6/2010  Sevahir Bayındır İçin
11/5/2010  Baykal’ı neden gönderdiler?
22/12/2009  Devlet Kendi Kurduğu Kapana mı Düştü?
13/12/2009  DTP’nin Kapatılması Kürtleri Barajlama Siyasetinin Devamıdır
6/12/2009  Devletin ´Milli Açılımı´ İflas Etti
30/11/2009  Öcalan Günah Keçisi mi?
30/11/2009  Öcalan Günah Keçisi mi?
18/10/2009  Genelkurmay açılımı çetin bir sinavda grupların dönüşü provokatif bir yaklaşım
17/10/2009  Genelkurmay Açılımı Çetin Bir Sınavda
5/9/2009  ´Demokratik Açılım´ hakkında birkaç tespit
20/7/2009  ’’Sivil Generaller’’ Değişiyor, Bakalım Askeri Generaller de Değişecekler mi?
23/6/2009  Kürt Meselesinin Çözümsüzlüğü