DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL


brahimk30@gmail.com

Ibrahim Küreken    

Hak-Par Kürtlerin en önemli partisidir. Zarar vermeyin.


3/3/2012

Bilindiği gibi Hak-Par son günlerde kendi içinde bir problem yaşamaktadır. Bazı arkadaşlarımız Sayın Kemal Burkay’ın önümüzdeki kongrede partinin başına geçme istemine tepkilerini partiden istifa ederek gösterdi. Her partilinin büyük fedakarlık ve emek harcayarak yaşattığı Hak-Par’ın Kürt siyasetinin şekillenmesi ve yol bulmasında büyük rolü vardır. Yaratılan bu değerin zarar görmesine neden olan davranışların yeniden dikkatlice değerlendirilmesi ihtiyacının olduğuna inanmaktayım. 

  

Hak-Par, bilindiği gibi yapısal dengesi, çoğunluğu Özgürlük Yolu taraftarlarından olmak üzere Kürtlerin diğer bütün siyasi kesimlerinden insanların oluşturduğu  hassas dengeler üzerinde devam eden çoğulcu bir Kürt partisidir. Yönetimi de bu hassas denge gözetilerek oluşturulmuştur. Özgürlük Yolunun ağırlıkta olması doğal olarak dengeyi biraz o tarafa doğru kaydırmış olsa da özellikle Özgürlük Yolu taraftarı arkadaşlar partideki çoğulcu dengeyi ve hassasiyeti korumak için üstün çaba sarf etmişlerdir. Bunun herkesçe bilinmesinde yarar vardır. Ancak ne var ki kurucu genel başkanı rahmetli A.Melik Fırat’tan sonra ikinci ve üçüncü Genel Başkanın Özgürlük Yolu çevresinden olması, dördüncüsünün bu geleneğin dışından birisinin olmasını zorunlu kılmaktaydı. Süreç bu yönde düşünülürken Sayın Kemal Burkay’ın sürgünden döndükten sonra partideki eski arkadaşlarının çoğunluk avantajını düşünerek ve bazı arkadaşları tarafından da teşvik edilerek önümüzdeki genel kurulda partinin başına geçebilir düşüncesini yaratması bazı arkadaşları rahatsız etmiş ve bu arkadaşların partiden kopmasına yol açmıştır.

  

Sayın Burkay’la Türkiye’ye döndükten sonrasında iki defa sohbet etme imkanım oldu. Birincisinde, kendisi Türkiye’ye gelir gelmez kendisini partinin izlediği politikalara karşı kışkırtan bazı partili arkadaşlarımızın söylemlerine karşı uyararak bazı örneklemeler yaptım. Yıllarca sürgünde olan bazı Kürt siyasetçilerin ülkeye dönüş imkanı bularak dönüş hazırlığı yaptığı andan itibaren kendisini kurtarıcı psikolojisine kaptırdıklarını anlatım. Ülkedekileri beceriksiz ve aptal öngörüsüyle kendilerine kurtarıcı rolünü biçtiklerini söyledim. Gelişinden birkaç ay sonrasında ise, bir kısmı senede bir iki haftalık denize tatile gelmek üzere tekrar geri dönmekte veya ülkede kalıp buradaki birçoklarının yaptığı gibi hiçbir sorumluluk almadan, hiçbir fedakarlık yapmadan sığındığı yerden herkesi eleştirerek ruhlarını tedavi etmeye çalıştıklarını anlatım. Bu duruma düşmeden ülkenin gerçekliğini anlamaya çalışmak ve daha sonra eğer bu gerçeklik içinde kendisini politika yapmaya elverişli bulursa o zaman uygun göreceği alanda yer alması gerektiğini Sayın Burkay’a  demiştim. İkinci görüşmemiz de, Sayın Burkay’ın partinin başına geçme isteğini duyduğumda görüşme ihtiyacı hissettim. Bu görüşmede kendilerine partimizin bir çok gelenekten gelen arkadaşların oluşturduğu çoğulcu bir parti olduğunu, bu dengeler üzerinde hassasiyetler taşıdığını, kendilerinin başkanlık istemine kişi olarak karşı olmamama rağmen dengeyi ve hassasiyeti bozabileceğini ve partinin bazı sıkıntılarını kendilerine söylemiştim. Sayın Burkay’ın gelişinden itibaren itibar kaybına uğramış bazı eski yöneticilerimizin kendilerine yeniden bir alan açma ve Kemal Beyin partinin seçim siyasetine karşı takındığı tavırdan fırsat dönüştürme gayretleri tarafımdan hissedildiği için tedbir almak istemiştim. Gayretim maalesef başarısızlıkla sonuçlandı ve Kürt siyasetinin yol bulmasında büyük önem verdiğim partimizin çoğulcu yapısının zedelenmesine ve değer verdiğim siyasi arkadaşlarımın partiden kopmasına sebep oldu. Çabalarımın başarısızlığını ve sorumluluğumu kabul ediyor partimden ve arkadaşlarımdan özür diliyorum.

