DESTPÊK | DAXUYANI| DOSYA| FORUM| ANONS|PRENSIP | E MAIL | ARŞÎV | WEBMAIL


ahmetyaman97@gmail.com

Ahmet Yaman    

BDP’ye saldırmak


27/1/2012

 

Bu günlerde Kürt sitelerindeki yorumlara baktığımızda siyasetin oldukça sertleşip, karmaşıklaştığını görüyoruz. Gizli değil; gözlerimizle gördüğümüz, dokunduğumuz zaman his edeceğimiz bir el; Kürt siyasetini karıştırmak ve Kürtleri yeniden birbirlerine düşürmek için çaba sarfediyor.

 

Türk gazete ve televizyonlarında yazılan, yayınlananlara, Kürt sitelerindeki tartışmaları da eklersek karamsarlığa kapılmamak elde değil. Dünyada tüm sömürgeci ülkelerin uyguladığı parçala- yönet politikası Kürdistan’da yeniden uygulanmak ve Kürt hareketi 1980 öncesi durumuna geri götürülmek isteniyor.

 

İdeolojik tartışma yerini; karalama, hakaret ve saldırıya bırakmış bir durumda. Türk devleti bıçağını çekmiş ve Kürtlerin legal partisi olan BDP’nin üzerine yürüyor. Bunun en önemli sebebi; BDP’nin devlete karşı, etkin bir muhalefet yürütmesidir kuşkusuz.  

 

Doğrusunu sorarsanız günümüzde BDP’ye saldırmaktan daha kolay bir şey yoktur. Çünkü; bu gün BDP yaralı, tutsak ve uluslar arası güçler tarafından afaroz edilmiştir.

 

Destek aldığı Roj tv  kapatılmış, 7000 ‘e yakın kadrosu tutuklanmış; on binlerce sempatizanı, gözetim altındadır. Türk polis ve istihbarat güçleri BDP kadrolarını gölge gibi takip etmektedir. Türk şövenizmi tarafından tutuklanan 7000 kadronun ¼ nün evli ve çoluk çocuk sahibi olduğunu kabullenirsek; bu bile binlerce Kürt çocuğunun yıllarca, aylarca babalarının, annelerini göremeden, geceleri yataklarında umutsuz düşler kurduğunu düşünmek bile acı veriyor insana.

 

Böylesine zorlu bir dönemde BDP’ye saldırmanın yiğitlik olduğunu zannedenlerin yanıldıklarını belirtikten sonra fazla etik davranmadıklarının da altını çizmek gerekiyor.

 

Sanki TBMM’inde ve Türk basınında yapılan saldırılar yetmiyormuş gibi; bir takım Kürtler de doktor edasıyla; ellerinde Kürtleri kurtarabilecek reçetenin olduğunu iddia ederek; yaralı bir halde inleyen hastayı suçlulayıp, hastaya saldırıyorlar. ‘’Siz olmasaydınız biz Kürtleri kurtaracaktık diyorlar’’. Peki elinde kurtarıcı reçetesi olan bir doktorun; hastasını suçlamak, hastasına saldırıp, hakaret etme hakkı olabilir mi?

 

Doğrusunu sorarsanız bu türden insanların ellerinde reçete ye benzer bir şeylerin olduğuna da inanmıyorum. Çünkü; bunlara reçeteniz nerede? diye sorulduğunda; bizlere AK Parti hükümetinin çözüm getireceğini söylüyorlar.

 

Hak, adalet ve özgürlük isteyen milletlerin, başlarını önlerine eğerek, sadece ileriye bakarak yürümeleri onlar kurtuluşa götürmez. Milletler ve temsilcileri arada bir arkalarına dönerek, geride bıraktıklarına da bakmalarıdırlar. Geçmişte hangi yollardan geçtiklerini, hangi engellerle karşılaştıklarını ve hangi tuzakları parçalayarak bu güne geldiklerini de yeniden gözden geçirmek ve irdelemek durumundadırlar.

 

İşte bu durumda güney Kürdistan’da çok değil, on yıl önceki gelişmele ve bu gelişmelerde AK Parti’nin tutunduğu tavırlara bakmak; bugün AK Parti’nin kuzey Kürdistan ile ilgili çözüm önerileri konusunda bir takım ip uçları sunabilir.

 

İnsanların hafızaları unutkandır onun için biz hatırlatalım. 2003 yılında Türkiye’de AK Parti hükümeti iktidardaydı. T. Erdoğan siyaset yasaklı olduğu için başbakanlık görevini Abdullah Gül yürütüyordu. A. Gül hükümetinin, Sadam Hüseyin’in iktidarda kalabilmesi için verdiği canhırş cabaları unutunuz mu? AKP gözde bakanı; T.Erdoğan’ın fedaisi Kürşad Tüzmen ile Saddam Hüseyin’in yardımcısı Taha Yasin Ramazan’ın  resimlerinin bizlere anlatacakları şeyler vardır herhalde. 

