DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL


nuranyilmaz21@hotmail.com

Nuran Yilmaz    

Gelincik Tarlası


1/2/2012

Sosyal siyasi ve özel yaşantımızda, bizi yormayacak, zorlamayacak, yaşantımıza farklı bir renk katmayacak kendi kopyalarımızı seçiyoruz. Bencillik mi, kendimize aşırı hayranlık mı yoksa korkaklık mı?
Bizim gibi düşünen, giyinen, gülen, ekonomik, sosyal statü, aynı siyasi gelenek vb gibi

Farklılıklardan uzak duruyor, her kes kendi aynısıyla yaşam alanın oluşturuyor, yenilik ve değişime kapalı birey, grup ve toplum oluşuyor bir birinin tekrarı sohbetler…

Cinsiyeti, yaşı, kişiliği, statüsü bizden farklı olanlarla kurulacak sosyal ilişkilerin bize katacaklarının, özelikle de yaşadıklarımıza, okuduklarımıza o çok güvenen belli bir yaşa gelen bize…

Ailesi ve Lice hayatının merkezi olan kankişimi üç yıla yakın bir süredir tanıyordum. Liceyi anlatınca çocukça bir coşku, özlem ve acı yaşıyor ve yaşatıyordu. Yerde iki büklüm ders çalışıp, çizim yapmaktan keyif alıyor. Bunu kendisine sorunca Lice’de ben böyle ders çalışırdım demişti. Ruhen kopamadığı Lice ye bulduğu her fırsatta gidiyor, gergin olduğunda, senin Lice’ye gitme vaktin gelmiş der takılırım.

Kankişimle, ilkbaharda yaptığımız bir gezide, sesiz, sakin ve nazlı dalgalanan kırmızı atlastan yorgana benzeyen gelincik tarlasında mola vermiştik. Tatlı bir esinti, ilahi müzik ritmiyle nazlı nazlı ibadet eder gibi sallanan gelinciklere zarar veririm korkusuyla dokunmaya kıyamıyordum.
 
Bana gelinciklerden bir demet yapmak istediğinde, ‘sakın bir tekine bile dokunma, çünkü gelincikler ait olduğu bu tarlada doğaya eşsiz bir güzellik, zenginlik ve süreklilik katıyor’ dediğimde, gözlerimin içine gözlerini dikerek, bana, ‘Bizde gelinciktik ama bizi hoyratça ait olduğumuz topraklardan, asla yeşeremeyeceğimiz, bize ait olmayan topraklara köklerimizden koparıp savurdular. Keşke o gün kurşunlardan biri bana da isabet etseydi de Lice’den çıkmasaydım. Anneme vasiyet ettim sana da söylüyorum, Lice’de torağın üstünde yaşamama izin vermediler, ölürsem ait olduğum toprağın altına Karahasana gömün beni’ sözleri yüreğime hançer gibi saplandı. Kankişimin başı omzumda, pınarlarından aktığı yaşla gelinciklerin sürekliliği için can suyu veriyordu.

1992 yılında ilk okul 2. sınıfta derste olduğu bir gün, gökyüzünde güneş pırıl parlarken aniden zifiri karanlık ve toz bulutu, top ve bomba sesleri altında sınıfta saatlerce arkadaşlarıyla mahsur kalışını, işte olan babasını, yeni doğum yapan annesi 4 günlük  kardeşi, sokakta oynayan  küçük kardeşlerini, yaşadığı korkuyu, okuldan eve nasıl gittiğini hala hatırlamadığını, bombalardan biri komşularının evine isabet ettiğini, üst mahalledeki dükkanların ateşe verilişini,  tank, panzer ve helikopterlerin durmaksızın Lice’yi bombalamalarını, ölü ve yaralıları, 5 gün boyunca haber alamadıkları babasını, evde anne ve kardeşleriyle 5 gün boyunca aç susuz yaşadıklarını, tuvalet ihtiyaçlarını bile gidermekten korktuklarını sonrasında zorunlu göçü… Ailece birbirimize daha çok kenetlendik, ekonomik ve sosyal çok daha iyi durumdayız ama biz Lice’ye aittik orada mutluyduk.

19 yıl geçmesine rağmen, her anlatışında gözyaşları sel olup akıyor kankeşimin Kemalist sistemin kurşunlarından şans eseri kurtulan Kürt çocukları, 90 lı yıllarda yaşatılan vahşetle minik yüreklerde yaşatılan, telafisi mümkün olmayan travma.

 

---
Nivîsên din yên nivîskar
25/2/2013  Berfa serê çîya...
7/2/2013  ‘Ağzınızdan bal damlıyor’
28/1/2013  Sırlarımız
5/12/2012  Berxik
5/11/2012  Ölmesinler
15/10/2012  Her şey olabilirsiniz…
25/8/2012  Ateş düştüğü yeri yakıyor
14/7/2012  Kürt ve Müslüman kimliğim!
6/6/2012  90 yıldır, annemize yapılan kürtaj!
29/5/2012  Samimiyetle Kürtler öldürülür
12/5/2012  Anneler evlatlarından paye alsınlar!
1/5/2012  23 Nisan neşe dolmuyor insan
9/4/2012  Netekim kalemin kırıldı!
9/3/2012  Serokatî li te, tu jî li Kurdîstanê pîroz bî
6/3/2012  Nameyek
16/2/2012  Hangi medeniyetin dili?
7/2/2012  Doğaçlama yaşam
1/2/2012  Gelincik Tarlası
27/1/2012  Çok Sesli Kürtçe Koro
24/1/2012  Sibatoka dînik
22/1/2012  Hrant için yürüyenler…
17/1/2012  Öç ve gözdağı mı?
13/1/2012  ’Neyarê bav û kala, tu car nabe dostê lawa’
12/1/2012  Sayın Oya Eronat
9/1/2012  Mirov çewa bê Xwedê nabe, wisa bê xwedî jî nabe!
7/1/2012  Kaçak sigara ve teğet geçtiğimiz hayatlar
3/1/2012  Şark cephesinde değişen bir şey yok