  

Partiden ayrılan çok saygı duyduğum ve değer verdiğim arkadaşlarımın aceleci davranışlarını tasvip etmediğimi de belirtmek istiyorum. Daha önce istifalarını vermiş ve partinin hiçbir çalışmasına katılmamış insanları da istifa listesine dahil ederek rakamı kabarık göstermelerini de etik bir davranış olmadığını buradan belirtmek istiyorum. Sayın Burkay’ın partinin başına geçme ihtimali henüz bir söylentiyi aşmamışken alel acele, yıllardır verdikleri emeklerinin yarattığı değerleri ve birikimleri bırakarak birkaç gün içinde ayrılmalarını doğru bulmuyorum. Ayrıca her Kürt insanı gibi Sayın Burkay’ın da partiye üye olmaya ve görevler yüklemeye hakkı vardır. Eğer partiyi olumsuza götürmesi muhtemel olan bir davranışın engellenmesi isteniyorsa bunun yolu partiden ayrılmak değil. Kongre sürecine giren partimiz içinde il kongrelerine gerekli ilgiyi göstererek buna karşı mücadele etmek olmalıydı. Ayrılmak en kolay yoldur ve maalesef arkadaşlarım bu kolay yolu tercih ederek beni ziyadesiyle üzmüşlerdir.

 

Dün Genel Başkanla birlikte üç parti yöneticisi olarak davet edildiğimiz ABD Büyükelçiliğinin verdiği resepsiyonda Amerikalı bir siyaset uzmanı: “Türkiye’de siyaset o kadar hızlı dönüyor ki, gündem o kadar hızlı değişiyor ki takip etmekte zorlanıyoruz. Siz bu karmaşa içinde kendinize nasıl yol bulabiliyorsunuz, şaşıyorum ve sizi takdir ediyorum,” diyordu. Gerçekten de Hak-Par Kürt siyaset alanında önemli bir yere oturdu. Kürt siyasetinin supap ayarı ve bir ölçüde dengeleyicisi durumundadır. Söylemleri Türkiye’deki siyaset uzmanları, akademisyen ve uluslar arası siyaset tarafından dikkatle takip ve taktir edilen bir Kürt siyasi partisidir. Görevim  gereği ilişkide bulunduğum tüm bu çevrelerin bu algısına şahit olmaktayım. Bazı Kürtler bu şekilde görmek istemese de gerçeklik budur. Hak-Par’ın bu seviyeye gelmesinde basit üyesinden Genel Başkanına kadar herkesin katkısı vardır.Bu seviyeye gelmiş bir partiyi hiçbir bencil arzu ve duygusal davranışın bozmaya hakkı yoktur.

  

Sayın Burkay’a ve onu kalkan olarak kullanmak isteyen arkadaşlara seslenmek istiyorum: Durumu yeniden değerlendirin ve partiye zarar verecek hareketlerden kaçının. Partide açılan yaranın sarılması için lütfen gerekli duyarlılığı gösterin. Hatta ayrılmış arkadaşlarla bizzat siz görüşerek onların istifalarını geri almalarını kolaylaştırın. Sizi genel başkanlık değil, bu yüceltir.

  

Ayrılan arkadaşlarıma da seslenmek istiyorum. Hak-Par’ın bu seviyeye gelmesinde büyük emekleriniz vardır. Emeğinizi heba etmeyin. Emeğinize sahip çıkın. Ortamın durulmasına müsaade edin ve bizim birbirlerimize ihtiyacımızın olduğunu unutmayın.

  

Hevalno, hogirno ji we lava dikim. Ketime bextê we, dilê dostan neêşînin dilê dijminan bi me şa nekin.     

02.03.2012

 

İbrahim Küreken    

 

---
Nivîsên din yên nivîskar
18/2/2013  Yeni bir siyaset anlayışına ihtiyaç vardır
9/1/2013  Öcalan ile Türk Devleti’nin anlaşmasının siyasi sonuçları
5/12/2012  "Türkiye, Irak Kürtlerinin hamisi olabilir mi? “
24/11/2012  Kürdistan’la yeni bir yüz yıla doğru
18/11/2012  Dünde kalmak
5/11/2012  Hak-Par için yeni bir süreç başlıyor
23/7/2012  Leyla Zana nasıl bir barış istiyor?
18/4/2012  Bölgedeki yeni dengelerde Kürdistan’ın geleceği
3/3/2012  Hak-Par Kürtlerin en önemli partisidir. Zarar vermeyin.
15/1/2012  Roboski’de insan parçaları
18/12/2011  Toplumsal mücadelede meşruluk sorunu (2)
2/12/2011  Eskiye ve geçmişe asılarak Kürtler özgürleştirilemez
24/8/2011  “Son kapışma”
20/7/2011  KURDO “yazık oldu bize”
3/7/2011  İşbirliğinin önemi ve süreci doğru kullanma
9/6/2011  Öksüz ve sahipsiz bıraktın bizi
4/5/2011  Kürtlerde Toplumsal dönüşüm kabiliyeti
29/4/2011  Düşüyoruz bir bir
23/4/2011  Sorumluluk
10/4/2011  Kürt aydınları ve siyaset algıları
17/3/2011  Kürt sorunu ‘kardeşlik’ söylemiyle değil ‘gönüllü birliktelik’le çözülür
1/2/2011  Doğru siyaset tarzını yakalamak üzerine
20/12/2010  Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi mi, özerk Kürdistan mı?
11/11/2010  “O bir kürt prensiydi”
6/10/2010  HAK-PAR kongreye giderken
20/8/2010  Değişime evet demek bir görevdir
13/8/2010  Referandum tartışmaları
21/7/2010  Kürt sorunu ve Türkiye’nin Ortadoğu’da denge siyaseti
30/4/2010  İyimserlik ve muhtemel yanılgılar
11/12/2009  Bir Kürdün “açılım” bitti diye sevinmesi talihsizliktir
18/11/2009  Ferit Uzun’un Katili Abdullah Öcalan’dır
7/9/2009  Hayallerimizden vazgeçmeden gerçekçi politikalar üretmeliyiz
18/8/2009  Değişim hareketleri ve Kürtlerde siyasi manzara
10/7/2009  Sürecin değerlendirmesi ve seçimler