 

 

 

 

 

Türk hükümetinin Saddam’ı ayakta tutabilmek için uluslar arası güçlerle geliştirdiği gizli ve kirli diyaloglar her kürdün hafızasındır.

 

Saddam’ın  iktidarda kalmasını sağlayamıyan AK Parti hükümeti bu defa güneyli kürtlerin federasyon haklarını kavuşmaması için; Yeni Irak Anayasasının onaylanmasını engelledi. Onun içinde Salih Mutlak; Mukteda el Sadr, Türkmen Cephesi ve eski Baasçılar gibi kürt karşıtı olan ıraklı temsilcileri; günlerce Ankara’da ağırladığını da unutmamak gerekir.

 

Şimdi o günler geçti AK Parti hükümeti güneyli kürtlerle barışık bir biçimde yaşıyor diyenler son günlerde Suriye’deki gelişmelere bakmalıdırlar. AK Parti hükümeti Suriye’de muhtemel bir rejim değişikliğinde Kürtlerin haklarını kısııtlamak için Suriye muhaliflerine kucağını açtı. Lübnan’lı gazeteci Mahmud El Faqih’in belirtiğine göre AK Parti hükümeti; Suriyeli kürtlerin haklarını önlemek için muhalif guruplara 6 maddelik bir gizli anlaşma dikte ettirdi.

 

Hepimizin izlediği gibi on günden beridir Kürt basını; AK Partiyi destekleyen Kürtlerle, geniş bir Kürt alternatifi yaratmak çabasında olanların karşılıklı çatışmalarına sahne oluyor. Bu kısırdöngü en çok Kürdistan’ı haritadan silemek isteyenleri sevindiriyor. Kürtler arasında aklıselimin yeniden sağlanması gerekir.

 

Kürtler güçlerini birbirlerini suçlamak yerine, Kürt düşmanlarının hain planlarını ortaya çıkarmak için kullanmalıdır. Bunun yoluda mücadelenin asıl alanı, Kürdistan’da;  BDP, HAK-PAR, KADEP, TEVKURD ve TDŞK gibi parti ve gurupların oluşturduğu Kürt ittifakını koruyup, geliştirmekten geçer.

 

İttifak’ta yer alan HAK-PAR’ın dışındaki parti ve gurupların ilişkileri şimdilik pürüzsüz gözüküyor. Dileriz HAK-PAR’da bir an önce safını belirleyerek ittifakla olan bağını daha da güçlendirir.

 

HAK-PAR yöneticilerinden, Kürtleri sevindirecek ve Kürt düşmanlarını kahredecek adımlar atmasını bekleme hakkımız vardır herhalde ?

 

27-Ocak 2012

Ahmet Yaman

---
Nivîsên din yên nivîskar
27/11/2012  Kürtler ve Aleviler olmadan asla
19/11/2012  Filistin’de bayraktarlar değişebilir
12/11/2012  Açlık grevlerinin ortaya çıkardığı gerçekler
2/11/2012  Tayyib Erdoğan; Putin’in izinden mi gidiyor?
25/10/2012  Devletin bekası ve sansür
8/10/2012  Bülent Arınç artık topal ördektir
14/9/2012  Mursi’nin son hamlesi ve Suriye’de durum
29/8/2012  Balkan milliyetçiliği ve Kürtler
25/8/2012  Türkiye’nin şeytanla ittifakı
13/8/2012  Hükümetin saldırıları Türk gazetecilerini korkutuyor
6/8/2012  Suriye hamuru daha çok su götürecek
22/6/2012  Müzakere içinde oyun
14/6/2012  Sömürgecilik ve anadilde eğitim
27/5/2012  Roboski’de Kürtler neden yanlız bırakıldı?
20/5/2012  Ahmet Altan’ın nafile beklentisi
11/5/2012  Dil sürçmesi mi yoksa millet meselesi mi?
5/4/2012  AK Parti’nin amacı barış ise ...
29/3/2012  AK Parti’nin, CHP ve MHP’den farkı kalmadı
11/3/2012  Görmek istediğimiz resim
21/2/2012  Totaliter demokrasi ve Kürtler
4/2/2012  AK Parti’nin demokrasi kandırmacası
27/1/2012  BDP’ye saldırmak
13/1/2012  Türk hükümetinin ahlaki çöküşü
3/01/2012  Uludere katliamına nasıl gelindi ?
29/12/2011  AKP’sine ne kadar güvenebiliriz?
22/12/2011  Sultan Süleyman’ın şerefi ve Kürtler